josephe reinette 

adana çık aradan

  1. doğru tespitleri olan bir yazar.
    (only ash remains, 17.11.2007 21:39)


  2. -asla borç para vermem kendisine. merhaba merhaba, o kadar. ilginçtir.

    günler sonra ekleme: derdimi anlatabilecek kadar konuşmayı öğrendim.
    (sadalet, 25.01.2008 02:47 ~ 23.02.2008 03:57)
  3. kendisine "nerelerdesin lan" deyip nikaltından ayar verilmesi uygun bulunan güzel insan.
    (milavona, 19.06.2008 00:15)
  4. testislerimi özenle bi sağa bi sola ayırıp önce birini sonra diğerini elime alarak gülüyorum ben. yani "biz burdayız. gençlik burada. ülkemizi kimseye kaptırmayız." şeklinde bık bık ötenlere. iki tane tavuk versen karşı karşıdan karşıya geçiremeyek ibişlerin cumhuriyet rejimine sahip çıktıklarını iddia etmesine. eski sevgilisinin şimdiki tarafından hunharca hoplatıldığını bilen ama yine de geceleri kendi omzunu emerek "nolur bana geri dönsün. hiç bi şey umurumda değil. sadece dönsün" diye hıçkıra hıçkıra zırlayan oğlanların allah'a göz yaşı döken fethullah gülen'e "ağlak" demesine. göğüs uçları ıstakoz sidiği kokan orospular için kendini parçalayanların allahla, tanrıyla, neyse artık "ilahi güçle" dolan birinin iç çekerek döktüğü dolu dolu nurları aşağılamasına.

    böyle zibilerden olmayan bi yazar. kendisine hitap ederek konuşmam daha iyi olur gibi geldi... sen bu zibilerden değilsin. bi şeyler anlatmaya çalışmışsın. o yüzden buradayım. yanındayım. muhattap olarak aldım. merak ediyorum ne demek istediğini. girin net değil. ben anlamadım diyelim ya da. o yüzden sıradan bi insanı anlatır gibi anlat. öğrenmek istiyorum. aslında bikaç sorumu cevaplasan da yeterli olur. dilersen tabi.

    "mesela afrika'da siyahi çocuklara "ebediyen sana yok ırkıma yok izmihlal" diyerekten istiklal marşı'nı okutuyorsa bunun benim için anlamı yoktur.kim neyle anlamlandırır karışmam. allah'a yürekten bağlıysa ve gözyaşlarının, durgunluğunun sebebi dünyadan el-etek çekmekse bu da beni ilgilendirmez"

    bu adam ne biçim bi ruh hastasıysa artık rejimi tehdit etmeye afrikalı çocuklara istiklar marşı okutarak başlıyor. hani türkiye'de biz de zenciyiz hesabı. eziliyoruz. azınlığız. eee çocuklar da tam tam olayına alışık olduğundan prozodide filan zorlanmıyorlar. ortaya hoş bi eser çıkıyor. neyse bu adam samimi bile olsa, senin için anlamı yok. ilgilenmiyorsun. ok. olmayabilir. gayet doğal. benim de konum değil ayrıca. bahsetmedim bile.

    yalnız alıntı yaptığım yer dahil girinin buraya kadar ki kısmında fethullah gülen'in rejimi tehdit ettiğine dair bir şey yok. mustafa suphi, restorasyon, komünizm, v.s var ama henüz olaya giremedik. benim derdim o. neyse öngiriş yaptığını düşünerek alıntı yaptığım cümlenin sonuna geliyorum. nihayet bişeyler var.

    "ama bu kadar sermaye kuruluşunun, dershanenin vs. ne işe yaradığını anlatsın birisi. emniyet içindeki örgütlenmeyi sağır sultan biliyor, eğitim ve fen-edebiyat fakültelerinde okuyanların arasında ne kadar çok hizmet aşığı olduğunu da. "

    "hizmet aşığı". kritik kelime bu herhalde. sermaye kuruluşlarında, dershanelerde, emniyette, fakültelerde "örgütlenme" var. kaç yıldır var bu peki? ve ne çeşit bi örgütlenme? napıyor bu arkadaşlar? peki bu örgütlenme çerçevesinde, yani fethullah hocanın kabaca baktığı insanlar zamanla önemli yerlere gelebiliyorlar ya, mesela hakim, savcı, o zaman yasama-yürütme-yargı üçü de gidiyor. akp'nin kapatılmasını isteyen normal, yani sizden, atatürkçü, fethullah gülen'i affeden mahkeme "normal dışı", diğerlerinden olabiliyor. her yer karıştığı için kim kimdir bilinmiyor.

    neyse yazının bu kısmına kadar sadece bu cümle var. fethullah gülen'in tehlike arz ettiğine dair. ama bu da flu. somut olarak açıklayabilir misin? bu hizmet aşıkları neler yaptı? neler yapabilir? çok samimi soruyorum. öğrenmek istiyorum hakikaten. cumhuriyet rejimini yıkacak büyük planın en azından başlangıcı uygulanmıştır herhalde. kaç sene oldu sonuçta. ne yaptı peki bunlar şimdiye kadar? hangi hazırlıklarla ilerliyorlar?

    ve yazının devamı...

    "cumhuriyet'in yıkılacağı korkusu var bir de. ben de korkuyorum mesela. ama derdim tapu dairesindeki atatürk fotoğrafı ya da çankaya köşkü'ndeki türbanlı first lady'den biraz öteye düşüyor. kestirmeden söyleyeyim; eldeki cumhuriyet yıkılacaksa bu dinamitle apartman yıkmaya benzemeyecek. herkes duymayacak, görmeyecek, anlamayacak, anlamlandıramayacak. kemalist değilim ama birinci cumhuriyet'in küçük harflerle de olsa yazdığı şeyler var; aydınlanma var, bizde kamuculuk diye bilinen devletçilik var, biraz da bağımsızlık var, var oğlu var. sabahattin ali 1930'larda yazıyor ve o zaman çok ilginç geliyor ona ülkede yabancı asker bulunması. ülkedeki nato üsleri malum. dahası tezkere son anda direkten dönmüştü, ne çabuk unuttuk? sosyal güvenlik yasa tasarısı geçti, yakıcılığı hissedilmiyor belki daha o da anlaşılacak yıllar içinde. türban meselesi var, kuran kursları var, bilim var, takva var. lafı uzatmanın manası yok."

    cumhuriyet alışılmadık bi şekilde yıkılacak. ama kimse duymayacak, görmeyecek, anlamayacak. enteresan. yıkıldığını da bilmeyecek o zaman. ama yıkılmış olacak cumhuriyet. yoksa siz mi öyle sanacaksınız. nasılsa yıkılmıştır. yıkılda da biz hissetmiyoruz. ama belki de içten içe yıkılacağını kast ettin. humeyni'ye benzememek için, hani özendi filan demesinler diye, fethullah gülen büyük bir devrim, darbe yapmayacak da sinsi sinsi devleti oyacak. ok. mantıklı. sonuçta pat diye devrim yapsa niye afrikalı çocukları istiklal marşı okutmak gibi kapsamlı olaylara girsin.

    yazıya dönmek istiyorum ama bundan sonrası yok bende. karıştım. anlamadım. zaten bu giriyi de bundan sonrasını açıklaman için yazıyorum.

    en son kimsenin duymadığı, görmediği ama yıkılan cumhuriyette kalmıştık. oradan aniden aydınlanma, kamuculuk, devletçilik, bağımsızlığa atlayıp sabahattin ali'nin 1930'larda yazdığı nato üstlerine gelerek takva, kuran kursları, bilimle de lafı uzatmayarak bitirdik.

    son paragrafında dediğin gibi ben de alaka kuramayanlardanım. ama öğrenmek için odana gelemem. bunun senin de dediğin gibi cinsellik konusunda başarılı olmamla bi ilgisi yok. sadece birileriyle bi araya gelip fethullah gülen, siyaset, devletçilik, felsefe, kant, fiko falan filan konuşacak yapıda biri değilim. beceremem. sıkılırım. karı kız futbol muhabbetti olursa söz ama. o yüzden yaz. bekliyorum.
    (kayser sozer, 29.06.2008 06:03 ~ 08:31)
  5. ricam üzerine beni kırmayıp, gece uyumayarak sabahın köründe dünyanın yolunu tepip yanıma gelmiş insan. yetmiyormuş gibi sabah 8den akşam 9a kadar götünün üstünde oturmamıştır doğru düzgün, benim için ayakta kalmıştır.. ha o ayaktayken ben de hamakta zevkle yatarken, aynı zamanda sigara içip onu seyrediyor değildim orası ayrı. herneyse. sağol lan!
    (milavona, 06.07.2008 05:10 ~ 12.07.2008 23:10)