dünyada sık depremlerin olduğu vatandaşlarının her sabah dakik olarak sabit yerde çalışma yemini ettikleri,uzakdoğu deyince akla gelen ve iki tane atom bombası yemiş ülke
kendilerini belli yaşam tarzlarına göre kodlandırıp ona göre ayağını denk alan japon milletini barındıran ülke.
örneğin evi ile işi arasında metronun kaç dakika olduğunu bilen(metroda hiç şaşmıyor!)ve buna göre kendini ayarlıyıp ayakta da olsa metroya bindiği anda uyuyup, vardığı anda uyanmak bu çalışkan robot insanların çok tipik bir davranışıdır.
türklerin çoğunluğunun sempatiyle baktığını düşündüğüm ülke. sanırım bu bizim içimizde bir ukte olarak kalan geleneklere bağlı kalarak kalkınmada japonların gösterdiği başarıdan kaynaklanıyor. fakat japonların yüzde biri kadar çalışkan olduğumuz düşünüldüğünde biz geleneklerimizden koparak gerilemeye devam edeceğiz galiba.
kendimi bildim bileli nedensizce gitmek istediğim,bir dönem farkında olmadan diline,kültürüne,filmlerine,animelerine,kitaplarına kendimi kaptırdığım, bıcır bıcır insanlara sahip ülke
türk halkının ağzı açık bırakan, şaşırtıp dumur eden,"abi adamlar yapıyor" dediği icatları yapan insanların yaşadığı ülke. türk halkının aksine japonya da insanların "türkler bugün de mi birşey yapmamış, abi adamlar yapmıyor ya" diye konuştuğu söylenir.
küçük bir ada olduğu için ülkeyi besleyecek derecede tarımın yapılamadığı, bu yüzden meyvelerin ancak özel laboratuar koşullarında üretildiği ve çoğunun ithâl edildiği ülke. meyve haliyle çok pahalıya mâl olmaktadır. şeftalinin tanesi 45 milyon, bildiğimiz şeftali
bir arabanın bile zor sığıdığı yollarda, yayaya durarak yer veren ülke. çeşitli düşünceler dalmış okula giderken arabaların geçmesini beklerseniz daha çok beklersiiniz. bu çok beklemenin akabinde şöför kapıyı açıp size teşekkür eder ve yolunuza devam edersiniz. aynı zamanda kyoto gibi yerlerde tetlefon kulübesinde avuç içi kdar örümcekle karşılaşmanız da mümkün..