merhaba! itü sözlük, içeriği dünyanın değişik noktalarında bulunan yazarlarca oluşturulan bir interaktif sözlüktür. daha fazla bilgi alabilir, üye olarak içeriğin genişlemesine katkıda bulunabilirsiniz.
  1. 4

jehan barbur

  1. bu başlıkta
  2. bakın dur
  3. sırala
  4. #kültür sanat
  1. fizy.org'un "sakin" modu* sayesinde tanıdığımız, tanımakla kalmayıp arka arkaya bilmem kaç defa dinlenen, sesiyle huzur veren insan.
  2. yanlış

    penceremi aralama sebebim
    tatlı deniz kokusu
    gece sakinlemiş bir dalganın kıyıya vurduğu pörsümüş yosun eskisi
    güney sahilinden selam eder bana evim, annem
    her sabah saydığım balıkçı kayıkları
    ve girizgahı olurlar bu ilintisiz şiirin

    (…)

    yine çok içki çok sigara
    susmuyor çünkü aklım
    geçmişim, geçirmişliğim
    geçkinliğim, içim
    e o zaman ben de içeyim
    ve anlayamaz kimse içsel tartımın hassasiyetini
    bana ödettiği kefareti

    anlayamazsın belki de beni
    çünkü benim kadar çok sevmemişsindir kelimeleri
    ya da benim kadar tüketmemişsindir hepsini
    hayatın içinde, birine, sevdiğine, sevmediğine
    uykunu benimki kadar bölmemiştir savsak düşünceler
    benim kadar kısılmış mıdır sesin bağırmaktan
    ya da benim kadar cesaret etmiş misindir anlatmaya kendi hayatını
    yoksa başkasından dinlemeyi mi tercih etmişsindir küskünlüğünü, bedbinliğini,
    başkasının ağzında damağa yapışmış kendini,

    “benim kadar” demek çok demek değil asla
    bana kadar, ben kadar, üzerimdeki küçük benler kadar
    “senden az” kadar

    aynı anda kaç kişiyi sevdin hayatında?
    aynı anda kaç kişiden nefret ettin?
    kaç kez sevdin kendini gündüzleri?
    kaç kadınla seviştin bir gecede?
    kaç kere korktun ve yani cesaretini kamçıladın hayatını değiştirmek için
    ya da korumak için ve kalsın diye olduğu yerde hayatın?
    kaç kere zorunlu olmadığın için, okşadın sevdiğinin başını
    başına kalkar diye mi korktun hep? kalktı mı çokça?

    çok mu durdurdun kendini? olmayı istediğin
    ve dışarıdan baktığında kendine konduramadığın adam olmak için
    baktın mı dışarıdan içeriye
    içine?
    her bakışın içine
    yükseklik korkusu mu?
    v e r t i g o
    sığ bir deniz dipsizliği mi?
    ne?

    çok mu yol bitirdin hayatında?
    geçtin mi aynı yoldan,
    karşılaştın mı aynı insanlarla? bildin mi yüzlerini, anımsadın mı isimlerini?
    kaç kez ısrarla aynı kapıyı çaldın
    ve çarpıldı kapı suratına?
    kaç kez terk ettin, terk edildin?
    topladın mı hepsini
    böldün mü hayatına?
    çarptın mı kendi suratına, yoksa unutmayı mı seçtin?
    unuttun mu ilk gençliğini
    ve büyütebilir misin bu unutkanlıkla kendini; ya da beni? ve geçmişindekini?

    hatırladıklarını yazdın mı?
    ve yazarken en önemlisi
    kaç kez değiştirdin kelimelerini
    en doğrusunu, en uygununu
    ağzında en az çiğnediğini bulmak için?

    var mıdır “güzel sözler kitabı” rafında
    ve açılmış mıdır hiç kapağı?
    kendine sarf ettiğin güzelliği topladın mı hiç başka birine?
    dağılmış birini toparlamak için kaybetmeyi göze aldın mı
    sana bu yeryüzünde biçilmiş değerli vakti?
    yoksa harcamadın mı hiçbir nakdini
    geçicilikler uğruna?

    sokaktan kiraladın mı bir kadını?
    ve ödedin mi o geceki ederini?
    etti mi o kadar
    et miydi o kadar?
    ettin mi eyledin mi
    ve unuttun mu yoksa
    o odada seninle sevişirken
    yüzüne bakamayan yüzünü?

    ne var sözlüğünde?
    kimin kelimeleri?
    kör mü yaşarsın hayatı
    yoksa göremediğini bilip
    seni çirkinleştirse de gözüne taktığın gözlükle mi?
    kaç kez değişir gözlüğünün çerçevesi
    ve katar mı rengini renksiz hayatlara?

    içinden geleni neresinden tanırsın?
    senden geldiğini anladığın zaman
    o gün ne yaparsın?
    sabahına uyandığında unutuverir misin bir gece önceki şevkini?

    bıraktın mı kendini hiç?
    oluruna değil de bir başkasına
    ve neydi özgül ağırlığın
    seni seven ve sevmeyen bir kadının kollarında?

    doğruyu söylediğin olur mu?
    kendi doğrunu değil ama
    red ettiklerini mesela….
    e peki var mıdır bir davan kelleni koyduğun uğruna

    bir uğur taşıdığın olur mu
    cepkenli koltuğunda?
    içinden geçer mi dualar
    inançsız mısındır yoksa?

    iyi insan oldun mu bugüne kadar
    iyiliğin bir sevap uğruna?

    fark etmedin mi yoksa?
    ne zordu iyi olmak
    sihirler ve büyüler bile
    kötüyü ve kötüleşmeyi
    iyiye ve iyileştirmeye tercih etmişken…
    kime yazıldı o muska?


    şunu düşündün mü hiç?

    her şey gelebilirdi sana
    doğru ismini bulup
    onu o ismiyle çağırınca…
    hiç isim verdin mi bir yaşayana?
    ya da aldın mı ismini bir ölünün?

    kendi ismini yakıştırmadığın olur mu hayatına?
    bu evrendeki gerçek ismin nedir hiç düşündün mü?
    ondandır takatsizliğin belki
    çağırılmamışlığındandır gerçek suretinle
    bildin mi? anladın mı?
    adım nedir? diye sordun mu?
    belki bir kadınsındır özünde ya da bir erkek
    ya da sade bir gerçek…

    bir memnun oldum nidasınadır
    bunca izdüşümü aslında
    iki saniyelik bir “memnun oldum”un
    doğurduklarıdır aklım

    yoksa tek sorum ve cevabım şudur aslında:

    “sen mi bana dönüşürsün ben mi sana?
    hangi “doğru” kolay bükülürse
    işte
    o-ona

    jehan barbur
  3. "insan bir sese aşık olur mu?" sorusunun cevabıdır.ve sesleniyorum ona:"şimdi soruyorum büküp boynumu/daha önceleri neredeydiniz?"
  4. yatağınıza yatıp gözlerinizi kapattığınızda bir şarkı dinlersiniz sizi başka dünyalara götürür ya hani o ses bu kadının sesi. beyrut doğumlu. iki yaşındayken ailesi savaş sebebiyle iskenderun'a göç etmiş. üniversite için ankara'ya gidene kadar da iskenderun'da yaşamış. bülent ortaçgille olan tanışıklığının ardından albüm için cesartlenmiş ve albümünü çıkarmış. bülent ortaçgille yapacakları konserleri iple çektiğim tatlı bir kadın. çok sevdim hatunu.
  1. 4