merhaba! itü sözlük, içeriği dünyanın değişik noktalarında bulunan yazarlarca oluşturulan bir interaktif sözlüktür. daha fazla bilgi alabilir, üye olarak içeriğin genişlemesine katkıda bulunabilirsiniz.

köken

  1. bu başlıkta
  2. bakın dur
  3. sırala
  1. fahir aksoy anadolu'daki sergilerini aralıksız sürdürmesinin yanı sıra, köken adlı dergiyi yayın hayatına sokmuştu. altı bin basılıyor ve yok satıyordu. dergi bilim, felsefe ve güzel sanatların bütün dallarını içeriyordu. köken'in ana işlevi, halk sanatı, halk kültürü kavramlarına kuramsal yönden açıklık sağlamak üzere halkbilim, toplumbilim ve felsefenin ilgili alanlarında incelemeler, araştırmalar yayımlamaktı ki, bu başarıldı.
    bu 56 sayfalık dergiyi fahir aksoy'un tek başına düzenleyip yayımlaması büyük başarı.
  2. tdk'ya göre halk ağzında kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları anlamını taşır. cumhuriyet sonrası dili türkçeleştirme çalışmaları sırasında menşe, asl kelimelerinin yerine kullanımı önerilmiştir. halk ağzında kullanılagelen kelimelerden faydalanarak yeni sözcük türetme yönteminin pek bir şık örneğidir.
  3. insanda ki köken arayışı ve bulduğuna inandığı köken, onda vicdan hissini yaratmış olabilir. mutlak kötülüğe karşı duyulan iğrenme, acıma hissi ve bu türden duygular kökenlerde ki temizlik ve belki kökenin el değmemişliği inancından kaynaklanıyor da olabilir. insan, ilk durumları sürekli hatırlamak istediği ve onları özel olarak nitelediği için geçmişin gölgesinin ağırlığıyla yaşıyor olabilir.

    hatırlama üzerine kurulu süreçler var heryerde; ilişkinin başladığı ilk gün, ilk cinsel birliktelik, doğumgünlerinin özel oluşu veya toplumsal düzeyde kitleyi birlikte tutan olayların özel kılınmak istenmesi, bunları unutturmak isteyenlerin ya da hatırlamak istemeyenlerin lanetlenmesi.

    ve insan mitinin kökenini adem'de buluyoruz; adem ve havva'nın yitik cennetinin bir parodisi yaşadığımız ilişkiler; saflık, sadakat, bağlılık yeminleri... hepsi bu parodinin birer parçası. olamıyor ne yazık ki- belki iyi ki olamıyor- ve bu mitin ağırlığı çöküyor insanın üzerine. vicdan diyoruz bu ağırlığa ve onunla yaşamaya çalışarak ölüyoruz belki de.

    insanın birdenbire oluştuğunun ve birdenbire kaybolacağının kabulu kurtaracak belki bizi bu ağırlıktan. ex nihilo bir varlık olarak insanın kabulü, köken arayışının yıkımı demek aynı zamanda. varolmadık, şu an varız ve ansızın yokolacağız. tüm bu şimdiki zamanda varolma çabamızı gelecek üzerine kurmadan, hayallere kapılmadan ve ansızın yokolacağımızı bilerek sürdürebiliyorsak eğer, sanki o zaman bu nihilizm içinde aşılabilir nihilizm. söz veren ve vaadeden insanın yerini yaşadığı anı zamandan kopararak sonuna kadar yaşayan ve eğer yaşadığı şeyden mutluysa bunu tekrarlamak için çaba sarfeden bir insandan söz ediyoruz. bunu geçmiş olarak kaydetmeyen, belleği unutma üzerine kurulu bir insandan.
  4. kökendeki yücelik- antropomorfizm- yanılsamasına karşı;"önceleri, tanrısal menşeine işaret edilerek, insanın yüceliği duygusuna varılmaya çalışılırdı; bu yasak bir yol oldu şimdi; zira insanın kapısında maymun bekliyor." (tan kızıllığı)
  5. bugün izlediğim habere göre sevgili devlet büyüklerimizin ağzına pelesenk olmuş kelimedir. benim kürt kökenli kardeşim,benim laz kökenli kardeşlerim...