|
|
- 1509-1563 yılları arasında yaşamış fransız din reformcusudur. kalvenizm'in kurucusudur.
1528 de orleans’ta 1529 da bourges’da hukuk öğrenimi gördü. 1533’te reform hareketlerine katılması luther ve erasmus'un yapıtlarına duyduğu hayranlıktan ileri geliyordu. 1533’te paris üniversitesi'nden atıldığı sıralarda savoy dükü'ne isyan eden cenevre'nin katolik kardinal'liği'ni feshetmesiyle kilise'de beliren boşluğu doldurmak için cenevre'ye davet edildi. 1536 da hıristiyan dininin kuruluşu isimli eserini kaleme aldı. 1537’de ise forel ile inanç bildirgesi'ni yayınladı ve halkı bu bildirgeyi imzalamaya davet etti. amacı,halk arasında papa'dan yana olanlarla incil'den yana olanları ayırabilmekti; zira calvin'e göre tek inanç kaynağı kitab-ı mukaddes idi. bu olaydan sonra kentte ortaya çıkan çatışmalar yüzünden strazburg'a sürgüne gitti (1538). 1541 yılında tekrar cenevre'ye döndüğünde katı bir teokratik yönetim kurdu.18 mayıs 1564’te 'cenevre diktatörü' olarak öldü.
1618-1619 dordecht sinodunda reformdan geçmiş hollanda kilisesi tarafından calvin'in eserleri ve vaazları baz alınarak oluşturulan "özgürlük doktrinleri" ya da kalvinizm'in beş noktası" olarak adlandırılan temel görüşleri;
1) mutlak yozlaşma ve mutlak yetersizlik: kurtuluşa ermek için imanlı olmak yetmez, insanlara verilen iman tanrı tarafından lütfedilmiştir.
2) koşulsuz seçim ve çifte kader: tanrı dünyayı yaratmadan önce bazı kişileri kurtuluş için seçmiştir.
3) kişisel kurtuluş veya sınırlı kefaret: isa bütün insanlığı kurtarmak için değil de sadece seçilmişleri kurtarmak için kendini feda etmiştir.
4) kutsal ruh'un etkin çağrısı veya karşı konulmaz lutuf: tanrı insanlara iki tür çağrı yapmıştır. birincisi dış çağrı olup reddedilebilir bir çağrıdır, ikincisi ise iç çağrı olup yalnızca seçilmişlere yapılmıştır ve reddedilemez niteliktedir.
5) azizlerin sebatı; isa'nın uğurlarına kendisini feda ettiği seçilmiş kimseler ruh-ül kudüs tarafından imanla donatılmıştır ve ruhları kurtulmuştur.
- kendisi azizliğin görünüş olarak ortaya çıkması gerektiğini savunduğu halde, azizlerle aziz olmayanlar arasındaki sınır, insan bilgisinin araştırma alanın dışında kalır gibi şeyler söyleyen ademoğlu..
|