seslerin üzerine başka sesler bindirerek süper tınılar elde etmiş olan yetenekli kişili. yaptığı şey ince ipleri birbirine dolayarak halat elde etmeye benzetilebilir, o da notaları üst üste bindirip birbirine dolayarak süper sesler elde etmiştir.
(ba of, 01.07.2004 12:51)
1685-1750 yılları arasında yaşamaış, müzisyen bach sülalesinin en yetenekli ve en ünlü ferdi. kendisi son derece dindar birisiymiş ve tanrıyı memnun etmek için çaldığını söylermiş. zaten uzun yıllar muhtelif kiliselerde org çalmış. fakat kilise adetlerine uygun olmayan yenilikler getirdiği için bazı sorunlar yaşamış. sonrasında soyluların, kralların saraylarında, onların himayesinde çalışmalarını sürdürmüş.
kendinden önceki tüm müzik formlarını, çok sesliliği, armoni ve kontrpuanı olabilcek en üst seviyesine çıkartmış, kendisi apayrı bir tarz geliştirmemekle beraber, kendi çağının en üst ürünlerini vermiştir ve barok dönemi kapatmıştır.ayrıca kendinden önce akort sistemindeki çarpıklıkları da ortadan kaldırmış ve bu yeni sistemi "well tempered klavier" eserinde göstermiştir. bu eserde 48 tane prelüd ve füg vardır.
dinlemekten asla bıkmadığım büyük bestecidir ayrıca kendisi. en iyi kayıtlar için glenn gould ın çaldığı versiyonları tavsiye edilir.
barok dönem müzisyenlerinden,değeri öldükten sonra anlaşılmış bahtsız insan.
(lupin, 29.11.2004 16:53)
gelmiş geçmiş en iyi müzisyen...piyano başinda olmadan 42 dakikalık bir eseri yazmiştir.sadece müzisyen değil matematik dehasıdırda.yazdıkları incelendiğinde hepsi bir mantığa bir diziye oturturulmuştur.chaconne adlı ölümü anlatan esere gelince; hiç bir zaman sonuna kadar dinleyemediğim büyülü şarkı, j.s.bach'dan dinleyemesek bile çok iyi yorumladığına inandığım fazıl say'dan dinlediğimde bile sonuna dayanamadığım tüm ayrıntıları alan sanki sizinle konusan bir eser yazmiştir.ilginç olan ise bunu yazarken piyano başinda olmamasıdır...o müziğin tanrısı
isminin harfleri
b = si
a = la
c = do
h = sib (eskiden tabi ki)
bu akorları eserlerinin içine bir şifre olarak gizlemiştir. ayrıca o vakitlerin kilisesi tarafından şeytanın müziği diye kullanılması yasaklanan akorları da füglerinin içine ustaca gizlemiş ve kiliseyi keklemiştir. evrensel dahidir. kendi çağında değeri bilinemeyen ancak yüzyıllar sonra zekasına hayran olunan insanlardan biridir.20 çocuk babasıdır.kilisede klavsen çalarak müziğe başlamıştır ve dönemin ünlü bir klavsencisini izlemek için 300 km yürüyüp başka bir şehire gitmiştir.
ayrıca (bkz:
glenn gould)..
birçok müzik öğrencisinin yeniden doğsa katili olurdum heralde diye düşündüğü, en basit menüetlerini bile çalarken zorlandığı
nasıl yazmışsa artık besteci.
toccata and fugue in d minor parçasının yarıtıcısı, klisede ki orgtan çıkardığı her parçayla insanları kendinden geçiren, pianoya bir kez daha bağlanmamı sağlayan, ilerki yıllarda birçok bestecinin örnek alacağı, çok sesli müzik kavramını getiren, gamlarıyla ve minör yazılmış eserleriyle akılda çok rahat kalabilen, müzisyen aileden gelmiş yetenek.
yaşadığı çağda yerçekimi kanıtlanmış, amerika’da bağımsızlık bildirgesi'ni oluşturan koşullar olgunlaşmış,osmanlılar viyana kapılarına dayanmıştır.uzun yıllar müzikte bir başlangıç noktası olduğu kabul edilmiştir.
"eğer dünyadaki bütün notalar ve müzisyenler yok olsa, sadece bach'ın notaları kalsa, dünya şimdiki müziksel derinliğe çok kısa bir sürede gene ulaşır" gibi bir efsaneye de sahip alman müzisyendir.
leipzig sokaklarında onun bastığı taşların üzerine basarken içinizden notalarını mırıldanınca anlaşılan usta müzisyen. kilisenin önünde heykeli dikilmiştir, yıllarca dolaştığı
leipzig sokakları hala evsahipliği yapar onun notalarına
menuet adlı eserinin enn böyle basitleştirilerek çift gitara aktarılmış halini çalabildiğim mükemmel bir müzisten .
günümüz metalinin de atası sayılabilecek über insan... hayranları arasında cliff burton gibi adamlar var daha nasıl kuralım metalle bağlantısını...
günümüz metalinin atası olduğunu duyarsa, mezarından çıkıp bunu iddia edenleri korkutacak olan süper insan.
toccata and fugue eserini yolda yürürken dinlediğinizde tripten tribe gireceğiniz yüce müzisyen, gönül adamı, klasik müziğin taçsız prensi.
hayvan müzisyen. çok fena biçimde aşmış. bin yıl sonra da varolur bu adam, iddia ediyorum.
toccata adlı eseri senfonik rock tarzında dinlendiğinde,hiç bir rockcunun ulaşamadığı bir erdeme ta o zamanlardan ulaşmış olduğunu anlayabilirsiniz. mutlaka dinlenmeli.
pamela l. poulin'in aktardığına göre, "the ultimate end or final goal of all music (...) is nothing but for the honour of god and the renewal of the soul" buyurmuş büyük üstad.
pamela l. poulin (1994), j.s. bach's precepts and principles for playing the thorough-bass or accompanying in four parts, leipzig, 1738.
birkaç karikatürde osuran adamların götünde isminin yazdığını gördüğüm müzisyen. çakı çekilirken veya kötü kedi şerafettin'in siki kalkarken "swiss" diye kalkıyor, buna bir biçimde anlam verebiliyoruz ama adam osururken neden "johann sebastian bach" efektiyle osuruyor çözemedim. bir kısım karikatüristin neden böyle dingoz bir tercih yaptığını çözmek güç. rahmetli bakliyata talim edilen savaş yıllarında mı yaşamıştı neydi? ne tür bir imadır bu? şopar işi, çöri işi espiriler bunlar. komik değil.
tüm eserleri, her birinde on kadar şarkı olan 153 (yüz elli üç) cd'ye ancak sığmış besteci. karşılaştırmak için söyleyeyim, derleme albümleri de sayarsak
queen toplam 33 albüm çıkarmış.
kendisi hepsine isim bulmakla uğraşmadığı için müzik severlerin atıf yapmakta zorlandığı 1126 adet eseri
wolfgang schmieder tarafından 1950 yılında kataloglanmış. schmieder tüm eserlere başında
bwv harfleri olan numaralar vermiş. işte bu durum da bize üretkenliğin tanımını yapıyor: bir gün kataloglamayı gerektirecek kadar eser ortaya koymak.