söylemesi bile kötü olan, yaşanması ise çok daha berbat olan hadise. bu hadise çok çeşitli şekillerde başınıza gelebilir, bu çeşitlerin birini hikayeleştirerek örneklemek gerekirse:
kaygısız ve mutlu bir şekilde, saat 23 sularında kahramanımız bakırköy'ün arka sokaklarından evine doğru ilerlemektedir(evi de bulunduğu noktadan 5-6 sokak ileridedir) havada tatlı bir yağmur kokusu vardır, öyle güzeldir ki her şey arkadaş utanmasa hüzünlü bür aşk şarkısı da tutturacak, platonik aşık olduğu kızları hatırlayacak, kendinden geçecektir adeta. ama hiç bir şey bu kadar güzel olmamıştır tarih boyunca, olamaz da, mutlaka bu durumu bok edecek bir şeyler çıkar. ve sokağın başında üç tane köpek belirir, arkadaş sever hayvanların her türlüsünü, dert etmez bu yüzden, mütemadiyen yürümeye devam eder.korkmaya gerek yoktur hayvanlardan, kötü niyetli hayvan olmaz zira. ama insanlar için aynı şey söylenemez ve de köpeklerin arkasındaki tinercileri fark etmemiştir kahramanımız. tinercilerin çıkarttığı garip seslerden sonra keskin bir havlama sesi yükselir köpeklerin en babayiğitinin aklı başında her insanı korkutacak ağzından. arkadaş işkillenmiştir, adımlarını yavaşlatır. havlama sesleri sıklaşır, ardından tinercinin el haraketiyle yerlerinden ok gibi fırlar üç köpek. arkadaş arkasını döner ve
mourice green ile yarışabilecek bir hızla koşmaya başlar, ama köpekler de oldukça iyilerdir depar konusunda. topu topu bir kaç saniye süren bu kovalamaca esnasında bir sürü düşünce akar arkadaşın beyninden; eğilip yerden taş alır gibi yapmayı düşünür, yavaşlamanın yanlış olacağını fark eder, cayar fikrinden. köpeğin kenidisine bakarak koştuğunu ve bu yüzden hızlanamadığını fark eder, şanslıdır çünkü eğer köpek düz koçsa muhtemelen onu geçecek ve önünü kesebilecektir. bu düşünce daha bir hızlandırır onu, bir ara havlayan köpeğin cidden ısırıp ısırmayacağını denemek ister lakin bu alınamayacak kadar büyük bir risktir. karşısında duvara iyice yanaşmış bir vaziyette duran bir minübüs görür, o daracık aralığa mı girmesi gerektiğini yoksa açıktan mı geçmesi gerektiğini mukayese eder, dar aralıkta minibüsü siper alarak saklanabileceğini, olmadı minibüsün üstüne çıkabileceğini anlar.
plan tutar, köpekler minibüsün arkasına dalınca takip etmeyi bırakır, o da biraz bekledikten sonra yine depar atarak evin yolunu tutar, her bi tarafı titremektedir.
bu öyküde de görülebileceği gibi tehlike anında insan çok hızlı koşup çok hızlı düşünebilir, ancak siz siz olun, asla bunlara güvenip sonunda köpek bulunan sokaklara girmeyin, çünkü o köpeklerin arkasında onlardan daha köpek insanlar bulunabilir