|
|
- çağdaş ispanyol edebiyatının önde gelen romancı ve düşünce adamlarından. özellikle islam kültürüyle ilgilenmiş, titiz bir gözlem ürünü olan gezi yazıları ve denemelerinde doğu-batı ilişkileri üzerinde durarak avrupa’nın tek merkezli uygarlık görüşüne sert eleştiriler yöneltmiş. osmanlı’nın istanbulu, kapadokya’da gaudi’nin izinde, ara perde gibi kitapları var.
- ispanya iç savaşı şüphesiz birçok kişiyi ve yazarı etkilemiştir, hemingway in silahlara veda romanı ve malraux nun umut isimli kitabı, birçok yazarın ve entelektüelin franco karşıtı direniş örgütü olan resistence a katılımı vb.. fakat sanırım kimseyi goytisolo dan daha fazla etkilememiştir çünkü iç savaş annesini ondan almıştır ve ayrıcı iktidarda olan franco rejimi onu sürgün etmiştir, fransa da yaşamasını mecbur kılmıştır. franco rejimi yıkılmıştır yıkılmasına ama goytisolo için ispanyol toplumu da yıkılmıştır aynı zamanda ve asla ispanya ya dönmek istemez, bunu şöyle anlatır:
"ıt would have been impossible to have a third life in spain. ı love spanish culture but hate spanish society; ı can't live there."
fransa daki eşi monique lange 96 da öldükten sonra paristeki evini terkederek tutkunu olduğu marekeşe gider ve hayatını orada islam kültürünü öğrenerek ve buarada farklı tarzda yazılar yazarak sürdürür. o artık gönüllü bir sürgündür ve yaşadığı yeride konuşulan mağrib arapçasını çok iyi konuşur (aralarında türkçe ninde bulunduğu birçok dili konuştuğu gibi) onu ayıran bir özelliğide cinsel tercihidir.
ve tüm bu nedenlerden dolayı bu denli avant-garde eserler yazan birisine hiçbir edebi ödül verilmemesi de işin siyasi boyutunu göstermektedir, ama bu goytisolo nun umrunda olmayıp royal academy ye bile üye olma ihtiyacı duymamıştır.
- 1931'de barcelona'da doğmuş; ispanya iç savaşının ortasında büyümüş.. dönemin temel sorunları,edebiyat anlayışının temel çizgilerini belirlemiş.. 1985 eurapalia ödülü ve 2002 octavio paz ödülüne layık görülmüş..
şu sıralar fas'ta yaşıyor.. eşinin ölümünden sonra fransa'ya gidememiş bir daha..
yazarın; ara perde, yeryüzünde bir sürgün, osmanlı'nın istanbulu adlı kitaplarını çevirmiş olan neyire gül ışık, yazar hakkında ara perde'nin sunuşunda şunları söylüyor:
ne var ki o değerlendirme bireyseli aşar, evrensele taşınır, kozmosa bir bakış biçimini alır,: gündelik yaşamın ufacık törenlerinden, eşiyle birlikteliklerinin sıradan ayrıntılarından uç veren bir düşünce sarmalı, kendi üstünde döne döne yıldızlara doğru yükselir, insan denen "insanlıktan nasibini alamamış yaratığın" varoluşunu, kanayan tarihini, düşlerini, inançlarını ardarda, soluksuz sorgular, onun kendi trajedisinden kaçmak için icad ettiği tanrı'sına ulaşır. ve "tanrı ile iblis'in birbirine karıştığı bir alacakaranlıkta", yazarın yaratıcı ile yaptığı söyleşi, çelişkili bir tanımla, romandan çok kurgusal deneme diye nitelendirilebilecek bir metne dönüşür. sonuçta sorun kimin kimi yaratmış olduğudur, yani insanın temel sorunu, yani evrenin anlamı.."
hayatını gezerek geçirmiş, sıcak savaş bölgelerinde** röportajlar yapmış.. artık gezmiyor, marakeş'te, çocuklarını evlat edindiği faslı bir aileyle, terası atlas dağlarına bakan bir evde yaşıyormuş..(melagrana, 20.06.2008 21:37 ~ 28.06.2008 18:14)
|