ks. jandarma istihbarat ve terörle mücadele teşkilatı
varlığı jandarma tarafından uzun süre inkar edilmiştir. istihbarat açısından, doğal bir durumdur.
devletin beslediği,derin devletin terör örgütü..bünyesindeki bir kişinin itiraf silsilesiyle devletin kamuoyunda "aydın" olarak bilinen bir çok gazeteci,müzisyen,ilerici insanı öldüreceği ortaya çıkmıştır.
şu anda yasal olarak varlığını sürdüren fakat yakın zamana kadar gizli kalmış olan oluşum. bir ülkede bu kadar çok ayrı istihbarat örgütünün olması da ilginç bir durumdur.
devlet terörizminin karanlık kolu,türkiye'nin gladiosu.küçük hesapları daha büyük hesaplara kanalize etmeye çalışan devletin bi nevi zincirsiz köpekleri ve ya kurtları...
ısrarla "derin devlet", "illegal", "çete" kavramlarıyla ilişkilendirilmeye, devletin kontrolünde olmayan bir şeymiş gibi sıfatlandırılmaya çalışılan devlet birimidir. aslında derin devlet diye bir şeyin olmadığı, bu birliklerin ve faşist tetikçilerin açıktan, tamamen t.c devletinin aldığı kararlarla yönlendirildiği biliniyor fakat istenmeyen bir şeymişlercesine lânse ediliyorlar. bu türden "gizli" yapılanmaların kökeni '80 öncesi şiddeti artan sınıf mücadelesine dayanıyor.
jandarma istihbarat teşkilatı olarak uzun açılımı olan resmı örgüt.
kuruculuş amaci doguda pkk ya karsi gayri resmi bir savaş yürütmek olan bu teşkilat kuruluşundan itibaren bünyesinde çok sayıda eski pkklı yeni itirafçı barındırmasıyla bu savaşını bir kontrgerilla mücadelesine dönüştürmüştür.
bu itifarçılar arasında bir dönem pkk içinde üst düzey görevlerde yer almış kişilerde yer almaktadır.örnek vermek gerekirse alaatin kanat bunlar içinde en bilinenidir.ayrıca yeşil kod adıyla tanınan mahmut yıldırımın da adını anmamak yeşile haksızlık olur.
teşkilat bu itirafçılar sayesinde doğuda hem pkk ile bir kirli savaş sürdürürken aynı zamanda bölgenin uyuşturucu ve kaçakçılık gibi pis işlerini de denetiminde tutmaktadır.bu sayede pkk ile mucadele ediyor gibi görünürken aynı zamanda ceplerini de kirli para ile doldurmaktan çekinmemiştir.
yıllarca bölge de kah kendi kirli amacları uğruna kah devletin kirli amaclari uğruna faili meçhul cinayet işlemekten çekinmeyen bu teşkilat belli bir süre sonra kendi içinde bir kavgaya tutuşmaya başlamıştır.
bu kavganın baslangıcı tarık ümit ve cem ersever in öldürülmesiyle su yüzüne çikmiştır.tahmin edeceğiniz gibi bu catışmalar devlet sevgisinden değil teşkilatın elde ettiği uyuşturucu parasının dağıtımı yüzünden çıkmıştır.özellikle teşkilatın kurucusu olan ve yıllarca bölgede birçok cinayette adı gecen cem erseverin öldürülmesi örgütün yavaş yavaş devletin kontrolünden çıktığının bir göstergesidir.
örgüt kendi çıkarlarının önüne geçen herkesi hiçbir sakınca görmeden ortadan kaldırmayı da kendine bir görev bellemiştir. eşref bitlis paşa cinayeti ve ersever cinayetini buna örnek gösterebiliriz.ne de olsa artık jitem devlet icinde bir devlet * konumuna gelmiştir ve her devlette oldugu gibi önce kendi çıkarlarını korumayi istemektedir.
askerliğimin ilk günü hatta daha asker değiliz. akşam teslim olmuşuz, suçlu gibi, kamuflaj filan almak için ortalarda dolanıyoruz. üstümüzde de hâlâ sivil kıyafetler var ne de olsa bir gün sonra asker olacağız tam olarak. havada buz gibi eksi derecelerde seyir ediyor, yanımdaki hımbıl orada duran deri montlu bir herife "telefon kulubesi var mı buralarda yaaaaa" gibisinden bir şeyler sormuştu. vay, sen misin bunu soran? adam sıradan komutan olmadığından girip, ellerimizi cebimizden çıkarmamızı, arkamızı dönüp gidişimiz hakkında fırçalamaya başladı. lan, dur daha ilk gün bile değil. sonradan öğrendik ki herif jitemmiş. zaten tipleri göreceksiniz at hırsızı hepsi. sokakta görsen inanmazsın. 5 ay da su gibi geçti şimdi gitsinler başkalarına fırça atsın sevgili je t'aime.
devlet baba tarafından kurulan ancak kötü amaçlı insanlar ile iyice rezilliğin dibine vuran sözde istihbarat topluluğu.
içlerinde polis,asker,sivil ve maaşlı pkk itirafçılarının bulunduğu bilinmektedir.
yaptıkları icraatların yüzde 10 u devlet yüzde 90 ı şahsi menfaatlari içindir.
jitem yetkilileri geniş yetkilerini kötü kullanmışlardır.
bazı üst düzey askeri yetkililerin bu pkk itirafçılarına gerilla kıfayeti giydirip köylerden mezralardan pkk adına haraç topladığı ve bu paralarıda şahsi menfaatlerinde kullandığı ergenekon raporlarına geçmiş ve basınada sızmıştır.
kokmuş ve rezil düzenin göstergelerinden birisidir.
(bkz: burası türkiye)
ya olmaz böyle bir şey inanamadım...bunu yapan insan olamaz.
kürtçe ismiyle maho gevdan, türk vatandaşlığına geçtiği ismi ile mehmet kılıç, 1988 yılına kadar mesud barzani liderliğindeki kürdistan demokrat partisi (kdp) zaho bölge peşmerge komutanı olarak peşmergelere komutanlık yaptı. ancak halepçe katliamından sonra ailesiyle türkiye'ye kaçarak gelen hem türkiye hem de ırak vatandaşı olan kılıç'ın hayatı askere gitmesiyle beraber değişti. mehmet kılıç'ın kaçırılma hikâyesini suriye asıllı itirafçı ibrahim babat, susurluk soruşturmasını araştıran raportör kutlu savaş'a şöyle anlatmıştı: "1989'da jitem komutanları tarafından bizden mehmet kılıç'ın (maho gevdan) antalya'dan alınıp getirilmesi istendi. ben, astsubay şaban bayram ve erol adındaki bir askerle birlikte antalya'da il jandarma alay komutanıyla görüştüm. yetkililer geleceğimizden haberdardı. alay komutanına, 'alıyoruz, ancak geri getirmeyebiliriz; ifadesini aldıktan sonra infaz edebiliriz.' dedik. ertesi günü mehmet'i nizamiye kapısından aldık, silopi'ye getirdik. cem ersever'in sürekli ilişkide olduğu ırak irtibat subayına teslim ettik. mehmet kılıç, eskiden kdp içinde üst düzey sorumlu olduğundan ırak devleti tarafından jitem'den 100 bin dolar karşılığında istenmişti. bu olayı duyan ve rahatsız olan yüzbaşı ismail öztoprak, daha sonra kaza süsü verilen bir olayla öldürüldü." dedi.
sonuç olarak ırakta bu muhalife ne mi yapıldı? tabi ki katledildi...