kültürel farklılıklardan dolayı "yanlış" anlaşılan insanlar.
batı toplumunun hafızası "korumak"
* ekseninde şekillenmiştir. bu nedenle zaten batı'da bu kadar çok müze, sanat galerisi, tarihi bina,vb. bulunur. öte yandan doğu toplumunun hafızası "yeniden yapmak" çevresinde şekillenir. japon kültüründe bu durum çok daha net bir şekilde ortaya çıkar zira batı'nın en iyi bildiği -onu da nasıl yanlış bildiği ortada; doğu, japonya'dır.
japon kültüründe aslolan mükemmele ulaşıncaya kadar her gün, yeniden ritüeli tekrar etmektir. bu düşünce/anlayış tarihi binaların korunmasında daha da net ortaya çıkar. bir avrupalı için tarihi bir bina olduğu gibi korunmalıdır zira binanın otantik değeri, binanın içinde bulunduğu koşullardan kaynaklanır. siz koşulları değiştirdiğiniz anda binanın değeri de değişir (çoğu zaman azalır). bir japon içinse aslolan o binanın nasıl yapıldığıdır. yani japonlar yüzlerce yıldır aynı binayı, aynı şekilde inşa ederler. ne zaman ki binanın onarıma ihtiyacı olur, o zaman keserler, biçerler, binayı eski haline sokarlar. bir avrupalı için bu anlaşılamaz bir süreçtir zira avrupalı, avrupamerkezcidir.
bu farklı algılayış yüzünden japon turistler sürekli fotoğraf çeker zira fotoğraf "orda olmanın" kanıtıdır.
hafıza, her toplumda farklı şekillenir ve
avrupa birliği'nin bir mottosunun da belirttiği üzere "
bütün farklılıklar eşittir".