rollerini gerçekten "yaşayan" çok ender oyuncu tiplerinden biridir dünya sinemasında. filmde gördüğünüz kişinin javier bardem olduğunu anlamak bir çok kez zaman alabilir, o kadar gerçekçi yapışır rolüne yani, hiçbir zaman oynadığı rol ona yapışmaz. (bkz: avrupa sinemasının en iyi oyuncuları)
sea inside ve los lunes al sol daki performanslarıyla hayran bırakmış, oyunculuk nedir? sorusuna heralde böyle bişeydir dememize neden olmuştur. tabiki hollywood un iştahını kabartmıştır. oralara gidip yüksek bütçeli, amerikan propagandası yapan filmlere bulaşıp harcanacağından korktuğumuz ama collateral, goya s ghosts ve no country for old men gibi yapımlarda micheal mann, milos forman ve coen kardeşlerle çalışmış ve bu kaygımızı sonsuza dek ortadan kaldırmıştır. kendisini kalburüstü filmlerde ve değişik rollerde göreceğimizi ümit ediyorum.
aldığı 50 küsür ödülün yanına oscar'ı da eklemiş, en iyi film oscar'ını alması gönlümden geçen no country for old man'i sürükleyip götüren insan, yardımcı erkek mi başrol mu oynadiği tartışılır
en iyi yardımcı erkek oscar'ını aldıktan sonra kendi dilinde yaptığı konuşma gerçekten etkileyici idi. garip bir havası var adamın. hayran olmamak elde değil gibi.
dün geceden itibaren oscar heykelinin sahibi oyuncu. eski filmlerine bakınca aslında 2005 yılında en iyi yabancı film ödülünü alan mar adentro'da oynadığı ramón sampedro rolü ile de haketmiştir oscarı. ne demişler geç olsun ama güç olmasın..
ilginç bir karizması olan, hakikaten usta aktör. zevk alarak izlediğim 3-5 adamdan biri.
ben biraz kevin spacey ile benzetiyorum kendisini. ne alakası var denilebilir tabi, ama örneğin no country for old mende canlandırdığı karakter ve canlandırma şekli bana sevendaki kevin spaceyi hatırlattı.
ya da goya nın hayaletleri filminde oynadığı rol, amerikan güzelindeki kevin spacey karakteri ile her ne kadar benzemese de, oynanış şekli benzemekte bence.
her neyse. kevin spacey'i de, javier bardem'i de çok severim. neden böyle bir benzetme çabasına girdim tam olarak bilemiyorum. amacım onları birbirlerine düşürüp gençlerin önünü açmak olabilir.. hayırlısı.
ilk kez mar adentro filminde izlediğim ve o filmdeki performanısyla oyunculuk ödüllerinin hepsini toplaması gerektiğine inandığım daha sonra no country for old men 'de ki performansından dolayı oscar alarak beni şaşırtan yetenekli oyuncu..
ankara'da abidinpaşa-batıkent hattında özel halk otobüsü şöförlüğü yaparken gördüğüm yetenekli aktör.
ek : üç kilo reçellik vişne 'nin uyarısıyla javier bardem'in ankara'da özel halk otobüsü şöförlüğü yapmayacağı sonucuna vardık. daha büyük ihtimalle şöför bey javier bardem'e benziyordu. bir daha ki seferlerde daha dikkatli bakacağım.
no country for old mendeki saçlarını, bir arkadaşın gaffur'a benzetmesiyle karizması benim için daha da artan insan. gaffur'u sevmem aslında ama galiba bu durum ikisinin de psikopat olmasından kaynaklanıyordu. tabiki javier bardem'in oscarı hakeden müthiş oyunculuğuyla gaffur'un oyunculuğunu kıyaslamak anlamsız olabilir ama olsun, öyle işte.
gördüğüm en iyi psikopat rolünü canlandırmış kişi . filmi izlerken bir psikopatla yaşamış olma ihtimali bile aklımdan geçti , no country for old men filmindeki yazı tura sahnelerinde , gözleri ve ses tonuyla insanı gerçekten ürküten bir tipe bürünüyordu , hani kendi başınıza gelse ne dese yaparsınız .