japonlar hem zeki, hem akıllı bir halk. onun için yükseldiler, zenginleştiler, yaralarını sarmasını bildiler, hatâlarından döndüler.
japon yazısı ne kadar zor, çetrefil, öğrenilmesi ve öğretilmesi meşakkatli bir yazıdır. japonlar bu yazıyı muhafaza ettiler, bu yazı ile güçlü ve vasıflı bir eğitim sistemi ve üniversiteler kurdular; bu yazı ile sadece bir tanesi günde 13,5 milyon basan gazeteler çıkarttılar, bu yazı ile nice nobel armağanı kazanan âlim ve araştırıcı yetiştirdiler.
japon halkının böylesine güçlü ve vasıflı olması japon yazısının zorluğunda ve çetrefilliğindedir. bir japon çocuğu bu yazıyı öğrenmek için olağanüstü gayret gösterir ve sonra artık onun yenemeyeceği güçlük, aşamayacağı engel kalmaz.
başarılarına saygı duyduğum , finlerden sonra en çok saygı duyduğum * ikinci millet.her ne kadar hırsları ve azimleri ile kendilerini kişilikli bir şekilde yükseğe çıkarmış olsalar da 2. dünyar savaşında çin'e çıkarma yaparken yaptıkları vahşet yüzünden hiçbir zaman tam olarak sevemeyeceğim millettir.
vakti zamanında milyonlarca vatandaşını dünya gücü olma uğrunda bombalara kurban vermiş, daha sonra o bombaları atanların en büyük yalakası olmuş, ileri millet, unutkan millet.
tüm dünyada olduğu gibi eski, soylu, güzel geleneklerinden hızla uzaklaşan, tüm geleneklerinde sabrı ön plana çıkaran bir milletten dandik bir playstation'ı önce alabilmek için dükkan kapılarında sabahlayan bir topluluğa geri evrilen insanlar...
(bkz: nerede o eski japonlar)
yaptıkları işe ve aldıkları sorumluluklara kendilerini vermek deyimini çok iyi bir şekilde özümsemiş bir millettir. başarısızlıklarının sebebinin kendileri olduğunu kabullenirler, ve kimi zaman onurlu bir davranış olarak kah işlerinden, kah hayatlarından istifa* ederler. bu, japon toplumunda çok normal karşılanan bir davranıştır, tam tersi bir hareket zaten şaşkınlıkla karşılanacaktır. ülkemizde yerleşmiş olan koltuk sevdası anlayışına son derece terstir. ama işte, biz türküz, onlar japonlar...
isimlerini duyduğumda , bir arkadaşımın "biz japonları hep birbirine benzetiyoruz,karıştırıyoruz.acaba onlarda bizi birbirimize benzetiyor mu acaba?" sözünü aklıma getiren ufak ama işlevi büyük millet.
japonlar garip insanlardır.nüfusun %90 ı a rh+ olduğundan diğer kan grubundan kişilerden pek hoşlanmazlar ve bu onlar için çok önemlidir.türklerin çok kullandığı cıkcıkcık (memnuniyetsizlik ünlemi)tan hiç hazetmezler hemen-hoow*bu japonyada çok ayıptır kimse demez ama türkler çok diyor-bu şekilde uyarıda bulunurlar.çocuklar ayrı bir meseledir sokakta veya parkta oynayan yanlız bir çocuğa kesinlikle dokunmayın (sevmek amaçlı dokunmak)yakında ebeveyn i varsa ve çocuklarına dokulnulduğunu görürse sizin için pekte iyi olmaz çocuk ordan hemen uzaklaştırılır ve sizi orada herkesin içinde sapıklıkla v.b. şeylerle suçlarlar.bunun sebebi japonyada son yıllarda artan çocuk kaçırma olaylarıdır.abartılmış nezaket kurallarıyla beraber yaşanır.bu nedenlede türklerin japonyada yaşaması çok çetin bir sınavdır...