görseller
jean luc godard 
  
belki ilginizi çeker
  1. · vivre sa vie
  2. · a bout de souffle
  3. · le petit soldat
  4. · karizmatik isme sahip olan ünlüler
  5. · bande a part
  6. · fransız sineması
  7. · notre musique
  8. · prenom carmen
  9. · açık bir küstahlık
  10. · chung hing sam lam
gündem
  1. · 27 yaşında olduğu halde bir hayat kuramayan insan
  2. · ugg düşmanı ezik kızlar
  3. · apertura 2009
  4. · kar yagarken hissedilen duygular
  5. · başkaları sevinsin diye yapılan atraksiyonlar
  6. · 25 kasım 2009 manchester united beşiktaş maçı
  7. · colin kazım richards
  8. · başkasının mutsuzluğu üzerine mutluluk kurmak
  9. · telefonun çalmasını istememek

jean luc godard  

  1. atuer sinemacı. fransız. yeni dalga akımının kurucularından.
    (canlucgodard, 19.03.2005 01:42)
  2. ağustos 1995 te kendisine yöneltilen "avrupa ya inanıyor musunuz?" sorusuna "ben avrupa ya, fransız devlet tv kanalı tf 1 de ne zaman kötü bir amerikan filmi yerine kötü bir türk filmi oynarsa işte o zaman inanacağım" diyerek cevap vermiş fransız yönetmen, eleştirmen.
    (abbas yolcumu, 17.10.2005 02:25)
  3. (abbas yolcumu, 17.10.2005 02:37)
  4. (abbas yolcumu, 17.10.2005 22:18)
  5. serseri aşıklar diye süper bi filmi olan yönetmen
    (bkz: a bout de souffle)
    (ovid, 17.10.2005 22:22)
  6. maocu marksist sinema estetiği
    (petersellers, 11.12.2005 01:25)
  7. "fotoğraf gerçektir, sinema ise saniyede 24 kere* gerçektir."

    godard
    (ximxili, 13.11.2006 02:26)
  8. sinema dünyasına yazar olarak başlamıştır. ardından ilk filmi olan serseri aşıkları çeker. film büyük ilgi görür. çok düşük bir bütçeyle de iyi film yapılabileceğini göstermiştir bu filmle. arkadaşları truffaut, chabrol, rivette ile birlikte sinemada yeni dalga akımını başlatırlar. bu akım klasik sinemayı tümüyle reddetmeyip onun bazı kalıplarını kırmaya çalışır. filmleri biraz karmaşık gibi görünse de izledikçe daha iyi anlaşılır. klasik hollywood izleyicisi için hazımsızlığa sebep olabilir.
    (caneeeeer, 02.08.2007 13:18)
  9. ne kadar doğru olur bilemem; ama soyadının çağrışımı bende "god art" sözcüklerine neden oluyor. sanatıyla bu durumu kendi içinde koşullayan bir yönetmen olması dolayısıyla bu düşüncenin doğru olduğuna inanmaya başladım.
    (sinefilolog, 30.11.2007 00:36)
  10. jean-luc godard 3 aralık 1930 yılında orta sınıf bir ailenin çocuğu olarak paris'te doğdu. babası kendine ait bir kliniği olan bir doktor, annesi ise isviçre'nin tanınmış bankacı ailelerinden birisinin kızıydı. ikinci dünya savaşı sırasında isviçre'de yaşadı , 1940'ların sonuna doğru ailesi boşanınca godard antropoloji okumak için 1949 yılında sorbonne üniversitesine girdi. bu zaman dilimi boyunca "cineclub" ve "cinemateque"'e katıldı. godard yeni dalga akımını alevlendiren insan olarak bilinen andre bazin ile burada tanışmıştır.

    direkt olarak tercüme edildiğinde "nouvelle vague" "yeni dalga" anlamına gelir, geleneksel fransa sinema trendinden farklı bir sinema biçimini kullanan, belli bir fikir üzerinde birleşip buna göre film çeken genç bir yönetmen grubunun oluşturduğu bir akımdır. yeni dalga içinde sayılabilecek yönetmenler jean-luc godard, françois truffaut, jacques rivette, eric rohmer and claude chabrol'dür. 1959 yılında eşzamanlı olarak çektikleri filmlerde verdikleri mesaj aynıdır: "herkes film yönetmeni olabilir."

    godard erich rohmer ve jacques rivette ile "gazette du cinéma"'yı çıkardı, aynı zamanda sinema ile ilgili makaleler de yazmaya başladı. bir iki kısa film denemesinin ardından 1960 yılında breathless'in çekimini tamamlamıştır. bu film dünya sinema tarihinde yeni bir çağ açmıştır. godard'ın sinema serüveni dört ayrı parçada izlenebilir.

    ilk bölüm yeni dalga peryodu anlamına da gelebilir, breathless (1960), weekend (1967), one plus one (1968) bu zamanın ürünleridir.bu süre boyunca godard deneysel çalışmalar yapmış , o günlerin önde gelen felsefi görüşlerine özellikle varoluşçuluk üzerine bina edilmiş sinema tezlerini göz önüne almıştır. tüm bu deneyler örneğin yeniden tanımlanan senaristlik, bertold brecht teorisinin sinematik uygulanması, geleneksel montaj biçiminin reddedilmesi, kamera ve ses sisteminin deneysel olarak farklı biçimlerde kullanılması gibi sayısız kullanım modern sinemanın olasılıklarını genişletmiştir. bu dönemde godard filmleri iletişim kopukluğu içindeki modern insanın farklı yaşam biçimlerini, rasyonel olmayan sosyal sistemleri, politik tartışma ve olayları kendine konu olarak alır.

    godard proleter inancı ve filizlenen maoizmin eşliğinde sesini bu görüşlerden yana yükseltmiş ve burjuva sinema sitemi için film yapmayı reddetmiştir. fransa mayıs devrimi öğrenci lideri jean-pierre corin ile 'dziga vertov group'u kurmuştur. bu dönem 'dziga vertov stage' olarak adlandırılır ve le gai savoir(joyful wisdom '68) , tout va bien (everything's fine '72) filmleri arasındaki zamanı içine alır. dzig vertov sınıf çatışmasını analiz eden ve montajı devrimci bir formda kullanmaya çalışan rus bir yönetmendir. bu dönem boyunca godard proleteryanın devrimi için savaşan insanlar için filmler yapmış ve ticari film sisteminden tamamen kopmuştur.

    sonra, godard kendisini modern dünyadan ayırıp, grenoble isimli küçük bir şehre yerleşti ve “eşsiz bir politik filmin sadece kendi ailesine göstereceği bir film olacağı” inancı ile video çalışmalarına odaklandı. bu safhayı, 3. bölüm ya da 'sonımage period' olarak adlandırılmaktadır. çünkü, 3. karısı anne-marie miéville ile çok subjektif video çalışmaları yaptığı video prodüksiyon stüdyosunun ismi 'sonımage film company' idi. godard dikkatini video yoluyla birçok insanla yaygın iletişim kurma imkanına verdi ve politik ideolojiden çok genel olayları ve insanların tecridini işledi.

    1979 yılında godard ticari sinema dünyasına tekrar geri dönmüştür. bu geri dönüşten bu güne kadar geçen süre dördüncü dönem olarak adlandırılır. hala devam eden bir süreç olduğu içinde bu dönemde çektiği filmlerin karakteristik özellikleri arasında bir uygunluk ve ortak payda bulmak kolay değildir. godard bu dönmede de yeni arayışlara devam etmiş , yeni bir felsefik yaklaşımla farklı sinematik deneyler yapmaya, insan varoluşunun ve bazen de dinsel duyumun en derinlerini inmeye çabalamıştır.

    ilk dönem filmleri

    nefes nefese (a bout de souffle), 1959
    küçük asker (le petit soldat), 1960
    kadın kadındır (une femme est une femme), 1961
    hayatını yaşamak(vivre sa vie), 1962
    jandarmalar (les carabiniers), 1963
    nefret (les mépris), 1963
    çete (bande a part), 1964
    evli bir kadın (une femme mariée), 1964
    alphaville, 1965
    çılgın pierrot (pierrot le fou),1965
    erkek dişi (masculin féminin), 1966
    amerikan malı (made in usa), 1966
    onun hakkında bildiğim iki üç şey (deux ou trois choses que je sais d’elle), 1967

    politik dönem filmleri

    çinli kız (la chinoise), 1967
    haftasonu (weekend), 1967
    şen bilgi (le gai savoir), 1968
    diğerleri gibi bir film (une film comme les autres), 1968
    bir artı bir (one plus one), 1968
    bir amerikan filmi (one amerikan move), 1968
    ingiliz sesleri (british sounds), 1969
    pravda, 1969
    doğu rüzgarları (vents d’est), 1969
    italya’daki mücadeleler (luttes en ıtalie), 1969
    zafere kadar (jusqu’a la vitoire), 1970
    vladimir ve rosa (vladimir et rosa), 1971
    herşey yolunda (tout va bien), 1972
    jane’e mektup (letter to jane), 1972


    alıntıdır.
    (genius kusagami, 29.12.2007 22:34)
  11. metis yayınları'ndan çıkan godard godard'ı anlatıyor adlı kitap, kendisini tanımak ve sinema hakkındaki düşüncelerini ögrenmek isteyenler için bulunmaz bir kaynaktır.
    (hamsun, 24.03.2009 12:34 ~ 15:50)
  12. (queenie, 20.06.2009 15:37)
  13. üniversite döneminde vertov cu belgesel sinemacılarla takılmış , belgesel projeleri de olmuştur. en çok tanınan özelliği ise godard ın , mevcut sinema dilini bir köşeye itip , yeni bir anlatım şekli aramasıdır. bu yeni anlatım dilinde brecht estetiği kendisini gösterir. seyirciye her an bir film izlediğini tokat gibi suratına vurur. izlemesi zordur. bu yönüyle de fransız yeni dalgacılardan ayrılır. iyi yönetmendir.
    (hplovecraft, 20.06.2009 15:45)
  14. "düşünmüyoruz,düşünülüyoruz.kendimizin olan birşeyimiz yok.bakmıyoruz,şeyler tarafından bakılıyoruz.bakışlarımız yönetiliyor,düşüncelerimiz de belki..."
    (trembling blue stars, 23.08.2009 21:49)
  15. filmlerinde karakterler sürekli kola içer.
    (genius kusagami, 27.09.2009 20:45)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil