led zeppelinin aşmış, yarmış, bitirmiş davulcusu. konserlerde gaza gelip bagetleri fırlatıp kanayana kadar elleriyle devam ettiği rivayet edilmekte. fazla alkol etkisiyle erkenden göçmüştür bu dünyadan.
babası marangozdur.ilk davulculuk deneyimlerini de tahtalarla etrafa vurarak elde etmiştir.çiftçiydi aynı zamanda.tarlayı sürmek en büyük eğlencelerindendi.ayrıyeten sürat meraklısıdır.aşırı alkol aldığı bir gece, uykusunda kusmuğundan boğularak ölmüştür.şu an yaşayıp mevcut davulları görseydi,mevcut bateristler toplu intihara kalkışırdı büyük ihtimal.oğlu da kendisi gibi bateristtir.yumuşak görüntülü led zeppelin in maçosudur aynı zamanda.
gerek saç baş imajıyla olsun, gerek yeteneği ile olsun, gerekse sempatik tavırlarıyla olsun her nesil gençliğin idolü olmayı başarabilmiş, talihsiz bi şekilde hayatını kaybeden efsanevi
led zeppelin davulcusudur..
kendi kusmuğuyla boğularak ölen büyük baterist. ölümüyle muhtemel yeni ve mükemmel led zeppelin albümlerinin önünü kesmiştir. büyük uyumu bozmuştur. jimmy page'e bağlanıyoruz;
“gerçekten imkansız artık devam etmemiz… bütün bu yaşadıklarımızın ışığında şarkılarımızı bir öyle, bir böyle değiştirir, söylerdik. ancak bir başka davulcu ile olamazdı bu.. geçmişte de şimdi olduğu gibi birbirimize büyük saygımız vardı ve böyle sürmeliydi..” teşekkürler jimmy.
yani kısaca "ne yaptın be abijim, ağzınla içsene şunu..."
royal albert hall konserinde
moby dick e attığı 12 dakikalık solo ile boyut değiştiren kişilik. solo sırasında bagetleri bir kenara bırakıp ellerini kullanması ayrı bir olaydır. solo bitip robert plant seyircilere onu işaret ederek 'john bonham' dediğinde ayağa kalkıp hafifçe başını öne eğerken ki hali görülmeye değerdir. 'ben ne yaptım ki? nooluyor?' dercesine gülümser. daha napıcan? insan ol. insan.
1975 - physical graffiti albümünün 1. cd sindeki "the rover" şarkısının girişiyle bateride duymuş olduğum en yetenek arz edici girişlerden birini yapmış, lakabı bonzo olan efsane..
kimi konserlerde (the song remains the same filminde de bir benzeri olan) sahneden grubun inerek bonzoyu hayranlarıyla yalnız bırakmasına yol açacak kadar etkili ve güzel sololar atar..hatta bu sololarda kendini o kadar kaybetmiştir ki çıplak elleriyle çalarken kanamayı farketmediği bir gün sahneden ambulansa geçmiştir..
kanımca gelmiş geçmiş en iyi bateristtir. gencecik yaşında ölmesine üzülürüm.
kariyerinin başından ölümüne kadar
ludwig davullar kullanmıştır. o dönemler 26''lık kick kullanmıştır. son derece agresif ama bir o kadar da teknik çalardı kendisi. kariyerinin başlarında agresif ve o zamana kadar görülmemiş tekniğiyle pek çok klüpte çalması yasaklanmıştı.
ayrıca zil olarak tercihi
paiste markasından yanadır. kullandığı bagetler o zamanlar piyasada bulunmayacak kadar sert ve kalın bagetlerdi.
promuco marka özel yapım(custom) bagetler kullandığı bilinmektedir. davul derilerinde tercihi bildiğim kadarıyla
remoidi.
the song remains the same izleyenler bilir, moby dick şarkısı sırasında 12 dakikalık hayvani bir davul solosu atarak bilgisayar karşısında beni konser alanında seyircileri mest eden gelmiş geçmiş en büyük baterist. kendisine "bonham baterist mi lan yeaa" demek için cahil cesareti gerekir. zira bu güzel abimiz moby dick çalarken artık bagetlerin hızını kestiğini ve bagetlerin yetmeyeceğini anlamış bagetleri usulca kenara bırakarak ellerini kullanmaya başlamıştır. aynı dvd'deki stairway to heaven yorumunda kendinden geçmiş ruhunun arşa değdiği gözlenmiştir. gerek komplike tekniği gerek çalma stili gerek hızı sebebiyle birçok klüpte davul çalması yasaklanmıştır. malum olayın olduğu gün artık nasıl bir ruh halinde ise robert plant'e "bugün sen davul çal ben şarkı söyleyeyim ne de olsa bir bok çalamıyorum" demiştir...
kraldır, led zeppelin severlerin gönlünde yatan ağadır tıpkı her genç kızın yüreğinde yatan ağa gibi. mütevazidir, hızlıdır. eğer yaşasaydı bugünki sikko davulcuların hiçbirinin piyasada olmayacağı kesindi, ama kısmet tabi herşey.. öyle bir kimyanın adamıdır ki grubun çılgın elemanı page "devam etmemiz imkansızdı. arkamı döneceğim ve bonham olmayacak. bunun olması söz konusu bile olamazdı" demiştir kendisi için..
kendisine davulun şairi demek istediğim davulcunun adıdır. led zeppelin dinlerken çok kez gitarı vokali dinlemeyi bırakıp sadece davulu dinlediğim olmuştur. hatta ve hatta stairway to heaven'ı sadece davulu için açtığım ve dinlediğim az değildir. bagetler deriye vurdukça hava aydınlanır, zillere abandıkça şair, tutamadığım bi enerji kaplar içimi.
dyer maker desen, be evladım! sen romantik bir şarkıda( gerçi bu şarkının sadece şaka amaçlı olduğu grup üyeleri tarafından ısrarla belirtilse de yine de müzip bi romantizm barındırır) bir davula abanarak nasıl bu kadar hislendirebilirsin insanı?
hani birileri illaki bi enstrumanı ağlatır ya bonzo da since ı've been loving you ve baby ı'm gonna leave you' da davulu ağlatır. parçaya paralel içimizde biz de ağlarız. açan güneş kararır, önüne gelen kıza bi s*ktiri çekmek istersin. felan... nitekim dinlemeye korktuğum parçalardır bunlar.
konserlerinde yarım saate varan sololar atıp devamında hiçbirşey olmamış gibi şarkıya devam etmesine ise söyleyecek söz bulamıyorum. zaten üç saat sahnede kalıyorsun bi de üstüne şarkıyı sana yıkıp gidyorlar. sen hala gık çıkarmadan dinleyenleri mest ediyorsun. ne diyim ben sana?
iyi ki vardın ve iyi ki o davula kendini kattın.
ölümüyle beraber "bonzo'suz zeppelin olmaz, kapatıyoruz dükkanı" kararı alınan efsanevi davul üstadı. adam çalıyor abi, feci çalıyor.
immigrant song'daki basit bir tempoyla da,
moby dick şovuyla da heyecanlandırıyor ve davula heveslendiriyor.
o son votkayı içmeyecektin bonzo, ne vardı ki bu kadar içecek?
achilles last stand adlı şaheseri, şaheser haline getiren kişidir. öyle ki
a change of seasons albümündeki dt coverında mike portnoy "yavan" kalıyor.
when the levee breaks'i de unutmamak lazım. parça bonzo üç katlı bir evin merdiven boşluğunda çalarken kaydedilmiştir.
ayrıca:
(bkz:
bonzo's montreux)
moby dick solosunda davula çıplak elle girişen üstat. davul çalıp da bu adamdan etkilenmemek ne mümkün!
(trasker, 28.10.2009 21:25 ~ 21:26)