eğer bulunabilirse ele geçirilen büyükçe bir odunla çığlık ata ata köpeğin üzerine doğru koşturmaktır yapılacak olan. -işbu sahnenin ağır çekimi eski türk filmlerinde kollarını açarak coşkuyla birbirlerine doğru koşan sevgilileri anımsatır- bu durumda köpek, "ana! ben kime çattım lan!" diyerek gerisin geri dönüp can havliyle kaçacaktır. ben denedim, işe yarıyor.
eğer eğitimli bir köpek değilse ilk hedefi boynunuz olacaktır bu nedenle boynunuz yerine kolunuzu feda etmeniz en iyisi olacaktır. eger kolunuzu ısırırsa ona sizin ondan daha güçlü olduğunuzu göstermek amacı ile dişlerinizi göstererek gözünün içine bakın. ve boynundan canını acıtacak şekilde tutun . canı acıdığı an kolunuzu bırakacaktır ve olay mahalinden ağır ve kendinnden emin adımlarla arkanıza bakmadan uzaklaşın.
ne şekilde karşılık verirseniz verin yaptığınız şey sonucunda hayvanseverler tarafından hakarete uğramanız ve size karşı yüzlerce dava açılması normal bir sonuç olacaktır.
(bkz: hayvana insandan çok değer veren hayvansever)
köpeğine göre değişir. pit bull saldırırsa abdest alın cenabet gitmeyin, kaniş saldırırsa gelişine vurun, şu fare gibi olanlardan(cinsin adını biliyom, anladın sen) saldırırsa osurun gitsin.
öğrenen edit: o fare gibi köpeğin cinsi chihuahua imiş. aylar sonra nihayet aydınlatan bir yazar* oldu, teşekkür ederim, edelim.
bir çok kez köpeklerin saldırısına uğramış biri olarak diyebileceğim şudur ki;ani hareket yapmazsanız köpek sadece havlamakla yetinir,havlayan köpek ısırmaz atasözünün doğruluğunu bizzat denemişliğim de vardır;havlamayanından tırsın.eğer pederim gibi hayvanları çok seviyorsanız;köpek gördüğünüzde "gel buraya oğlum/kızım" diyerek sevgiyle de yaklaşabilirsiniz.en azgını bile bu durumda kuzuya dönüyor;kuyruğunu bacakları arasına alıp peder beyin yanına geliyorlar.bunu da bizzat görmüşlüğüm vardır.
onun haricinde köpek bağlıysa fazla sallamayın,yüz göz olmayın;ip limitine kadar uzanın yeter.
yanınınzda ayrılmak isteyip de ayrılamadığınız bir kız arkadaşınız varsa "tut olum" deyip üstüne atabilirsiniz. ama bir türk genci bunu kesinlikle yapmaz ve kendini köpeğin önüne atar. korktuğunuzu kesinlikle belli etmeyin. gözlerine bakın, gözlerinizi kesinlikle kaçırmayın ve sürekli olarak bakın. yürümeye devam edin, eğer köpek yavşaklık yapıp sataşmaya başlarsa yerden üzerine atabileceğiniz birşey bulun (taş, çöp kovası, kiremit vs. vs.) yok olmadı hala peşinizde artık yeter deyip "la mına koduum gel gel ne var" nidaları ile köpeğe saldırın (bu bağırışlar cesaretinizi arttıracaktır) ağzına vurmaya çalışın. vurma olayını da fazla abartmayın çünkü çevre esnafının tepkisini çekebilirsiniz.
bir köpek eğiticisi köpek görünce kesinlikle korkulmamasını; insanların korkması sonucunda salgıladıkları adrenalin ve diğer hormonların kokusunu köpeklerin algılayabildiklerini; bu sezgiyi insanların kendilerine saldıracağını yönünde yorumladıkları için kendilerini savunma amaçlı saldırdıklarını söylemişti.
yorum: ulan ibiş! ben zaten korkmamayı becerebilsem, o köpeği her türlü etkisiz hale getiririm.
denenmiş bir yol da köpeğin karşısında çöküp kalkmaktır ama hızlıca. bunu denediğim köpek "hastir lan bu deli galiba" gibisinden geriye sekmiş ve sonrasında kaçmıştı. ama çöktüğünüz anda köpek üstünüze atlarsa nolur bilmem.
köpeğe saldırmak ya da atii e e e teyyyyy şeklinde ağzınızdan çıkan anlamsız sözcük öbeğiyle köpeğe başka bir hedef göstermek. yanınızda köpek bulundurmak da bir önlemdir. olmadı köpeğe bardak fırlatın. (bkz: bardak) bardağı nerden bulacağız demeyin. (bkz: birşeyi yeterince istersen olur)
kaçmak iyi bir çözüm olabilir, olmayabilir de ama kesinlikle en iyi çözüm değildir.
hatırlıyorum da küçüklüğümde köpeklerden korktuğumda babam beni kollarımdan tutar köpeklerin üstlerine doğru havalandırırdı. pervane gibi dönerken dişleriyle temas ettiğim de olmuştur ama tabi ki ciddi bir zarar verecek kadar değil. bir keresinde de adada benimle oyun oynamak isteyen iri kıyım bir saint bernard'ın niyetini yanlış anlayarak babamın kucağına atlamıştım da hayvan iyice çileden çıkmıştı, niyetinden şaşmıştı sonucunda babamı ısırmıştı. diyeceğim şudur: bir köpek size doğru hamle yapıyorsa bu yalnızca iki sebepten olabilir. ilki ve daha yaygın olarak insanları korkutanı sizden korkmuş olmasıdır. korkusu onu saldırgan yapar. her canlı için geçerlidir bu zaten. saldırganlık korkudan temel alır. ikincisi ise muhtemelen oyun yapmak istemesidir. asla ve asla kuduz olmayan bir köpek durduk yere saldırmaz. zarar verme amaçlı saldırıyorsa kesinlikle hissettiği korku ile alakalı haklı veya haksız sebepleri vardır. burda şunu sormak gerekiyor. bu hayvanların düşünme ve anlama kabiliyetlerinin sınırı nedir?
bir köpek 2-3 yaşlarında bir insanın zekasına sahiptir. hiç eğitim almamış bile olsa söylenen şeyleri ve ona yönelerek yapılan hareketlerin niyetini büyük ihtimal anlar veya yanlış anlar. işte yanlış anladığında da çoğunlukla saldırır. bu da onun sezgilerinin kudretine bağlıdır diyebiliriz. ama siz hareketlerinizi ve ses tonunuzu doğru vurgulayarak onun kavrayışına yardımcı olabilirsiniz. hep kendimden ve babamdan örnek veriyorum çünkü babam veteriner hekimi ve ben de 3 köpek besliyorum. her gün onların diğer insanlara karşı olan hareketlerini ve benzer durumları gözlemleme fırsatım oluyor.bir gün bir köy yolunda arabayla ilerlerken sürüyle köpek peşimize takıldı.biz gidiyoruz onlar geliyorlar. zaten engebeli arazi, ağır ağır ilerliyoruz. babam ezmemek için elinden geleni yapıyor ama her an birisi altında kalabilir. en sonunda durdurdu arabayı. açtı kapıyı. "noluyo, ne var?" diye yüzlerine bakarak bağırdı. hayvanlar şaşkın, böyle bir tepki beklemiyorlar. bön bön baktılar. ne yapacaklarını şaşırdılar. sonra kafalarını eğip, döndüler ve sakin sakin ters yöne yürüdüler.
ha son söz köpeğe hiç bir zaman yüzde yüz güven olmaz. yıllarca beslediğiniz bile olsa. kendi köpeğimin bile beni tanımadığı zamanlar olmuştur. bu yüzden bir köpekle haşır neşir olurken hele ki ilk defa gördüğünüz bir köpekse dikkatli olmalısınız ve kontrolü ne şekilde olursa olsun elinizde tutabilmelisiniz.
köpek size saldırırsa önce iletişim kurmayı deneyin (ciddiyim), yemezse elinizi yere doğru alçaltın, taş bulursanız güzel ama taş yoksa bile çok işe yarıyor. alternatif olarak da kaçın.
en önemli şeyi söylemeyi unutmuşum. eğer ki köpek sizi ısırırsa kuduz riskine karşı belli bir süre mutlaka bu köpeği izlemek gerekiyor mümkünse karantinada müşahede altına almak gerekiyor.
denediğim ve işe yarayan kimi yöntemleri sıralayayım:
-(evvela) köpek dediğiniz hayvan bir kere insandan üstün değildir (düşünün ki birini aşağılarken itin dölü diyoruz). çenesinin 1,5 ton basınç yapması onu sizden daha üstün kılamaz. bir kere bu gerçeği kabullenin.
-sokak köpeği kolay kolay saldırmaz. saldırıyorsa kuduzdur. işte bu an sizden üstün olabilir. kaçın, kaçın, kaçın.
-yerden bir taş alın. birkaç sefer atar gibi yapın. bu salak hayvan "elinde bir şey yok, blöf yapıyor" diye atağa geçeceği sırada da taşı kafasına atın, pekmezini akıtın.
-eğer becerebilirseniz en etkili yöntem köpeğin beline tekme atmaktır. hatta kezleyebilirseniz çıkıp belinde zıplayın. dünyanın en sağlam köpeği dahi bu saldırıdan sağ çıkamaz.
-boğuşma anı denk gelirse köpeğe beygir kilidi uygulayın. ani kafa hareketleri yapmaması için de gövdenin gırtlakla birleştiği yeri iyicene sıkın, kulağını var gücünüzle çekin. hatta koparın o kulağı.
-becerebilirseniz köpeğin bıyıklarına asılın ve koparın. işte o kçpek o günden sonra insan içine çıkamaz (pardon; köpek içine çıkamaz).
-çok kaçınılmaz durumlarda siz de köpek gibi (ellerinizi ayak gibi kullanıp) yere çökün, köpeğe kafayı uzatın ve var gücünüzle havlayın. ola ki bir de kuyruk çıkartıp dikeltebilseniz çok etkili olur ama nerdee...
-şunu unutmayın: "o da bir canlı" diye yanaşırsanız savaşı siz kaybedersiniz. zira köpek "uzaylı da olsa insan insandır" diye düşünmez, paçadan kavradı mı bırakmaz kolayına.
hemen hemen herkezin aklına o tehlike anında tabanları yağlayıp kaçma fikri gelir ki zaten zati muhterem köpek kardeş,genelde boş sokak aralarında,kuytu sesiz,kalabalığın olmadığı,dar alanlarda,olmadık yer ve vakitlerde çıkıverirler karşınıza,pek bir alternatif bırakmaz size..bu başlangıç için karşı kuvvetten gelen gayet zekice bir plandır evet ama stratejileri hep aynıdır köpeklerin.bunun için köpeğe yakalanma anında göz göze gelinen o 2 saniyede değişik kaçma fikirler üretip(ya da hali hazırda bulundurduğumuz köpek saldırırsa yapacaklar listesini çıkartıp köpeğin cinsine göre hemen uyguya başlamalıyız) köpekten zeki olduğumuzu göstermemiz gerekir bu bağlamda.
10 yaşımda başımdan geçmiş bir köpek saldırı maceramı anlatmak isterim..
çocukluğumun büyük bir kısmı sarıyer'in güzide mahallerinin birinde ikamet eden amcamların geniş,yeşillikli bahçesinde geçmişti.çok fazla anılarım ve vukatlarım vardı o bahçede, solucanları çiviyle ağaca monte etmek,yumurtaları saksılara gömmek vs..yaramaz bir çocukluk dönemi geçirmişim vakti zamanında.
bahsettiğim bu mahallede her evin bahçesinde evi yabancılardan,hırsızlardan korumak için giriş katında bir köpek bulunuyordu.ama ne köpekler peh peh peh hepsi demirlerin arkasından sakin gibi gözükür ama eve yaklaştığınız her 5 metrede canavar gibi demirlere tırmanırlardı.ürkütücü ve korkunçlardı..pit bul,alman kurdu,doberman,buldok, köpeklerin en babaları yani..
günlerden bir gün,yine yaramazlıkların hat safada olduğu zamanda,karşı bahçeye kaçan topu almak için çırpınır beşamel soslu brokoli,bu bahçenin koruma köpeğide pit bul cinsi ceysiydi.güvenlik duvarı olduğu ,ve asıl sebeb olan ceysinin varlığı bizi o evin bahçesine yaklaştıramıyodu bile.ama ben ve ekibim bunun üstesinden gelecektik,biz çocuktuk canımız ortada sıçan oynamak istiyordu,başka da topumuz yoktu.bu haklı mücadelemizden hiçbir kuvvet ceysi bile bize döndüremicekti.küçük beyinler düşünüp ortak kararda anlaşıp,annelerin yanlarına gidildi.en tatlı dilli anne seçilip komşuya telefon açılıp durum anlatılır.komşuda bahçeye çıkıp topumuzu bize geri verir.
bizler mutlu mesut şekilde topumuzu geri alıp annelerin içeri girmesini bekleriz.tabi bu arada ceysiye edilcek bikaç çift laf vardır.ceysinin yanına yaklaşılır.bombardıman gibi ceysiyle dalga geçilir."haha ceysi hadi çıksana aşsana demir parmakları,alsana topumuzu" gibi uklaa,yavşak bir dille köpeği çileden çıkarmış bulunurum...
akşam olur,hava kararır,herkes evlerine çekilir.benimde canım cips,çikolata küçüklük tabiriyle ıngıl çıngıl krizim gelmiştir ve amcamlarda benim işime yarayan hiç bi şey yoktur.annemin yanına giderim,yılışırım filan.olmaz akşam akşam çıkamazsın dışarı,kız başına,abin alır gelirken diyip kestirir atar annem.oysa ben abimi bekleyemem,kriz gelmiştir bi kere.usulca annemin cüzdanına yaklaşıp,paraları ele geçirip alt bahçeden çıkarım dışarı usulca.tabi bu arada pek bi meraklı olduğum annemin topuklu terliklerini ayağıma takıp tıngır mıngır inmeye başlarım yokuştan.sokak lambaları pek aydınlatıcı değildi,hafif loşluktu ortalık ama önümü görmeme yardımcı oluyordu.
birden arkamdan,bir nefes hissettim,ensemde üşüdü birden,usul usul yaklaşıyodu sanki biri arkamdan,biraz ürktüm.sonra bir şimşek gibi aklıma ceysi geldi,hemen akabinde ceysinin mahalle güvenliği için saat 19:00 dan sonra sokağa salınışı.durdum,ben durunca sokağı kaplayan topuklu ayakkabı sesi de tıkır,tıkır,tıkır seside durdu,yavaşça arkamı döndüm ve dejavu,evet tahminlerim beni haklı çıkardı,ceysiydi.şimdi dalga geçme sırası ondaydı.yutkundum,gözlerinin içine baktım,ceyside ahesli ahesli yaklaşıyo bana tabi.yapacak başka bi şey yok,en iyi fikir kaçmaktı.terlikleri ayağımdan fırlattığım gibi koşmaya başladım,ben önde ceysi arkamda,zorlu bir parkuru aşmaya çalışıyoruz,yokuşun aşağısı görünmeye başladı.ceysi de tam dibimde,bitiş çizgisindeki market nihayet gözükmüştü.ve ben marketin içine nefes nefes attım kendimi..sonrası aile dırdırı zaten etc etc etc...
bu zorlu parkurdan sonra,2. sınıfta koşu yarışmasında kazandığım altın madalyamı öpüp başıma koydum..
kim bilir köpek size saldırmadan önce neye canı sıkılmıştır? hıncını sizden çıkartmak istiyor olabilir.öncelikle köpek ile konuşulmalı ve bu şiddetinin nedeni araştırılmalıdır. köpeği tekrar topluma kazandırmak için onu sinirlendiren etkenlerin neler olduğunun belirlenmesi ve bertaraf edilmesi gerekir.
gözünün içine bakarak sinirli bir şekilde hırlamanın iyi bir yöntem olduğu tecrübeyle sabittir. saldırısını kesip deli gibi havlamaya başlayacak, devam ederseniz de kai kai moduna girecektir. eğer saldıran köpek sayısı birden fazlaysa bu yöntemi grubun liderine yapmanız akıllıca olacaktır.
tecrübeden feyz alınmalıdır. zira köpekten en çok kaçan hayvanın hareketlerini taklit etmeye çalışmak başarıyı getirecektir diye düşünüyorum. bahsettiğim hayvan kedi olduğu gibi anlatmaya çalıştığım eylem de ağaca çıkmaktır. yakında bir ağaç varsa ve yeterince vakit de varsa mutlak mağlubiyetli bir savaş yerine ağaca çıkmak yerinde olacaktır. tabi ağaca çıkacak çevikliğe de sahip olunmalıdır. eğer bu şartlar sağlanmıyorsa yine kedinin yaptığını yapıp kabarma ve pençeleri çıkarma vakti gelmiştir.