küçükken çoğu kişide olduğu gibi benimde akvaryumumda bulunan(12 adet), fakat daha sonra eblek kuzenimin akvaryuma attığı ekmek ve mandalinlerle solungaçları tıkanarak su üstünde yan gelen patlak gözlü turuncu balıklar.
hemen ölen balık
süs balığı olmaktan başka bir boka yaramayan balık türü. ızgarası olmaz, tavası olmaz, buğulaması olmaz.. sıçayım öyle balığa. oysa bir istavrit, bir levrek öyle mi. hem ucuz hem doyurucu.
(lethe, 16.09.2004 21:49)
pörtlek gözlü sevimli bir balıktır.
genelde hafızası 3 saniye olarak bilinen fakat günde 1 kez yemlenmesine rağmen elinizdeki yemi gördüğü anda deliye dönen, başka zaman yüzünüze bile bakmayan balık türü.
sudaki ph ın önemi yoktur hertürlü suda yaşarlar. düşük oksijenli sularda (her ne kadar bir (bkz:
labirentli) (bkz:
betta) kadar sağlıklı olmasada) yaşayabildiği için ufacık kavanozlarda yaşayabilirler.
ne verseniz yerler.
soğuk su balıklarıdır akvaryumda ısıtıcıya gerek yoktur. 10-25derece arası uygundur.
yeni başlayanlar için en uygun balık türüdür.
2 yaşından önce üremezler.
lepistes gibi
canlı doğuranların aksine yumurtlama yönetimiyle ürerler.
devasa boyutlu olanları için (bkz:
oranda) ve (bkz:
altınbaş)
lepisteslerle aynı akvaryumda bulundurulmaması gereken balık. havalandırmasız yaşar, ısıtmasız yaşar, bi süre yem vermeseniz akvaryumda oluşan yosunları yer yaşar ama yanına 2
lepistes koysanız hastalanır ölür. üzerlerindeki bakteriler uyuşmuyormuş efendim.
aynada kendi yansımasını görünce taarruza geçip ortamını terkeden balık türü. o yüzden siz siz olun, fanus içinde beslediğiniz japon balığının fanusunu aynanın önüne koymayın. dışarıya atlayıveriyorlar, ölüm kesin.
neden japon balığı dendiğini ve nasıl oluyor da japonlarla ilişkisi bulunduğunu anlayamadığım balık çeşididir. baksanız da bakmasanız da çok çabuk ölürler. şirin sevimli ve turuncu olan balıklardır...
evde
piranha besleyenlerin piranhalarına alternatif yem olarak kullanıldıklarına şahit olduğum, genel olarak akvaryumlara süs amaçlı
conan balık cinsi.
(qhendo, 17.08.2006 03:01 ~ 03:03)
genelde tek başına beslenmesi önerilir. tek başından kastım sadece japon balıklarının olduğu bir akvaryumda beslenmelidir. ehlinden aldığım bir bilgiye göre tadı, diğer balıklara göre daha tatlı olduğu için, yanına koyacağınız herhangi bir balık onu yemek isteyebilir. bu da hoş olmayan sonuçlar doğurabilir.
beyni dışarıda gibi duran büyük cinsleri en değerlileridir.
ismi japon balığı olsa da ana yurdu çin dir. çinliler bu türü sazan balıklarının çok farklı çaprazlamaları sonucu elde etmişlerdir. serin sudan hoşlanırlar, suyun 22 dereceyi geçmemesine dikkat edilmelidir. 7-8 ph aralığında iyi filtrelendirilmiş geniş akvaryumları severler. zor şartlarda yaşayabiliyor olması sebebiyle fanus, kavanoz gibi dar alanlarda hapsedilmeleri yanlıştır. zira japon balığının fanusta yaşayabiliyor olması, mutlu ve sağlıklı olduğu anlamına gelmez. insanoğlu da hapishane ortamında ölmeden senelerce yaşayabilmekte fakat sağlığı ve canlılığı kaybolmaktadır. bitki sevmezler, akvaryumda bitki varsa didiklerler, kökünden sökerler, can sıkıntısına sebep olurlar. canlı doğuranlarla aynı ortamda beslenirlerse bütün yavruları vakumlarlar. beslenecekse yanına başka tür koyulmaması iyi olur. en fazla varyasyona sahip türdür. sayısız çeşide ve renge sahip olabilir. en bilinenleri oranda, tül kuyruk, aslanbaş, teleskop (siyah ve patlak gözlü olanı) ve koi(havuz balığı) olarak sayılabilir. dişi/erkek ayrımı yapmak oldukça zordur. dişilerin karınları anüse doğru daha şişkin olup, , erkekleri daha uzun incedir. anlamak biraz tecrübe gerektirir. yumurta dökerek çoğalırlar. çiftleşmeleri için belli bir olgunluğa erişmeleri gerekmektedir (2-3 yıl). bakımı kolay, izlemesi zevkli, hareketli ve uysal, akvaryumu dolduran ve balık beslediğinizi hissettiren canlılardır.
dünyada göz büyüklüğü/cüsse oranı en yüksek balıklardan birine 'japon' balığı denmesinden öte ironi tanımam ben.
edüt: çürütemezsiniz lan teorimi. istediğiniz kadar bilimsel verilerle saldırın. şş!
marauder jingo! sana sesleniyorum. ticarii!
(lethromar, 05.01.2008 17:06 ~ 11.01.2008 12:12)
zamanın birinde, doğumgünümde arkadaşlarımın bana alma gafletinde bulundukları,
sazangiller ailesinden bir balık türü. üstüne titredim.. yemedim yedirdim, içmedim, suyunu değiştirdim ama olmadı. canım balıkım 3 günde beni bıraktı, gitti... ağladım, evet. sonra balığı alan arkadaşlara kızdım fakat nafile... gitmişti balıkım... gömdüm sonra onu... iyi uykular balıkım...
hediye olarak hayvan almayınız...
ölü lepistes yavruları ile besleyerek devasa boyutlara ulaşmalarını sağlayabileceğiniz balık türü. bu iş için balığa baktığınız kavanoz-akvaryumun da büyük olması gerekiyor tabii.
(bkz:
teleskop balığı)
7 yıl önce
lorel ve
hardi şeklinde bir çiftini satın aldığım hayvan.
lorel aramızdan ayrıldı ama
hardi inatla yaşıyor. yüzemiyor, yiyemiyor, fanusun dibinde sırtüstü yatıyor, ama yine de yaşıyor
hardi. canım
hardi'm
edit: ve beklenen son..
10 metre öteden sizi görüp yem istemeye başlıyorlar ve o kadar aç oluyorlar ki yemlerken kafalarına dokunabiliyorsunuz .
kendinden küçük her boku yiyebilir efendim bu balıklar birgün bakarsınız akvaryumun kenarına düşen sineği yer, birgün bakarsınız başka balığın kuyruğunu yer, birgün bakarsınız ne yediği belli değil bu yüzden bakılması gayet kolaydır neticede nimete saygısızlık edip yem seçmez buna ek olaraktan aslan gibi balıktır, komando misali dayanıklıdır.bir keresinde bunlardan birkaçının içinde bulunduğu akvaryumu suyunu değiştirme işlemi esnasında yazın sıcağında, güneşin alnında unuttum arkadaşım 3 saat banamısın demediler, geldim yine aynı melül bakışlar, sarhoş edasıyla kuyruk sallamalar, el hasılı kelam özellikle ufak çocuklar için beslenilebilir balıktır.
capon balıkları kıskançlıktan birbirlerinin kuyruklarını ısırarak acılı ve çabuk bir ölüme sebebiyet verirler.
beş ay içerisinde sekiz tanesini toprağa verdim , son kalan oda arkadaşım 3 aydır kendini
flipper sanıyor. arkadaşlarının üzüntüsünden olsa gerek suyun üzerinden zıplamalar, şapalak şupalak su sesleri çıkartıp ilgiyi üzerinde toplamak istiyor. sevimli de birşey kıyamıyorum, her an ölücekmiş tedirginliği ile yaşıyorum. iki gün görmesem özlüyorum keratayı, balığa bağlılık kötü tabii.
palyaço balığı varken yüzüne bakılmayacak hayvan. akvaryum açısından diyorum. hoş olmaz diyorum. iki günde ters döner su yüzüne çıkar diyorum.
en kolayından akvaryum süsü. gecenin şu vakti tespitim kişilik bozukluğu ile piranaya dönüşüyorlar. üç taneden benim olan diğer ikisinin kuyruklarını yemekle meşgul, diğerleri korkudan çatlamadan yeme boğup ben onu mu çatlatsam acaba? şimdi biri çıkıp, bu onun sevgi hareketi derse yıkılırım.
(heidi, 13.01.2009 01:37)
her ortamda yaşadıkları için türk insanına benzeyen balık çeşidi.fakat türk insanının japon balığına benzeyen varyasyonlarıda vardır. (bkz:
serdar ortaç)
sevimli ve minik olmasından ötürü evde fanusta bile rahatlıkla beslenebilen en bahtsız hayvan türü. bulanık sularda yaşamaya ve palyaço gibi karşısına geçip abidik gubidik hareketler yapılmaya mahkum, acıların kralı. diğeri için:
(bkz:
evde kaplumbağa beslemek)
cadde üstünde piyasa yapan orospular gibi kıçları sallayarak akvaryumda dolaşmaktan başka bir işe yaramayan balık türü. ne ızgarası, ne bugulaması olur. sikeyim öyle balığı.
serçe parmağımın tırnağı kadardı ilk japonumu aldığımda. çok yaşamaz diye pek üstüne düşmüyordum. daha önce 14 tane çikleti, çöpçü balığı ile göt kadar akvaryumun içine tıkmış, 2 ay içersinde çöpçü hariç hepsi, ya birbirini yiyerek ya da stresten ölmüştü. her sabah kalktığımda bu şirin turuncu japonumu sırt üstü cızlamı çekmiş vaziyette göreceğimden o kadar emindim ki. gelgelelim aradan aylar geçmiş eşi ölmüş, çöpçüde bunun götünü emerken yakaladığım için aynen balıkçıma iade edilmek üzere akvaryumdan sepetlenmişti. artık tek başına akvaryumun hakimi ve kralı edasıyla günden güne şişen japonum obez olma yolunda da ilerliyordu bir yandan. derlerki balıkta hafıza yokmuşta bilmem ne. nah yok. herif köpek gibi şerefsizim. ayak sesimi duymayagörsün hemen köşesine gidip, çak çak suyun üzerinde çıkardığı seslerle sana, günaydın sayın sahibim bana yem at açlıktan ölüyorum diyor adeta. fakat acaip bi durum var bu herifçioğlu boyuna değil bildiğin enine gelişiyor. top gibi oldu akvaryumda yuvarlanan balık ilk defa bunu gördüm. bazen suyunu değiştirmeyi unuturum kendi gibi bir renk alır. bildiğin turuncu renk oluyor. kendi renginde sıçıyor bu hayvan ya da yemlerde boya katkısı var. hayatımda böyle survive bir balık görmedim. kezzap dökülse yaşıycak sanki. 2 sene boyunca ha öldü ha ölecek derken baktım herif benden turp, ulan bari bi isim veriyim ben buna dedim. adam balon balığı gibi dolanıyor evde. elim kadar oldu. kızarkadaşım şahsına uygun en güzel ismi buldu. topgöbik. şaka bir yana 5 sene geçmiş. akvaryumu su sızdırıyormuş geçenlerde gittim biraz büyüğünü aldım. sanırım hepimizi gömecek bu.