korku öğelerinin sadece kapı gacırtısı, kağıt sesi, sessizlikten sonra aniden efekt gibi öğelerle sağlandığı genelde bayan filmlerdir. hatta evde izlemeye kalkarsanız -
home theater ınız yoksa- efektleride hissetmeyeceğiniz bu yuzden sevmeyeceğiniz filmlerdir.ama çok güzel olanlar da yok değil. japon korku filmi alırken bir kez daha düşünmeniz tavsiyemdir.
ufak çocukların sık kullanıldığı filmlerdir. çocuklar ölüm kusmaktadırlar.
bu filmler sayesinde japon halkının zayıf halkasını, en çok korktukları şeyi öğrenmiş bulunuyoruz,
küçük kız çocukları..
genellikle ciyak ciyak olan, başımın etini yiyen, bi kere ağzımın yandığı ancak bi kaç sefer daha dersimi almadığım, lakin pilavdan ağzımın bu kadar yanması sonucu yoğurdu artık çöpe döktüğüm ve yakınından bile bir daha geçmeyeceğim filmler öbeği.
başlangıcında acayip efekt ve görüntülerle başlayıp, son kısımlarda hsktr bee diyerek adamın asabını sinirini çıkartan filmler
korku filminden çok,çoğunda komedi izlenimi veren filmler zinciri...
(karde, 22.10.2005 23:12)
tüm japon kadınların birbirinin aynısı olması yüzünden izlerken anlamakta zorlanılabilir.bu itiraf edildiğinde hiç japon filmi izlememiş insanlar tarafından küçümsenir ve salak yerine konabilirsiniz.o arkadaşları da alıp böyle bir filme giderek, onların da aynı duruma düşmesiyle kendinizi iyi hissedebilirsiniz.bunun yanında ıslak olan her şeyden ve küçük kız çocuklarından iğrenmemek için çok fazla izlenmese iyi olur.ama yine de içlerinde güzel hatta süper olanları bile vardır.özellikle takashi miike'nin hakkını yememek lazım.
uçuklama sebebim.bitsin diye dua ediyorum çoğunda.ama yine de izleniyor.
(felis, 30.11.2005 22:53)
hepsi birbirinin aynı yüzler, mimik yapmaktan uzak gözler... oyunculuk bakımından daha alışkın olduğum hollywood filmlerini bana aratan, kurgu bakımından eh işte dedirten filmler. bir ara heves etmiştim ufak bir arşiv yapmaya ama baktım ki değmez, vaz geçtim.
korku atmosferini iyi barındırsa da "mikirikachitudoshimido zidorikata shikariarikato" gibi konuşmalarla korkuttuğu kadar adamı yaran filmler.lakin amerikan filmleri psycholarla,zombilerle korkutadursun, bu tıfıllar küçük şirin kızları kullanarak götümüzü uçuklatıyorlar.
halka'yı ayrı tutarım ki 3 gün televizyona bakamadım.neydi lan o sahne.
(bkz:
hideo nakata)
korkudan uzak filmlerdir. kelimelerin veya cümlelerin sonundaki uzatmalar ise insanı gülmekten kopartır. hasimonikaaaaaaaaa taminyaaaaaa ..v.s. her zaman kasvetli ve yağmurlu bir hava vardır. ne zaman korkucaz diye beklersiniz bir bakarsınız film bitmiş. bir iki filmin dışında pek sıkıcıdırlar.
adam bornoz almaya odasına girer. tam çıkacakken geri döner,kameraya bakar...bir sikim görmüştür. "ne lan bu" der ve yaklaşır.
olaylar gelişir
son yıllarda sayısı bir hayli artmış olan, amerikan versiyonları da çekilen ve iş yapan korku filmleridir.
ancak bir nokta var ki belirtmeden geçemeyeceğim. japonca korku filmi için uygun bir dil değildir. evet kesinlikle iddia ediyorum ki japonlar bu filmleri herhangi başka bir dilde çekseler çok daha büyük başarı elde ederler. bakın şimdi;
kız evde tek başına, gece, hava delicesine karanlık, kızın aklına evle ilgili olarak anlatılan eski efsaneler düşmüş. yok efendim bu evde sekiz kişi boğulmuş, bir hafta tavan arasında saklanmış cesetler, sonra yemişler bunları, sonra her yeni kiracıyı bu ruhlar yemiş falan filan. pat! elektrikler kesilir, aksi gibi sigortalar tavan arasındadır. kızımız bir mum yakıp oturayım ya da kaçıp bir otele gideyim diye düşünmez. alır eline çakmağını tavan arasına dalar! e öl o zaman manyak karı. biraz akıllı ol ya, biraz! neyse meselemiz o değil, şimdi kızımız yavaş adımlarla tavan arasına çıkar, evde gıcırtı, gucurtu had safhadadır, paso panik, paso hırıltılı nefes alıp verme, yani kız da siz de gerilmişiniz!!
çıtaaak!!! tavan arasının kapağı düşer ve bir kelle görünür siz yerinizde hoplamaya hazırlanırken kızımız feryat figan eder, nasıl mı??
-a tiko mori, tako çuçuni zintak miçurayoouaaaaaaaa (sondaki "a" haybeden uzatılacak, biraz japonca duymuş olanlar ne demek istediğimi anlamışlardır!)
bu cümleyi tek nefeste 2 saniye içinde, sesli şekilde okuyun ve gülmemeyi deneyin bakalım! bu ne abi? alfred hitckok olsa nafile. böyle bir cümle adamı güldürür, gerilim sanesini heba eder.
japonlar sadece senaryo yazsın, bırakın filmi başkaları çeksin arkadaşım.
japonları sevimli bulduğumdan bir türlü korkuyu içime salamayan film türleri. gerçekten konusu tırım tırım tırstırsada yok olmuyor, o sevimlilikle yok yok.
(sakura, 11.09.2009 17:56 ~ 17:57)
enteresan şekilde bana üçbuçuk attıran kategoridir.
teksas katliamı gibi bir filmde uyuyakalabilen şu kardeşiniz konu ifadesiz yüzlere sahip küçük kızlar olunca gece yatarken kapısının arkasına beyaz havlu asamayacak hale geliyor.
şimdi bir arkadaş bana mae nak'ın laneti'ni önerdi.
izleyip bakacağım.
korku öğesinin çok iyi harmanlandığı fakat fazla sessiz olan korku filmleidir.
uzun siyah saç, küçük kız, hayalet, garip sesler, kısa diyaloglardan oluşan filmlerdir. ya da benim izlediklerim öyleydi.