saint joseph *  

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. mezunu olduğum ve bununla gurur duyduğum ekol.ayrıca esrar tüketiminde sınırları zorlayan bir oğrenci kitlesine sahip olduğu iddia ediliyor.

    tuvaletlerinde devasaa pencereler bulunan, içeri baktığınızda gerçekten de kim kiminle nerede ne yapıo görebileceğiniz bir özel fransız lisesidir.
    daha bir dolu sj dumurlari vardir: lise 2 ve lise3lerin bahçesinde yani grand quartierde fumoir adı verilen, liselilerin sigara içebilmelerini sağlayan özel bir bölüm vardır, burasi mini minnaciktir, sigara içen içmeyen oraya doluşur adeta tıkışır.
    her tenefüste sınıf kapılari kilitlenir, okulun içinde dolaşmanız yasaktır hatta kışın götünüz donarken bile bazi hocaların sizi "çıkın biraz temiz hava alın" diye o fırtına kar ve kışa doğru iteklemeleri mümkündür, yaşanmıştır. hocam bi montumu aliyim bari, "alma uykun açılır hem" ama son zamanlarda kapılar kilitlense de içerde dolaşmaya kızmıyorlar.
    aslında esrar olayı çok da doğrudur, geceleri okula elini kolunu sallaya salaya girilebilitesi olduu için öğrenciler okula girip takılmaktadırlar, ayrica boş derslerde tuvalet ve atletızm alanı da kullanılmaktadır bu gibi olaylar için.
    cok efsane hocalar vardır bu okulda, değişik türk müdür baş yardımcısı ender üstüngel, isak abudaram=>abu, mişel tagan, sevim pamukçu, mara..
    lise karşısındaki bakkal ahmet abinin yeri bütün joseph öğrencileri için başkadır. okul olmadığı günlerde bile gidip ahmet abinin oraya oturur, açar okula karşı biranızı içersiniz.
    3 tane rahip bulunmaktadır bu güzide lisede, hele bi frère robert vardırki 48 numara ayaklarıyla insanı kendinden alır.
    şimdilerde bizi okula almıyorlar, bazı arkadaşlar gidip nouvellerin ağzını yüzünü dağıttıkları için ama bunlar da geçer.
    petit pain (türkçesi küçük ekmek) adlı mezunlar günü vardır. küçük ekmeklerin içine çikolata konup yenir, gelenektir.
    12 haziranda burada francofest adlı festival düzenlenicek
    okuldayken ah bitse artık dediğiniz, ama biterken çok üzüldüğünüz ve daha sonradan da çok özlediğiniz lisedir burası. yeni eğitim sistemiyle okulun genel öğrenci kalitesi bozulmuştur. prototip kızlar kol gezmektedir, umuyoruz ki saint joseph bunları eğitecektir.
    saint joseph, c'est la difference! diye de bir sloganı vardır
    (lillymarlin, 10.05.2004 15:42 ~ 24.04.2007 23:01)
  2. esrar tüketen bir okul olduğu söylenmekte olan eğitim kurumu. koca tarlayı tek başına içen okulumuz ise karşıyaka gazi lisesi
    (hepten aykırı, 16.05.2004 14:01)
  3. 12 haziran günü francofest e ev sahiğliği yapacak güzide mekan
    (lillymarlin, 30.05.2004 02:28)
  4. istanbuldaki liseler arasında en güzel hatunlara sahip lise
    (pyrotechnician, 30.05.2004 17:27)
  5. saint joseph efsaneleri için
    (bkz. orman yapmak)
    (bkz. turnike)
    (bkz. yalak)
    (bkz. türlü eziyetler)
    (lillymarlin, 15.07.2004 11:14 ~ 11:30)
  6. bizim oralarda* pek sevilmeyen okul. neden özellikle bir gıcığımız olduğunu bilmem etmem. şöyle ki bizim lise zamanlarımızda olan bir futbol maçında bizimkiler hem galip gelmiş hem de kavga çıkarıp zavallı çocukları dövmüşlerdi.

    (bkz. kadıköy anadolu lisesi)
    (nienna, 15.07.2004 11:21)
  7. basket potalarına kadar kaldırılıp kravatı potaya bağlandıktan sonra saatlerce orada sallandırılan petit * lerin azabının şimdilerde sona erdiği sevgili okulum
    *
    (lillymarlin, 15.07.2004 11:33 ~ 11:33)
  8. bizdeki "şeyh x" , "şeyh y" tarzı tarikat vari isimlerin ecnebi karşılığı(değil)dır.genelde züppe yetiştir(mez)ir , onlar da fransızca bil(mezler)irler ala(turka)franga yaşarlar.

    "anadolunun bağrından kopmuş sümüklü bir alaturka arabeskidir benim milletimin feryadı" şarkısıyla divan pastahanesinde kahvesini yudumlarken, pencerenin kenarında mendil satmaya çabalayan sokak çocuğuna "naaaahhhhh!!!!" hareketi çekerken kendisine frikik veren sarışın kıza göz kırpıp dişinin kenarında dünki swiss hotel'de yediği rostodan kalan et parçasını kredi kartı ile çıkarırken "bu akşamı bana lutuf eder misiniz" deyip ardından nuri alço gibi kahkahalar attıktan sonraki tatminkar yüz ifadesiyle gelen edit:

    çok güzel bir okul aslında, okuyamadığım için bok atıyorum içiniz rahat olsun...
    (skuba, 28.10.2004 00:32 ~ 23.05.2006 04:52)
  9. "

    atatürk'ün gençliğe hitabesi - orijinal

    ey türk gençliği !

    birinci vazifen, türk istiklâlini, türk cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

    mevcudiyetinin ve istikbâlinin yegane temeli budur. bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. istikbâlde dahi, seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici, bedhahların olacaktır. bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin! bu imkan ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. istiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. cebren ve hile ile aziz vatanın kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde
    bulunabilirler. hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. millet, fakru zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

    ey türk istikbalinin evladı!

    işte, bu ahvâl ve şerâit içinde dahi vazifen, türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır ! muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur !

    ankara, 20 ekim 1927

    atatürk'ün gençliğe hitabesi - yeni türkçe


    ey türk gençliği !

    birinci ödevin; türk bağımsızlığını, türk cumhuriyetini, sonsuzluğa değin korumak ve savunmaktır.

    varlığının ve geleceğinin biricik temeli budur. bu temel, senin en değerli güven kaynağıdır. gelecekte de, yurt içinde ve dışında, seni bu kaynaktan yoksun etmek isteyen kötücüller bulunacaktır. bir gün, bağımsızlığını ve cumhuriyetini savunmak zorunda kalırsan; ödeve atılmak için, içinde bulunacağın durumun olanaklarını ve koşullarını düşünmeyeceksin! bu olanaklar ve koşullar çok elverişsiz olabilir. bağımsızlığına ve cumhuriyetine kıymak isteyecek düşmanlar, bütün dünyada benzeri görülmedik bir utku kazanmış olabilirler. zorla ve aldatıcı düzenlerle sevgili yurdunun bütün kaleleri alınmış, bütün gemilikleri ele geçirilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve yurdun her köşesine düşman girmiş olabilir. bütün bu koşullardan daha acıklı ve korkunç olmak üzere, yurdunda, iş başında bulunanlar, aymazlık ve sapkınlık içinde olabilirler. üstelik, hainlik de yapabilirler. daha kötüsü, iş başında bulunan kişiler, kendi çıkarlarını, yurduna girmiş olan düşmanların
    siyasal erekleriyle birleştirebilirler. ulus, yoksulluk ve sıkıntı içinde ezgin ve bitkin düşmüş olabilir.

    ey türk geleceğinin gençliği !

    işte, bu ortam ve koşullar içinde bile ödevin, türk bağımsızlığını ve cumhuriyetini kurtarmaktır ! bunun için gereken güç, damarlarındaki soylu kanda vardır !

    ankara, 20 ekim 1927

    "
    şeklinde sitelerinde atatürkün gençliğe hitabesini iki ayrı dilde ifade eden , türkçeyi anadili olarak kullanmayan , ülkemizin asil soydan gelenlerin gittiği okul.


    (bkz: http://www.sj.k12.tr/...)
    (skuba, 02.11.2004 01:02)
  10. fuat anday , ali nesin gibi birtakım saygı değer kişilerin çıktığı buna karşın rüstem batum ve rüstem batum gibi komik insanların bol bol bulunduğu saygıdeğer okul.
    (skuba, 02.11.2004 01:05)
  11. 1915 - 1919 yılları arasında 1. dünya savaşı sebebiyle kapatılan ,
    bu zaman sürecinde istanbul yüksek eğitim enstitüsü olarak kullanılan ve dolayısıyla 1915-1919 yılları arasında hiç mezun vermemiş olan mükemmel okul.

    (bkz: http://www.sj.k12.tr/...)
    (skuba, 02.11.2004 01:07 ~ 01:08)
  12. "

    jean-baptiste de la salle, 1651'de fransa'nın reims şehrinde doğdu ve rouen şehrinde 1719'da öldü. zengin ve soylu bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi ve kilise'nin hizmetine girdi. kendi arazilerindeki fakir halkın cehalet ve fakirliği onu öylesine etkiledi ki kendi hayatını bu halkın eğitimine adadı.

    1679'da, 28 yaşına geldiğinde genç rahip jean-baptiste de la salle şehrinin fakir erkek çocuklarını etrafına toplayarak onları diğerlerini nasıl eğitecekleri konusunda eğitmeye başladı ve daha sonra bir de okul açtı. öğretmenliği bir daha hiç bırakmadı. dönemin geleneklerine karşın (xiv. louis dönemi) en başından itibaren, çocuklara, hiç anlamadıkları latince yerine fransızca okuttu.

    öğretim herkes için ücretsizdi. zenginleri ve fakirleri kabûl ediyordu; böylece zengin ve fakir çocuklar tanışıyor ve birlikte yaşamayı öğreniyordu. tüm çocuklara hayatta daha başarılı olabilmeleri için yönetim belgeleri okutuyordu.

    tüm bunları gerçekleştirebilmek için, frerler enstitüsü'nü kurdu, onlara da aynı pedagojik metodları öğretti ve dört veya beş kişilik ekipler halinde çalışmalarını istedi. böylece öğrenci sayısı her sınıfta artacak ve benzer seviyeler gruplara ayrılabilecekti. ancak o dönemde, her ay ders değiştiriyorlardı. bu, öğrencileri çalışmaya teşvik etmek eden muhteşem bir yoldu.

    o tarihten ölümüne dek üç farklı misyonu oldu :


    eğitimi disiplin altına almak,

    gençlere ve çocuklara faydalı olmak üzere etrafına topladığı kişileri eğitmek,

    gençlerin iyi birer insan ve vatandaş olarak yetişmeleri için okullar açmak.

    300 yıl sonra, küçük köy ilkokullarından, filipinler'de ve abd'de bulunan büyük üniversitelere kadar, 82 ülkede 900 okulda, 7000 kadar frer, kurucuları saint jean-baptiste de la salle'in yolundan gitmeye devam ediyor.

    lisemiz kadıköy saint-joseph de, feriköy saint-michel ve izmir saint-joseph gibi bu büyük ailenin üyesi ve çok özel dostlara sahip : dijon saint-joseph, selanik de la salle, iskenderiye saint-marc ve kahire de la salle.

    saint jean-baptiste de la salle, her yıl 15 mayıs'ta anılmaktadır.

    "

    şeklinde kendisi ile ilgili ülkemizin örgün öğretimine örnek teşkil eden bilgileri sitesinde veren , soylu insanların okulu , eğitim kalitesi ve de gelir seviyesi yüksek , kibar , beyefendi , bilgili , üstün-ahlaklı , vatanına karşı sadakatli , sürekli yeni şeyler öğrenmek ve öğrendiklerini insanlara aktarmak niyetlisi , önyargısız (yani budala olmayan ) insanlar yetiştiren , süperman okulu.
    (skuba, 02.11.2004 01:12)
  13. erkek öğrencileri kadıköy anadolu lisesinin erkek öğrencilerinden dayak yeseler de, bahçeleri denize nazır olmasa da hatırı sayılır dercede güzel ve de kaliteli okul.
    (amorph, 30.03.2005 18:28)
  14. francofest 2004'te yapılan gözlemler sonucunda anlaşıldığı üzre, goth olucam diye göt olan hatunlardan fazlasıyla barındırmaktadır bünyesinde.
    (drenchrome, 10.04.2005 11:13)
  15. etek renkleriyle kadıköy anadolu'ya kardeş, lise sonda sınıfımdan 3 kişinin aynı adlı 3 kız arkadaşını barındıran okul.
    (spitfire, 10.04.2005 12:23)
  16. mezun olduğumu sölemekten gurur duyduğum,hiçbir zaman unutamayacağım,çok sevdiğim,biricik okulum
    (kenny, 13.12.2005 17:27)
  17. 4 sene az çekmediğim ama cv'imde yer almasıyla bana artı puan kazandıracak nadide fransız lisesi
    (obsession7, 13.12.2005 20:56)
  18. benim gibi kallıların hem sevdiği hem de sevmediği insanları bünyesinde barındırmış komşu okul.
    (libra, 13.12.2005 20:59)
  19. bir misyoner okuludur
    benzerleri mevcuttur
    itimat etmeyiz
    (anakin skywalker, 13.12.2005 21:44)
  20. birinin anlattığına göre efsanevi din öğretmeninin çevredeki şarapçılara nasihat verdiği lise
    (geleceği gören kunduz, 13.12.2005 22:04)
  21. (bkz: fumoire)
    (bkz: gq)
    (kenny, 22.12.2005 10:54 ~ 10:55)
  22. sunay akın'ın oğlu bu okuldadır; ve bunu tiyatrosunda belirttiği için kara listemdeki okullar arasında yer almaktadır; kadıköy anadolu ile kavgaları ile meşhur olsa da hatunları oldukça güzeldir, mezun olduktan sonra sunulan avantajlar ise oldukça iyidir.
    (impera, 23.03.2006 20:16 ~ 10.03.2007 20:49)
  23. her sene bu zamanlar petit pain (küçük ekmek) adında mezunlar günü düzenleyen lise. bu gün adını, dağıtılan çikolatalı ekmeklerden almaktadır. mezunların görüşüp hasret giderdiği, yetişkinlerin çoluk çocuk toplanıp geldiği, açık arttırmalarla ve lezzetli yemeklerle tamamlanan bir gün olmaktadır.
    (arch angel, 04.06.2006 18:30)
  24. içinde bir doğal bilimler müzesi bulunan en yüksek puanlı fransız lisesi. müzesinde neredeyse her çeşit hayvan kavanozlarda veya doldurulmuş bir şekilde sergilenmektedir. ama gördüğüm kadarı ile biraz karanlık ve ürkütücü bir okul.
    (chrystal, 04.06.2006 18:49)
  25. mezun olalı tam 2 sene olan ve deliler gibi özlediğim okulum. daha 10 yaşında hayat hakkında hiçbir fikre sahip değilken bizi eğiten, aileden alınan eğitimin üstüne disiplini, düzeni, saygıyı, zorluklarla mücadele etmeyi, yeri geldiğinde hakkını aramayı, kısacası hayatı öğreten, ve bunu 8 sene içinde hiç farkettirmeden yapan canım okulum. ilk girdiğim gün bu koca okulda 8 sene bitmez diye düşünürken okuldaki son günde 8 senenin ne kadar çabuk geçtiğini ve o okulun bizi kendine ne kadar bağladığını farketmiştim. orada en güzel arkadaşlıkların temelleri atıldı. orada hayatın temeli atıldı...

    petit pain'e gittim böyle oldu, evet...
    (misuf, 27.06.2006 19:49)
 sayfa  / 2