çok kibar,düzgün,son derece mütevazı ve kültürlü bir insan olduğuna kanaat getirdiğim tatlı şahsiyet.gören, efsane isim,bir zamanların ünlü futbolcusu,dünyaca ünlü şahsiyet,bjk'nin hocası filan demez.bu kadar mı kendi halinde olur insan..kendisiyle zınk diye karşılaşmış ve bir akşam yemeğinde tanışmış bulunmaktayım.lakin olay çok komik bir şekilde vuku bulmuştur.
salaklık şu ki bizim masadaki herkes futbolla ilgileniyor olmasına rağmen,adam masamıza(yanındaki şahıs masamızdaki biri tarafından tanınmaktaydı) geldiği halde ,"iyi akşamlar,efendim merhaba nasılsınız" filan denilip yemeğe dönülmüş,adamla ilgilenilmemiştir.
sonra tigana konuşan arkadaşı lafını bitirene kadar öyle beklemiştir..yanındakinin masamızdakiyle konuşması bitince arka masaya geçmişler,akabinde masamızdaki şahsiyet "ahah tigana'da çok iyi adam değil mi,çok kibar" filan gibi laflar etmiş,bu bağlamda masadaki özellikle futbol manyağı erkek bünyelerin saçlarını başlarını yoldukları gözlemlenmiştir. zira ilgilenmeme olayı baştan kimsenin o loş ışıkta tigana'yı tanıyamamış olmasından kaynaklanmıştır!(benim gözüm bir yerden ısırmıştı ama neyse)
daha sonra bir yandan rakısını,şarabını içen bünyelerimiz,bir yandan arkada yemeğini yiyen tigana'ya kaçamak bakışlar atmaya başlamış,erkek milleti arasında "olm ben gidip 1984 avrupa futbol şampiyonası'nda velet halimle tigana! diye zıpladığımı söylicem bi-iki de fener 'e atıp tutucam bakalım ne dicek" ,"yuh bana lan körüm allah belamı versin adamı sap gibi beklettik öyle ayakta" şeklinde fıs fıs geyikler başlamıştır..akabinde tigana ile tekrar muhabbet kurulmuş,doya doya konuşulmuştur.
tigana,hepimizin bildiği türkiye'nin dışarıda (tabi en çok dik kafalı fransızlar tarafından) "cezayir" modunda bir ülke sanılması,hiç kendini satamayan bir ülke olduğu gibi konularda dertli olduğunu belirtmiş,türkiye'yi çok güzel ve normal bulduğunu,tanıtım sorununun ve önyargının aşılmasını kendisinin de çok istediğini söylemiştir.teknik direktör olarak gelmeden önce defalarca kez gelip gezdiğini,denizlerimizde çok vakit geçirdiğini de eklemiştir.
yabancı dillerde konuşmamıza rağmen bizlerle türkçe konuşmaya da gayret etmiş,herkesi gülümsetmiştir.ayrıca fenerbahçe'ye atıp tutup duran galatasaraylı bünyelerimize kibar olduğundan az yorum yapmış ama katıldığını da belli etmiştir.nihayetinde "lig bitiminde bjk şampiyon,gs de lig 2. olsun isterim" demiş,gs'yi gayet sevdiğini de dile getirmiştir.
(bkz:
bu da böyle bir anımdı)