|
|
- roma imparatoru (ms 331-363)
julian roma imparatoru olduğunda bütün hıristiyan dünyası kaygıya düşmüştü. bu yeni platoncu, bu inisiye hıristiyanlığa karşı nasıl davranacaktı? yeni bir ölüm ve işkence dalgasıyla mı geri tepecekti? julian bu sorulara karşı bir isa timsali gibi davranmıştır. ilk işi dinleri ne olursa olsun bütün roma vatandaşlarına eşit haklar vermişti. heteredoks görüşlerinden dolayı aforoz edilen ve sürgüne gönderilen hıristiyan başpiskoposları görevlerine geri çağırdı. aynı zamanda konstantin tarafından iskenderiye'den kovulan pagan öğretmenleri felsefe işlerini sürdürmeleri için geri çağrıldılar. karşıt hıristiyan fraksiyonlarını sarayında görüşmeleri için davet etmişti. burada itilaflarını uzlaşma yoluyla gidermelerini ve birlikte çalışmalarını teşvik edermiş. ama aynı zamanda pagan tabiilerine mabetlerini tekrar açmak ve kendi dinlerini icra etmek hürriyetini vermişti. tabiilerine karşı bu adil ve tarafsız tutumundan dolayı, julian hıristiyan tarihinde küçük düşürücü "apostate" (dönek) adı verildi.
insiyasyonlarında edindiği bilgi, julian'ı hıristiyanlık için bir tehdit haline getirmişti. hıristiyan kilisesi görüşlerini inkar edebilmek üzere bilgisini açıklamasını ısrar etmişti. ama julian şu yanıtı verdi:
eğer "yedi ışınlı tanrı" konusunda kutsal misterlere inisiyasyonuma değinecek olursam... avam tarafından anlaşılmaz, ama kutsanmış teurjistlerin aşina olduğu şeyler söyleyecek olurum.
bu yanıt hıristiyan tabiiler arasında bir protesto fırtınası kopardı. katolik tarihi şöyle yazmaktadır: "hıristiyanlığın büyük düşmanı sadece on sekiz aylık bir hükümranlıktan sonra pers kralı sapor'un ordusunda bir asker mızrağının "doğaüstü müdahalesi" ile erken bir son buldu." ölüm döşeğinde julian yaşamının amacını birkaç sözle özetledi: "felsefe bana ruhun bedenden ne kadar daha mükemmel olduğunu öğretmiştir, daha asil olan bu cevherimin ayrılması yas tutmaya değil mutluluğa neden olmalıdır." sonra da ölüm döşeğinde ona eşlik eden iki filozof priscus ve maximus'a dönerek ruh özellikleri konusunda metafizik bir tartışmaya girdi ve her zaman yaşamını ruhsal açıdan yönlendirmeye çalıştığını anlatmış:
ve ilahi gücün yönlendirmesi her zaman ellerimde muhafaza edildiğini güvenle belirtebilirim zulmün yozlaşmış ve yıkıcı yöntemlerini nefretle kınayarak, devlet yönetiminde halkın mutluluğunu amaç olarak gördüm. (ammianus: xxv.)
julian'ın ölümüyle kilise tekrar gücüne kavuştu ve eski din, bilim ve felsefelerin sonu belirlendi. kilise kendi güvenliği açısından onlardan fazla şey kopyalamıştı. bakireden doğumu, çarmıha gerilişi ve yeniden dirilişine dek isa'nın yaşamında her olay pagan tanrılarıyla ilgili efsanelerden kopyalanmıştı. hıristiyan kilisesinin her dogması ve ritüelinin pagan karşılığı vardı. bu gerçekler tüm pagan dünyası tarafından bilinmekteydi ve kilise paganlardan alıntı yaptıkça özgünlük iddiasını muhafaza etmek giderek güçleşiyordu. pagan okulları ayakta kaldığı sürece, kilisenin kendisini bilginin yegane kalesi olarak göstermesiyle çelişkiye düşecekti. pagan kitapları varolduğu sürece kitabi mukaddes tanrının tek vahyi olarak kabul edilemezdi. pagan filozoflar yaşayıp öğrettiği sürece kilise babalarının dogmatik iddiaları sorgulanacaktı. kilise için bir yol gözükmekteydi - pagan okulları, kayıtları ve hatta filozofları yok ederek yaptığı aşırmalarının izlerini silmek.
not: www.privatesozluk.com'dan copy paste yapılmıştır.
|