|
|
- avrupa birliği'nin kurucularındandır.
hatta ab'nin babası olarak da görülür.
- çok kral adamdır.
beraber counterstrike oynarken bir türlü beni geçemeyen, her zaman yanımda olan dostum, herşeyim, bitanem.
- sağlam içki içer. buna rağmen kucakta eve taşınırken görülmemiştir. içince sapıtmaz.
- dünyanın en iyi kalpli insanı olduğundan şüpheleniyorum bunun. onca yaptığı şeyden sonra boynuna sarılıp teşekkür etmeye fırsatım bile olmadı. değeri bilinmeli.
- öldüğünü öğrendim az önce. öleli çok olmuş ama ben yeni öğrendim. başımız sağolsun. unutmayalım. her ölüm erkendir.
- koyu fenerbahçeliydi, ama fanatik değildi, adam gibi izlerdi maçını. uzun zamandır sesi soluğu çıkmıyordu. ne hayırsız adam diye düşünmüştüm. sinirlenip msn'den silmiştim hatta. ölmüş meğerse. şampiyonluklarda nasıl da sevinmişti...
- her zaman olayların iyi tarafını görmesini becerirdi. polyanna saflığı da değil, gayet pragmatik bir insandı. bazı günler sinik bir tavır da takınırdı, o da yakışırdı. yakıştırmasını bilirdi. sempatikti.
- sıkı metalciydi, ancak son zamanlarda brit pop'a kaymaya başlamıştı. üzülmüştüm. sonra öldü zaten.
- "jağ(n) mone" okunur fransızca aslında. fransız gibi duruyor, memleketini bilmiyorum, belçika falan da olabilir, ama o türkiye'yi, türkleri çok severdi. ikinci vatanım derdi. değerini bilemedik.
- adına yurtdışı bursları verilir. en azından eskiden verilirdi.
- oturmasını kalkmasını bilirdi, prezentabldı. solak olmasına rağmen bıçağı sol eline almazdı. dogmatik derecede edepliydi.
- yaşama sevinciyle doluydu. yaşamını olağanüstü kılmak için elinden geleni yapardı. robin williams filmlerinden çok etkilenirdi, ağlardı. bir yandan da memleketlisi sartre'ı okur, kah efkarlanır kah gaza gelir, özünü oluşturmaya çalışırdı. jambon severdi ama çaktırmazdı. kaç kere buzdolabından jambon araklarken yakaladım geceleri. zeytinleri meytinleri dökerdi heyecandan.
- udunu eline aldı mıydı, bütün sesler kesilirdi, evren onu dinlerdi. derdini, hüznünü, yaşanmışlıklarını yoğurur o tellerden kulaklarımıza titretirdi. mandolini vardı bir de. koca adam hala elinde mandolin. çocuk gibi.
- çiçekli entarinin en çok yakıştığı insandı. az mantısını yemedik. yaşanmışlık felan katardı mantıya. yoğururdu.
- hayatım boyunca hep yanımda olmuş olan ve bundan sonra da olacağından emin olduğum dostçuk, bi tanem.
- tam adı "jean omer marie gabriel monnet" olan kişidir.
(thraki, 06.05.2007 23:59 ~ 07.05.2007 00:00)
- alem adamdı. espri falan yapardı.
^^jeann^^: olm ben bu filmden hiçbişi anlamadım mk
ördek: ben de anlamamıştım siktir et
^^jeann^^: adam öyle derken niye öyle yaptı ki sonunda?
^^jeann^^: saçma geldi
ördek: orası mantıklı geldi bana
^^jeann^^: senin kafana sıçayım o zaman
ördek: ahahahha
^^jeann^^: asdasdasfsaf
- dalgındı mütemadiyen. sık sık bir şey söyleyecek gibi olur susardı. o kadar güzeldi ki o düşünceli hali, kıyamazdınız sormaya neyin var diye. kuzum derdi uzaklara bakıp, neden üzüyor insanlar diğer insanları, bu kadar kolayken uzlaşmak ve paylaşmak. sonra gözlerini denize diker, uçar giderdi benim göremediğim bir yerlere. sormaya kıyamazdım neyin var diye. meğer prostatı varmış
- eşref saati gelip çattığında cüneytle hüseyine seslenirdi "nevaleyi kapın da gelin" diye. sahildeki derme çatma kulübesinde sabaha kadar demlenirken, sohbetiyle içimizi ısıtırdı. ağzıyla içerdi. kornerleri hep ön direğe atardı. prostatı vardı. çişini tutamazdı. değerini bilemedik
- (bkz: jean monnet bursu)
|