görseller
köprüden önce son çıkış 
  
belki ilginizi çeker
  1. · oysa ellerin
  2. · gölge
  3. · düşlerime kal
  4. · yarın ölecekmiş gibi düzüşmek
  5. · otobüste ders çalışmak
  6. · şehirler arası otobüs yolculuğu
  7. · 28 ağustos 2008 şampiyonlar ligi kura çekimi
  8. · ama ben seni arkadaş olarak görüyorum
  9. · bulutlara köprü
  10. · bütünleme
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · author
  2. · behlül sözlük yazarı olsa kullanacağı nick
  3. · boylumlama
  4. · kapının önünde bir yığın misafir ayakkabısı görmek
  5. · darbeci baro taksim e hoş geldin
  6. · ezel
  7. · 22 kasım 2009 galatasaray manisaspor maçı
  8. · peter von löwe
  9. · kulak memesi kıvamı

köprüden önce son çıkış  

 sayfa  / 2
  1. istanbul dışından gelen sürücüler için son derece önemli çıkış
    (boundless, 04.11.2004 17:50)
  2. (bkz: avrupa kıtasına hoşgeldiniz)
    (bkz: asya kıtasına hoşgeldiniz)
    (zeus, 04.11.2004 18:29)
  3. feridun düzağaç'ın 1998'de prestij müzikten çıkardığı ve benim dinlemeye uzun süre doyamadığım albüm *. bu albümdeki gölge şarkısın 'yarın çok geç, hemen şimdi ellerin..' sözleri de etkilemiştir beni. ayrıca aşkın e hali şarkısı da çıkış parçasıdır bu albümün,çok tutulmuştur.
    sevilesi bir diğer şarkı için (bkz: düşlerime kal)
    (arch angel, 12.11.2004 14:27 ~ 14:28)
  4. insanın psikolojisini etkileyip strese sokan tabela.

    bazen karşıda işim oluyor. sırf bu tabelayı gördüm diye beşiktaş'tan sapasım geliyor.
    (hansvoralberg, 07.06.2005 22:58)
  5. (bkz: last exit)
    (right lane must exist, 08.06.2005 10:43)
  6. ilhan irem'in sanıyorum "köprü" adlı albümünde enstrümental bir şarkının adı.
    (muzevir, 20.01.2006 22:49)
  7. bahsi geçen tabelanın sırat köprüsünde karşılaşılmasıyla ruhu "oha fln" edebilecek, dumurlara uğratacak uyarı sözü.
    (lazarushadow, 20.01.2006 23:00)
  8. köprünün kaçınılması gereken bi mevzu olduğunu hissettiren otoyol cümlesi.
    (hanspeterberigel, 21.01.2006 01:30)
  9. "bu noktadan itibaren ayı başlığına yazılmış tüm giriler dayı başlığına yönlendirilmiştir" anlamındaki uyarı levhası.
    (maloğlan, 21.01.2006 01:38)
  10. "çıktın çıktın yoksa alırım paranı" diye tercüme etmek istediğim bir karayolları efsanesi.
    (hanspeterberigel, 26.02.2006 22:27)
  11. -dayı?
    +efendim canım.
    (camel, 26.02.2006 22:34)
  12. feridun düzağaç'ın 1998 tarihli 2. solo albümü...

    şarkı listesi:

    01. unut beni
    02. gölge
    03. aşkın e hali
    04. hep uzaklara
    05. oysa ellerin
    06. yollar
    07. ela
    08. düşlerime kal
    09. sor
    10. evimin bir odası
    11. çiğ
    (van den budenmayer, 10.06.2006 03:22)
  13. tüylerimin diken diken olmasına sebep olan uyarı levhası. karşıda işin yoksa boşver falan yazar insan. böyle strese sokmaz, döndün döndün yoksa bilmiyorum yani..
    (püskül, 06.09.2006 23:17)
  14. altunizade,zincirlikuyu,levent ve kavacık yol ayrımlarına yaklaşırken rastladığımız uyarı levhalarında yazan yazı.
    (kötüböcek, 21.02.2007 00:06)
  15. geçildiği an itibariyle köprüden sonra ilk geri dönüşün aranmasını gerektiren yol ayrımı.
    (quintino, 14.04.2007 03:20)
  16. köprüden önce son kahvaltı gibi bir dükkan ismine kaynaklık etmiş trafik uyarı levhası.
    (kuklaların yaşamından, 02.07.2007 23:53)
  17. bazen nikah masasından damatlıkla kaçmaktır.
    (scherzi, 02.07.2007 23:55)
  18. bu gökkuşağı bile betondan kent
    - ki çoğu zaman benden tenha -
    ve yüreğimdeki çiçekleri umursamaksızın beni
    çiğneyen arabalar, yollar ve bu kalabalık;
    öylesine yaşamak mesaisinde hep
    ve her görüşümde yollarda mutlu yüreğimi
    ürküten, içimdeki mavi gözlü çocuğun en güzel
    oyuncağını: düşlerimi inciten, ağızlar dolusu ve
    en büyük harflerle kural diye bağıran o malum
    uyarı: köprüden önce son çıkış

    görülesi değil midir ötesi köprünün...
    ya bir kalp atımı kadar yaklaşacaksam
    aradığım her ne ise' ye...
    ya düşlerimin en cesur kuşu konmak üzereyse
    düş bahçemin ekinine...
    yarını bilmemekteki o gizemli cazibe değilse
    tüm acıları ve acımasızlığına rağmen
    'yaşamak güzel' dedirten, söylesene nedir?
    ya köprünün sonundaki geceyse çaresi
    fırtınalar vadisinde yalnız bir kır çiçeği
    küskünlüğümün...

    'köprüden önce son çıkış'
    yaşamakla örselenmiş tüm yüreklerin
    saklı ve sinsi kaygıları...
    kabusları, yani sevmek korkaklığı!
    düşlerime senaryo yazmaktan ürken, hayata ve
    onu yaşamaya erkenden kırık not vermiş,
    aşkın mutluluğun-delinin kuyuya attığı taşların-
    tek ve doğru bir açıklaması olduğuna
    inanmış yüreklerin kuralları...yasakları...
    ' d o ğ r u ' l a r ı . . .

    doğru nedir anlatsana!
    nasıl yaşar, neyle beslenir?
    bencil mi yoksa sevecen midir?
    gözleri var mıdır mesela
    ve varsa bile seninkiler kadar güzel midir?

    artık çok geç; k ö p r ü d e y i m
    arıyorsam, arıyorsam yanıtları
    soruyorsam ve sorguluyorsam
    ve bir anlam olmalı diyorsam her çarpışında yüreğimin...

    yaşamak zor bi oyun!
    sen, şarkılar söylemeye devam ettiğim,
    benimlesin biliyorum.

    düş tarlamın,
    kuralsız, yasaksız, doğrusuz bahçemin ekini
    n e r d e s i n ?

    feridun düzağaç
    bin900doksansekizinci 17 mart gecesi 03.57 istanbul
    (yilan tislak, 04.07.2007 14:27 ~ 05.09.2007 12:39)
  19. "ya şimdi ya da hiç bi zaman" manası taşıyan, hep yaşlandığımı düşündüren garip tabela. yerine daha normal birşeyler koysalar iyi olur çünkü eğer boğazdaki köprülerden birinde intihar etmeye kalkarsam çok güzel gaz verecektir bana bu tabela.
    (noscho, 04.07.2007 14:36)
  20. nereye gidiyoruz?yaşadığımız dünya nereye gidiyor? insanlık nereye gidiyor?biri biliyorsa lütfen banada söylesin.
    ana haber bültenleri artık bir magazin programına mı dönüştü?kim hangi diyeti yaparak ne kadar kilo verdi,kim neresine estetik yaptırdı,kim bilmem nerde nasıl eğlenceli iftar sofraları kurdu,kim nerede bilmem ne.......?hastalıklı bir toplum haline mi geldik,yoksa toplumu daha çok hastalıklı yapmak için uğraşanlar mı var?açlık sınırı en alt düzeylere gelen bir ülkede, işsizliğin had safhalara ulaştığı,kapkaçın çoğaldığı,uğuşturucunun küçük yaşlara kadar indiği bir toplumda ,tecavüzlerin,boşanmaların,hatta ensest ilişkilerin mide bulandırdığı bir toplumda yaşamak zorunda kaldığım için utanıyorum.
    sadece bunlar mı?tabiki hayır.trafik almış başını gidiyor.ehli olmayan kişilere ehliyet verilmesi,her arabada bir kişinin olduğu,sağa dönecek şoförün sol şeritte yol alması,arkadan gelen trafiği düşünmeden yol ortasında taksicinin müşteri alması.başka mı?galiba başlarsam şikayet edilecek o kadar çok konu var ki.
    yine dönelim televizyonlara.bu kadar kirlenmenin içinde haberlerde gördüğüm bir düğün beni iyice çileden çıkarttı.sinirlerin altüst mü yoksa üstalt mı oldu karıştırdım.sesi iyice tizlere kadar çıkabilen yurdumun erkek şarkıcısının başından dökülen dolarlar yetmiyormuş gibi(ki bu bile bana göre büyük görgüsüzlüktür),kaseyle altın döküldü.
    ey düğün sahipleri!
    bu kadar açın, yoksulun, işsizin olduğu bir toplumda böyle görkemli düğün yapıyorsunuz.sonrada utanmadan dolarları,altınları havada saçıyorsunuz.böyle yapacağınıza; iki öğrenciye burs verseydiniz olmaz mıydı.bir dializ hastasına yardımda bulunsaydınız,bir engelli vatandaşımıza tekerlekli sandalye alsaydınız, evine yavan ekmek bile götüremeyen babanın çocuklarına yiyecek alsaydınız,odun kömür alsaydınız v.s.(sayılacak o kadar çok şey varki)olmaz mıydı.
    siz sanatçı beyefendi!
    gevrek gevrek gülerek altın kasesinin altında durup, başınızdan atılmasını, başınızı eğerek bekliyeceğinize ,bir ilke imzanızı atarak bunu eğitime yada mor çatıya bağışta bulunmaları için düğün sahiplerini ikna etseydiniz olmaz mıydı?
    vah güzel yurdumun insanları.nereye gidiyoruz?bu kadar çirkinlikler daha ne kadar rezalete dönüşecek.
    vakit geçmeden köprüden önce son çıkışı kullanın lütfen.
    (baharda geldim, 23.11.2007 01:27)
  21. (bkz:@2096399 )
    (dörtyapraklıyoncanındördüncüyaprağı, 23.11.2007 16:29)
  22. feridun düzağaç'ın sevilesi şarkılarını barındıran sevilesi albümü.
    (ven, 23.11.2007 20:09)
  23. (bkz: şinasi bu senin son şansın)
    (incognitoo, 03.01.2008 19:36)
  24. kadiköyden çıkıp sultanbeyliği 'ni ararken 'yok yok kesin bundan sonra ufak bi sapak vardır onun için koca tabela harcamazlar heralde ordan sapıcaz bak' deyip pek güvenmediğim ama sonradan kendimi boğaz manzarası izlerken ve köprü geçiş ücreti verirken yakalayınca iyice kıllandığım, gerisin geriye dönmek içinse 4. levent'i kullanırken bütün benzimi yiyip ona boyun eğmem gerekitiğini anladığım sözünün eri uyarı..

    demek ki neymiş: son diyosa sonmuş..
    (yumiyum, 03.01.2008 19:59)
  25. en sol şeritteyseniz ve acil bir işiniz varsa kahredici bir tabeladır sizin için.

    en sol şeritten en sağa yardırarak geçerken insanların korna sesleriyle hangi küfürleri edebildiğini anlayabilirsiniz.
    (dahadeli, 14.05.2008 15:13)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil