requiem for a dream,girl interrupted,fight club gibi filmlerde oynamis genc kizlarin bayılıp bayılıp ayıldıgı yakısıklı aktör.genel olarak filmlerinde diger abiler tarafından dövülüp , agzinin burnunun dagitilip dogranmasi sıkca görülebilinir.
beşiktaş vapur iskelesinde tıpatıp benzerini gördüğüm oyuncu. requiem for a dreamde muhteşem oynamıştır. fight clubda ise tipini bayağı bir dağıtmıştır.
kardeşi ve iki arkadaşının kurmuş olduğu 30 seconds to mars grubunun solistliğini yapmaktadır. az evvel dream tv'de klip çıktıda klip boyunca "lan bu solisti bi yerden tanıom amaaa..." şeklinde kendimi yiyip en sonunda hatırlayıp şoke oldum. seside güzelmiş yahu
ek olarak; the kill, grubun 2005 yılında çıkarttığı "a beautiful lie" adlı albümünden güzide bir parçadır
her yerde ayrı bir tiplemeye sahip olan, makyajla, kilo alıp-vermekle kılıktan kılığa girip şaşırtan bebek yüzlüaktör-şarkıcı. fight clubda sarışın tıfıl, requiem for a dreamde cılız uyuşturucu bağımlısı
müzik klibinde the rasmus, him çeşidi hallenmeler
.
.
.
yavaş be adam..
on parmağında on marifet, oyuncu da olsun, müzisyen de olsun, yakışıklı da olsun, herkesin dibi de düşsün, kıskanılsın, bol bol vakit var nasıl olsa mantığı ile yaratılmış, rüya adam.
tam bir oyuncu türkiyede senaryoda kilolu bir karakter varsa o oyuncu hazır elde edilir ama olması gereken şudur jared leto kilo alsın oynasındır ve adam harbiden o kiloyu alır müziğine oyunculuğuna tipine sonsuz sevgim ve saygım vardır.ne hikmetse çoğu filmde başına kötü şeyler gelmiştir
requiem for a dream filminde kolu kesilmiş, fight club'da yüzü tanınmayacak hale gelmiş, panic room'da ise kötü bir şekilde yanmıştı, american psycho'da da baltayla öldürülmüştü.
requiem for a dream (2000) filminin çekimlerine hazırlanırken iki ay seksten uzak kalmıştı, bu filmde bir eroin müptelasını canlandıracaktı. ayrıca filme hazırlanırken açlıktan ölecek derecede zayıflamıştı, ve kendini 2 ay diaz'la birlikte olmaktan mahrum bırakmıştı.
people dergisinde dünyanın en güsel 50 insanından biri seçildi ama kaçıncı bilemiyorum
30 seconds to mars'ta da davul çalan kardeşi shannon leto ile birlikte, çocukken en büyük zevklerinden biri resim çizmekmiş. bu da evde televizyon olmadığı içinmiş. leto'lar o kadar fakirlermiş. ayrıca grubun anka kuşu temelli logosu dahil birçok tasarımı da jared leto'nun elinden çıkma imiş.
edit: leto'ların annesi hippie imiş! vay bee.
filmde, kokain'le ukrayna haritası çizmesi sahnesiyle alkış almıştır şahsımdan. ayrıca kendisinin 30 seconds to mars ile de apayrı bir yeri olmuştur rock sever bünyelerde.
çok başarılı bir evliliğin ürünü insan.oyunculuk yeteneği ya da müzikteki başarısı bir yana yakın tarihin en yakışıklı erkeği(bence) cevapsız atsa ben onu arararım ama hatlar düşmüyor galiba.
tipi de gayet uyduğu için uyuşturucu temalı filmlere yani requiem for a dream ve girl interrupted 'a iyi gitmiştir. son işi lonely hearts da para için zengin kadınları tuzağa düşüren ve öldüren yakışıklı katil rolünü iyi kotarmıştır. ayrıca chapter 27 de de john lennonun katili mark david chapman ı canlandırmak için 28 kilo almıştır ve şu an eski haline dönmüş hala taş gibidir o ayrı ama nasıl bir cesarettir ki bir anda 28 kilo almak, filmi izlemeden takdirimi toplamıştır.
tamam tipin var, sesin de maşallah hoş. fight club, requiem for a dream falan derken bunalım jenerasyonunun da kalbini kazandın. her şey müthiş. peki ama abicim nedir o paris hilton'la samimi pozlar? hiç yakıştıramadım sana.
imza: mavi gözü sevmeyen, çocukluğundan beri hiçbir aktör-şarkıcı vb. için 'hımmm yakışıklıymış' dan daha ötesini hissetmeyen (ki çoğu kızın vardır bir dönem maynağı olduğu bir sanatçısı) bir insanımtrak, etkilenmesinin şiddetini siz tasavvur edin gözünüzde artık yani.
saçlarını emo gibi yapıştırmadığı, liseye yeni başlamış gençler gibi dikmediği, kısacası olduğu gibi bıraktığı zamanlarda çok daha yakışıklı olan oyuncu, müzisyen.