|
|
- ortaokul sıralarında boyalı kuşla literatüre giren ardından being there gibi muhteşem bir filmin aslında onun romanı olduğunu öğrendiğim yazar. delidir, intihar etmiştir.
- çocukluğu gerçekten problemli geçen ve bu yüzden yazdığı kitaplarda bunu hissedebildiğimiz yazar.
(tekne, 21.04.2004 10:42)
- tapınmak ile nefret arasında kalmış imgelemlerin somut hali,yazar,çizer,boyar,küser...
"önde koşmak arka da kalmak kadar tehlikeliydi.her yanlış adım hareketi yavaşlatır, her düşen öz kardeşlerinin ayakları altında ezilirdi.....
oysa hepimiz yalnız olduğumuzu ,gavrilaların,mitkaların ve öteki dostların, yaşantımızdan gelip geçtiğini bilmeli,anlamalıydık.insanlar anlaşamadıklarına gore dilsizliğin de bir önemi yoktu.birbiriyle takışır,birbirlerinden hoşlanır,öpüşür ya da tepişirdi.ama herkes yine kendisini düşünürdü."
- altı yaşındayken ikinci dünya savaşı nedeniyle evinden ayrılmak zorunda kalmış ve nazi işgalinini olduğu dönemde köylülerle yapılan bir çatışmada konuşma yeteneğini yitirmiştir. savaş sonunda ailesine tekrar kavuşmuş ve tatideyken başına gelen bir kazayla tekrar konuşma yetisine kavuşmuştur. marksisizmi reddettiği için iki kez okuldan uzaklaştırılmıştır. birçok işte çalışmıştır(ırgatlık, çiftçilik, kamyon şoförlüğü, fotorafçılık, kayak hocalığı, danışmanlık, akademisyenlik...)
polonya'da doğan yazar, ingilizcesini kamyon şoförü olduğu dönemde amerika'nın her tarafını dolaşarak çok geliştirmiştir. hatta vakıf bursları dahi almakta hiç zorlanmadı. özellikle boyalı kuş ve adımlar adlı eserleriyle tüm dünyada tanınmıştır. her zaman hareket halinde olan ve yazmadan duramayan kişi olmuştur. eşi tarafından banyoda başına geçirilmiş plastik torbayla ölü bulunması da kosinski'nin yazdığı eserlerindeki ölümün bir şekli olduğu düşünülmektedir. kendisinin yaşadıklarını yazdığına, yazdıklarını ise yaşadığına inanılmaktadır.
* kitaplarında anlattıklarını en gerçek ve sade bir dille sunmuştur. öyle süslü, makyajlı ifadelere yer yoktur. kötülüğün destanlarından birinin yazarı gibi gelir bana.(sunflower, 01.01.2007 17:55 ~ 24.02.2007 15:06)
- koskoca dünya edebiyatı bu kadar basite indirgenip, böylesine yüzeysel bir kişisellikle değerlendirilir mi diye sormuştum hocama.
baktı güldü bana, ah deli oğlan diyerek başımı okşadı, oğlanın altında kötü bir mana yoktu ama, evet oğlum evet, o ve charles bukowski ile diğerleri şeklinde ikiye ayrılır tüm yazarlar, denge ancak böyle sağlanabilir, birinden biri karşı tarafa geçerse ara çok açılır dedi, onu bir daha hiç görmedim.
- türkçe'ye çevrilmiş kitapları;
(bkz: the painted bird)
(bkz: being there)
(bkz: cockpit)
(bkz: blind date)
(bkz: the devil tree)
(bkz: pinball)
(bkz: steps)
- 3 mayıs 1991 günü yaşamını intiharla noktaladığında, ayrılma notuna;
"her zamankinden daha uzun bir süre uyuyacağım. buna sonsuzluk deyin!" diye yazmıştı.
|