ingilizlerin ünlü beatles grubunun gitaristi ve grubun çoğu parçasının söz ve bestecisi olması dışında tam bir fikir adamıdır (ki küba özgürlük anıtında fidel kastro ve che'den sonra onun ismi gelmektedir) kazandığı paranın büyük kısmını hakirler ve kübanın kurtuluşu için harcamıştır, yoko ono'yla ewlenmesi hayatındaki en büyük talihsizlik olan üstadın hayranı tarafından değil cia tarafından öldürüldüğü olasılığı daha yüksektir
bazen düşünüyorum; yakışıklı adam, şan şöhret var, ne diye saçı sakalı uzatıp gidip o kadınla takıldı. muhalif tavrına, barışı savunmasına bişey söleyemem, imagine'da çoğu insanın bugün bile hayal edemeyeceği şeyleri yazmıştır. ama yine de, "her şey daha farklı olabilirdi" diye düşünüyor insan.
belki o zaman "hayranı sokağın ortasında öldürdü bunu" gibi bi saçmalık ortaya çıkarılarak, aslında karanlık güçler tarafından öldürülmemiş olurdu. hala aramızda olurdu belki.
bi bildiği vardır herhalde. buralar için fazla iyiydi belki de. kim olduğu hakkında öz bir bilgi için imagine'nin sözlerine bakılabilir.
tarih yazmış bir grubun frontmani olmasına karşılık sistemin kendisini kullanmasına izin vermiş, süper üretken müzisyen. hakkında şöyle bir şehir efsanesi vardır:
ono'yla yaşadığı muhteşem malikanesine bir evsiz girmeyi başarır, bekçiler adamı yakalar fakat adam ısrarla lennon ile görüşmesi gerektiğini söyler, durum lennon'a bildirilir, gelir adamı dinler adam "sizin hayranınızım, şarkılarınızda söylediğiniz gibi, kardeşlik, paylaşım, ortaklık adına bana yardımcı olur musunuz, yiyecek birşeyler verir misiniz?" der. john lennon ise; "dostum ölyle şeyler şarkılarda olur üzgünüm" der ve adamı dışarı attırır.
dün cep telefonuma gelen bir taziye mesajıyla hatırladığım kimse. irtibatımız beatles'a yani müziğine duyduğum alakadan ibaretti, fikri yapısını hiç merak etmemiş olduğum bu mevtanın da bizim evvel vaz ettiğimiz ütopyamızı andırır düşünceleri varmış meğer. tapudur, mülktür olmasın, hayat bayram olsun gibi düşünceler vaz etmiş, ben kendimi alaya alıyordum, o gerçekten düşlemiş bunları.
ingiliz basını hakkında yorumlar getirmektedir.
"çirkin bir kadınla beraber artık john lennon"
john lennon, yokonun gururunu okşama isteği duymaksızın oldukça içten "yoko çirkin olsaydı bile bu söylenmemeliydi." der. "yoko çok güzel bir kadın."
aşkını bütün dünyaya göstermek ister, yine de yanlış anlaşılır. sürekli yanlış anlaşılır.
ben doğmadan ölür, ruhu yaşar... şarkıları yaşar... ölmeyen pek nadir insanlardan biridir bu yüzden...
ne güzel senin gibi hissedebiliyorum dedirtir.
dont you miss the big time boy
you're no longer on the ball....
savaşlar, hükümetler, din, aç gözlülük ve hatta ülkelerin olmadığı barış ve özgürlük kokan yepyeni bir dünya düşleyen dünya barışçısıdır. hayal kelimesini tüm sesleriyle insanlığa sunmuştur. "imagine" onunla bambaşka bir kimliğine bürünüp barışı, kardeşliği, huzuru temsil etmeye başlamıştır.
1969'da insanlar gazetelerini açtıklarında şok geçirirler: john lennon, japon eşi yoko ono ve the beatle'ın barış protestosu için bir hotel odasında yatağın üstünde otururlarken çekilen fotografları vardır. " all you need is love" ve "give peace a chance" şarkılarıyla tüm dünyaya mutlu bir yaşamın formülünü keşfettiğini haykırmıştır adeta. grubuyla hindistan'a gidip meditasyon yapmıştır. gerçek, insancıl ve barış dolu bir dünyayı "imagine" şarkısında betimlemiştir. böyle bir efsanenin new york'taki apartmanı önünde çok büyük bir fanatiği olan mark chapman tarafından öldürüldüne inanılmaktadır. (benin inanmadığım bir olaydır.)
-for our next song i'd like to ask your help. would the people in the cheaper seats clap your hands? rest of you... if you'll just rattle your jewellery...
kaynak: anthology
vizyon'a yeni giren the us versus john lennon filminden de anlaşılabileceği gibi, aşk şarkıları söyleyen, kızların hastası olduğu sanatçı'dan çok daha ötesi olmuş, annem'in elvis presley'le beraber takıntısı.
beatles grubunda imagine adlı solo seslendirmesi ile ütopik bir dünyayı kurgulamış ve ütopikte olsa çoğu insanın gönlüne hitap etmiş olacak ki yıllardır etkisini yitirmeyen bir çalışma olarak imagine ile özdeşleşmiiştir
kendisi bildiğin bir devrimcidir, eline silah almadan devrim yapabileceğine inananların safındadır ama kara panterlere sempatisi de vardır.
america nın başedemeyip onu sınırdışı ettiği zaman nutopia nın kurucusudur . milliyetçilik düşüncesinin temelinin sağlam olmadığını anlamış bir abidir. ünlü vatansızlar(!) sınıfına girecekken, watergate skandalı ile çürükleşen nixon ve yönetimine açtığı bazı davalarla yırtmıştır, çünkü new york u sevmektedir.
fbi takibinde huzursuz ama ruh eşi yoko ono ile çok da huzurlu bir hayat geçirmiştir.
döneminden çok ileride düşünen, aptal amerikalıların bugün bile hala anlayamadığı bir çok şeyi çok öncesinden anlamış bir aydınlanmış kişidir. john sinclair e ithafen, john sinclair in başına gelen olayı protesto ederken söylediği attica state bu aydınlanmasına en güzel örnektir, "uyuşturucu kaçakçılığı yapan bir cia ajanı olsaydı başına bu gelmeyecekti, tek suçu bir kadına ot vermekti"