atuer sinemacı. fransız. yeni dalga akımının kurucularından.
ağustos 1995 te kendisine yöneltilen "avrupa ya inanıyor musunuz?" sorusuna "ben avrupa ya, fransız devlet tv kanalı tf 1 de ne zaman kötü bir amerikan filmi yerine kötü bir türk filmi oynarsa işte o zaman inanacağım" diyerek cevap vermiş fransız yönetmen, eleştirmen.
serseri aşıklar diye süper bi filmi olan yönetmen
(bkz:
a bout de souffle)
maocu marksist sinema estetiği
"
fotoğraf gerçektir,
sinema ise saniyede 24 kere
* gerçektir."
godard
sinema dünyasına yazar olarak başlamıştır. ardından ilk filmi olan serseri aşıkları çeker. film büyük ilgi görür. çok düşük bir bütçeyle de iyi film yapılabileceğini göstermiştir bu filmle. arkadaşları truffaut, chabrol, rivette ile birlikte sinemada yeni dalga akımını başlatırlar. bu akım klasik sinemayı tümüyle reddetmeyip onun bazı kalıplarını kırmaya çalışır. filmleri biraz karmaşık gibi görünse de izledikçe daha iyi anlaşılır. klasik hollywood izleyicisi için hazımsızlığa sebep olabilir.
ne kadar doğru olur bilemem; ama soyadının çağrışımı bende "god art" sözcüklerine neden oluyor. sanatıyla bu durumu kendi içinde koşullayan bir yönetmen olması dolayısıyla bu düşüncenin doğru olduğuna inanmaya başladım.
jean-luc godard 3 aralık 1930 yılında orta sınıf bir ailenin çocuğu olarak paris'te doğdu. babası kendine ait bir kliniği olan bir doktor, annesi ise isviçre'nin tanınmış bankacı ailelerinden birisinin kızıydı. ikinci dünya savaşı sırasında isviçre'de yaşadı , 1940'ların sonuna doğru ailesi boşanınca godard antropoloji okumak için 1949 yılında sorbonne üniversitesine girdi. bu zaman dilimi boyunca "cineclub" ve "cinemateque"'e katıldı. godard yeni dalga akımını alevlendiren insan olarak bilinen andre bazin ile burada tanışmıştır.
direkt olarak tercüme edildiğinde "nouvelle vague" "yeni dalga" anlamına gelir, geleneksel fransa sinema trendinden farklı bir sinema biçimini kullanan, belli bir fikir üzerinde birleşip buna göre film çeken genç bir yönetmen grubunun oluşturduğu bir akımdır. yeni dalga içinde sayılabilecek yönetmenler jean-luc godard, françois truffaut, jacques rivette, eric rohmer and claude chabrol'dür. 1959 yılında eşzamanlı olarak çektikleri filmlerde verdikleri mesaj aynıdır: "herkes film yönetmeni olabilir."
godard erich rohmer ve jacques rivette ile "gazette du cinéma"'yı çıkardı, aynı zamanda sinema ile ilgili makaleler de yazmaya başladı. bir iki kısa film denemesinin ardından 1960 yılında breathless'in çekimini tamamlamıştır. bu film dünya sinema tarihinde yeni bir çağ açmıştır. godard'ın sinema serüveni dört ayrı parçada izlenebilir.
ilk bölüm yeni dalga peryodu anlamına da gelebilir, breathless (1960), weekend (1967), one plus one (1968) bu zamanın ürünleridir.bu süre boyunca godard deneysel çalışmalar yapmış , o günlerin önde gelen felsefi görüşlerine özellikle varoluşçuluk üzerine bina edilmiş sinema tezlerini göz önüne almıştır. tüm bu deneyler örneğin yeniden tanımlanan senaristlik, bertold brecht teorisinin sinematik uygulanması, geleneksel montaj biçiminin reddedilmesi, kamera ve ses sisteminin deneysel olarak farklı biçimlerde kullanılması gibi sayısız kullanım modern sinemanın olasılıklarını genişletmiştir. bu dönemde godard filmleri iletişim kopukluğu içindeki modern insanın farklı yaşam biçimlerini, rasyonel olmayan sosyal sistemleri, politik tartışma ve olayları kendine konu olarak alır.
godard proleter inancı ve filizlenen maoizmin eşliğinde sesini bu görüşlerden yana yükseltmiş ve burjuva sinema sitemi için film yapmayı reddetmiştir. fransa mayıs devrimi öğrenci lideri jean-pierre corin ile 'dziga vertov group'u kurmuştur. bu dönem 'dziga vertov stage' olarak adlandırılır ve le gai savoir(joyful wisdom '68) , tout va bien (everything's fine '72) filmleri arasındaki zamanı içine alır. dzig vertov sınıf çatışmasını analiz eden ve montajı devrimci bir formda kullanmaya çalışan rus bir yönetmendir. bu dönem boyunca godard proleteryanın devrimi için savaşan insanlar için filmler yapmış ve ticari film sisteminden tamamen kopmuştur.
sonra, godard kendisini modern dünyadan ayırıp, grenoble isimli küçük bir şehre yerleşti ve “eşsiz bir politik filmin sadece kendi ailesine göstereceği bir film olacağı” inancı ile video çalışmalarına odaklandı. bu safhayı, 3. bölüm ya da 'sonımage period' olarak adlandırılmaktadır. çünkü, 3. karısı anne-marie miéville ile çok subjektif video çalışmaları yaptığı video prodüksiyon stüdyosunun ismi 'sonımage film company' idi. godard dikkatini video yoluyla birçok insanla yaygın iletişim kurma imkanına verdi ve politik ideolojiden çok genel olayları ve insanların tecridini işledi.
1979 yılında godard ticari sinema dünyasına tekrar geri dönmüştür. bu geri dönüşten bu güne kadar geçen süre dördüncü dönem olarak adlandırılır. hala devam eden bir süreç olduğu içinde bu dönemde çektiği filmlerin karakteristik özellikleri arasında bir uygunluk ve ortak payda bulmak kolay değildir. godard bu dönmede de yeni arayışlara devam etmiş , yeni bir felsefik yaklaşımla farklı sinematik deneyler yapmaya, insan varoluşunun ve bazen de dinsel duyumun en derinlerini inmeye çabalamıştır.
ilk dönem filmleri
nefes nefese (a bout de souffle), 1959
küçük asker (le petit soldat), 1960
kadın kadındır (une femme est une femme), 1961
hayatını yaşamak(vivre sa vie), 1962
jandarmalar (les carabiniers), 1963
nefret (les mépris), 1963
çete (bande a part), 1964
evli bir kadın (une femme mariée), 1964
alphaville, 1965
çılgın pierrot (pierrot le fou),1965
erkek dişi (masculin féminin), 1966
amerikan malı (made in usa), 1966
onun hakkında bildiğim iki üç şey (deux ou trois choses que je sais d’elle), 1967
politik dönem filmleri
çinli kız (la chinoise), 1967
haftasonu (weekend), 1967
şen bilgi (le gai savoir), 1968
diğerleri gibi bir film (une film comme les autres), 1968
bir artı bir (one plus one), 1968
bir amerikan filmi (one amerikan move), 1968
ingiliz sesleri (british sounds), 1969
pravda, 1969
doğu rüzgarları (vents d’est), 1969
italya’daki mücadeleler (luttes en ıtalie), 1969
zafere kadar (jusqu’a la vitoire), 1970
vladimir ve rosa (vladimir et rosa), 1971
herşey yolunda (tout va bien), 1972
jane’e mektup (letter to jane), 1972
alıntıdır.
metis yayınları'ndan çıkan
godard godard'ı anlatıyor adlı kitap, kendisini tanımak ve sinema hakkındaki düşüncelerini ögrenmek isteyenler için bulunmaz bir kaynaktır.
(hamsun, 24.03.2009 12:34 ~ 15:50)
üniversite döneminde vertov cu belgesel sinemacılarla takılmış , belgesel projeleri de olmuştur. en çok tanınan özelliği ise godard ın , mevcut sinema dilini bir köşeye itip , yeni bir anlatım şekli aramasıdır. bu yeni anlatım dilinde brecht estetiği kendisini gösterir. seyirciye her an bir film izlediğini tokat gibi suratına vurur. izlemesi zordur. bu yönüyle de fransız yeni dalgacılardan ayrılır. iyi yönetmendir.
"düşünmüyoruz,düşünülüyoruz.kendimizin olan birşeyimiz yok.bakmıyoruz,şeyler tarafından bakılıyoruz.bakışlarımız yönetiliyor,düşüncelerimiz de belki..."
filmlerinde karakterler sürekli kola içer.