bu hikayeyi ali teoman'dan dinledim (ki adına bir bakınız eyleseydim başlığında yer alan ali tandoğan salt bakınız'ı nedeniyle yanlış fikirlere kapılabilirdiniz; bu nedenle kendisi hakkında "uykuda çocuk ölümleri" ve "pervaneler"in yazarıdır diyelim ve kendisini çok sevdiğimizi belirtelim) ki kendisi bu hikayeyi belki biraz da bendenizin zoruyla başka bir sözlükte de dile getirmiştir, lakin burada da anmakta sakınca görmüyorum, dolayısıyla başlığın altına "bilmem ne sözlükten arak başlıklar" yazan ya da yazacak olan sevgili arı kardeşime fena halde çemkireceğimi de ekleyeyim.
hikaye şudur;
umberto eco bey
gülün adı romanı içün
il nome della rosa postille bildirisini sunacağı gün yaptığı basın toplantısında bir gazeteci kendisine, "bay eco; siz hem roman sanatı üzerine kuramlar içeren kitaplar yayımladınız, hem de kuramlarınızı destekleyen harika bir kurmaca yayımladınız. genelde ya kuramcılardan ya da kurmacacılardan oluşan edebiyat dünyası bizi buna alıştırmışken siz nasıl oluyor da her ikisini birden çok iyi yapabiliyorsunuz?" diye sorar.
işte eco beyin bu soruya verdiği cevaptır bu.