defacto giyim mağazalarının kıçıkırık sloganı.bir şeyin içine sıçmak da denilebilir.sözde amerikaya karşı bir duruş savunulmak isterken kendi kendimize bok atmışız.afferim. bir müşteri çıkıpta deseki ''jean amerika'nın şalvarıdır'' demek ne demektir diye acaba ne cevap verecekler şaşırıyorum.bu slogandaki şalvar taabiri ne anlamda kullanılmış çok belli. anlaşılacağı üzere jean'e karşı bir türk kuruluş defacto.akdeniz modası tripleri diye bahsediyorlar kendilerinden.bir de bu reklam kampanyasını sitelerinde izleyin şaşar kalırsınız.don lafontaine kaleminde bir adam koymuşlar, arka tonda konuşuyor. ''jean amerika'nın şalvarıdır.amerika'nın sözüm ona rahatlığına karşı akdenizli defacto'' vooaaşşşş!! bir de mavi jeans var tabi amerika başta olmak üzere 50 ülkeye ihraç yapan.hatta mavi jeans amerika'da en iyi 16 kot markası arasında seçilmiş.hem seviyoruz hem sövüyoruz. adam duysa götüyle gülecek..
amerikaya karşı hissedilen olumsuz duyguların arttığı bi zamanda istenilse gayet başarılı bi sonuca verebilecekken ele yüze göte bulaştırılmış bi reklam sloganıdır. ilk başta çok çarpıcı bi şekilde "jean amerikanın şalvarıdır" yazısı çıkınca haa bak adam şimdi halis muhlis türk pantolonundan söz edicek efekti oluşuyor kafada ama ondan sonra akdenizli defacto bıdı bıdı bölümü insanın şevkini kırıyor. şu ramazan ya da bayram reklamlarındaki duygu sömürüsü olayından daha rahatsız edici geliyor bu durum bana çünkü adam açık açık söylüyor bunu "bunlar amerikayı sevmiyor ya o yönümüzü ortaya çıkaralım da çok satalım nihahhah "... bizden biriymişçesine davranıyormuş gibi yapınca bi de insanın sorası geliyor akdenizin neresindensin hemşerim ?!
reklamcılıkta altın bir kuraldır; bir şey söylüyorsan altını dolduracaksın. altı boş kaldımı istediğini söyle, istedeğin imayı yap lafta kalır. kimse sana inanmaz, ikna edemezsin, medya planlamasına yatırdığın paralarla kalırsın. ama yine de peşin hükümlü olmadan azıcık daha bekleyelim bakalım ne diyecekler başka?
bu tür lafları eden adamları gereksiz ukalalıkları sebebiyle dövmeli hakkaten. bir kere blue jean, yani denim kumaştan yapılan pantolon amerikanın şalvarı değildir. şalvar ancak bir köylülük ve görmemişlikten bahsediliyorsa anlamlıdır. oysa denim kumaşı köyden kente göçün sonuncunda ortaya çıkmış, tarımla değil sanayiyle uğraşan toplumun simgesidir. çünkü ilk olarak altın madencileri ve ağır işçiler için geliştirilmiş, dayanıklı kumaştan yapılan bir iş elbisesi olarak çıkmıştır. sonradansa herkesin giydiği bir giysiye dönüşmüştür. çok da trendy durabilmektedir yerine göre, yani işçi elbisesi diye de küçümsemeye çalışsan anlamsız; şalvarsa köyde kaldı.
çalışanları nın çok pis uyuz olduğu reklam olayıdır. 2 güm önce yemek yiyorum çalıştığım avm de her nese arkadaş geldi oturdu. üstüne giydirivermişler elemanın tişörtün üstünde yazıyor. bu ne lan dedim. sorma amk ya kanka dedi sikik sikik işlerle uğraşıyorlar mal gibi dolaşıyoz bütün gün dedi.. acıdım valla çocuğa. acaba kim düşünmüş de böyle bir slogan yapmışlar bulursam öpecem, çok zekice...
bana babamın babaannesini hatırlatan reklam sloganı.ne zaman kot pantalonla yanına gitsek "bunlar amerikanın çobanlarının kıyafetleri çabuk eskimediği için hizmetçilerine bunları giydirirlermiş bizimkilerde bayramlarda giyiyor pehh" gibi bir fırçaladan sonra kuzenlerle gülmekle ağlamak arası bir yüz ifadesiyle akide şekerlerimizi ve bayram harçlıklarımızı alıp bakkala doğru ilerlemek sureti ile uzaklaşırdık yanından.*
'yani türkiye'de herkes şalvar giymeli' midir bu slogandan çıkarılacak sonuç?ben öyle anladım valla..
sloganı üretenler,firma sahipleri giysinler şalvarı,görelim..madem meraklılar o kadar..sonra da gidip iran'a yerleşebilirler..zira kılık-kıyafet devrimi yapıldı güzel ülkemde,jean'de giyeriz,pantolon da giyeriz ama niçin şehirde şalvar giyelim (köyleri dışında tutuyorum,toprak işçiliği yapanlar için şalvar giymek rahatlık sayılabilir) anlamış değilim..
reklamın sahibi şirketle falan ilgilenmiyorum, sadece slogan biraz yanlış gibi..
şöyle bi düşünelim. şalvar nedir? kültürümüzün bir parçası. buna yok, öyle değil falan diyenin alnını karışlarım. gidin bakalım köylerinize, memleketlerinize hangi elleri topraklı kadınlarımız kot pantolon veya etek giyiyo?
biz kültürümüzün bi parçası olan şalvarı kendi ülkemizde, büyük şehirlerde giyenleri yadırgıyoruz, ne kadar geri düşünceli, zevksiz diye düşünüyoruz.(düşünmeyenler de olabilir, herkes için söylemiyorum.) bu durum böyleyken sen bu reklamı yaparsan sana demezler mi ki, elin herifleri almış kendi kültürlerini kendi içlerini bırak, dünyaya kabul ettirmiş. sense kendininkini dışlamakla, ondan utanmakla meşgulsun. bence derler. diyorum da.
bu kendi kültürümüzü benimseyip, onunla iç içe yaşamayı öğrenemeden batı kültürünü içimize sindirip benliğimizden vazgeçtiğimizin bi göstergesi olabilir..