bir zamanların eğlenceli platform oyunu. hatırladığım kadarıyla iki ayrı tavşan seçebiliyorduk ama benim genellikle oynadığım fırlama yeşil tavşandı. daha bir serseri görüntüsü vardı, severdim.
akıcılığı, müziklerinin kalitesi ve çizgi film kalitesindeki ara filmleriyle kendi dönemindeki birçok oyuna fark atmıştı. deliler gibi havuç yer, uçan tekmeler savurarak oradan oraya koşardık oynarken. uçan bisikletlerle gezen panterler, muz atan maymunlar ve alev tüküren kurbağalar gibi tomarla hasta ruhlu düşmanı hoplaya zıplaya geçerdik ama arılar sinir ederdi.
güzel oyundu bence, netten bulup oynamak lazım bazen.
bir zamanlar okuldan gelip bilgisayara yumulma sebebimizdi. bol bol sataşmalarla birlikte bilgisayarın başında kavgalar çıkmasının nedeniydi. daha sonra disketçi abiye gidip bunun gibi başka oyunlar istememize rağmen hiçbiri bu kadar sarmadıydı bizi. lakin son bölümü geçmenin yolunu bulamamıştım halada içimde bir uktedir kalan
kulaklarını döndürerek helikopter gibi yerden yükselip uçabilen çılgın tavşandı kendisi.
oyunun dos versiyonu olanları pek zor olmakla beraber,windows versiyonunda hedef kitle olan çocuklar oyundan soğumasın diye kolaylaştırılmıştır.
pek fazla ve yerine göre etkili olan silah çeşitleriyle eğlenceli saatler geçirtir.
çocukluğumun oyunudur...spaz adamımdır saykodur.. oyunun introsunda jazz ın kıçını dinozordan kurtaran da odur...oyundaki party mode seçenekleri de pek bi keyiflidir
zamanının en kaliteli oyunlarından biriydi. ayriyetten bana bilgisayarda en ilkel haliyle de olsa ilk multiplayer deneyimimi yaşatmış oyundur. party mode ile ekran bir çizgiyle ikiye ayrılır, salyalar saçarak heyecanla abanan iki kişi tarafından klavyenin anası ağlatılırdı. daha sonra worms armageddon çıkınca bir daha yüzüne bakmadık o ayrı tabi.
19 yaşımda hala kardeşimle ve kuzenlerimle beraber oynadığım oyundur.ateride mario neyse pcde de jazz jack rabbit odur benim için. party modunda seçtiğiniz tavşanın silahına kadar her şeyinin rengini değiştirebiliyo olmanız beni en çok mest eden özelliğidir oyunun. diğer bir yandan çocuğun ilerde nasıl bir karaktere sahip olacağının da sinyallerini verir inceden. beraber oynadığım çocukluk arkadaşlarımdan ne kadar jazz'ı seven varsa şekilci, artist herifler, spaz seçenlerse lisede hiç bir fırlamalıktan geri kalmayan ama asıl yetenek sahibi kişiler oldular.
hem çalınan şarkılar hem de harikulade konuşan diceyi ile birlikte dinlenilesi radyo programıdır.
orgazmik ses tonlu, ailemizin dj' i huma'ya başarılar diliyorum. program sonrası sigaralar huma' danmış, öyle diyorlar *.
biraz önce radyoya girip arşivde neler varmış diye bakarken rastladım iyi olmuş jazz çalan bi program falan dedim ve açtım brogramın kaydını. dj'in sesi de iyiydi,vay be dedim harbi güzel program heralde. sonra başladım çalan şarkılara göz atmaya ama ortalıkta jazz falan yok. bi kaç alternatif parça dışında neredeyse hep metal.bu arada metal programlarına karşımıyım, tabi ki hayır. ama o zman da adının jack'in metalik tavşanı falan olması gerek. ha bana kaçak yayındı o, o yüzden öyle konudan uzaklaştık diyeceksen de deme. bak benim en azından bi 15 dakikamı aldın götürdün mesela. gerek yok.
şimdiye kadar oynayabildiğim en uzun süreli oyun.her ne kadar oyunu bitiremesem de o müziği için bile saatlerce karşısında otururdum.hey gidi günler hey.
1998 yılında annemin bana hediye olarak aldığı bilgisayarın yanında seçtiği, bilgisayarda oynadığım ilk oyun. çok güzel seçim yapmış kendisi. müzikleri mükemmel, oynanışı çok zevkli, spazz denilen tavşan ise çok sevimliydi. uzunca bir süre aynı tadı alamadım hiç bir oyundan. geçen sene de dayanamadım bu özleme ve kurdum bilgisayarıma oynadım, rahatladım.