!!!!sağ el işaret parmağıyla gözlüğünü iyice yukarı kaldırıp, monitöre yaklaşan yazar.!!!!
kendisine
we don't need no education başlıklı ve
-----------
"üffff ne mallar var nelerle uğraşıyolar" diyerek gözlerini web browser'a sabitledi. okuyabilmek için 3 saniye gözlerini kırpmadan aynı noktaya bakması lazımdı. gözlüğü vardı siyah cevşen ipiyle boynuna astığı ancak başı ağrıyordu 1-2 saat kullandıktan sonra. adres belirginleşti (
http://www.sagocuyuz.com/... ), en okkalı küfrünü etti ve kapattı. üzerinde
a4 tech yazan mavi mouseunun ortasındaki yeşil ışıklı tekerleği hırçınca çevirmeye başladı. 2. sayfada en alttan 3. siteyi açtı. "böyle bir adres yok oğlum geri vites" uyarısıyla karşılaştı.
macosman 35 isimli işletim sistemini ve
fishing from moon adlı web tarayıcıyı kullanıyordu ki ikisinin de kendi yazmıştı yazılımını. uyarılar,butonlar falan çok yoğun güncel esprilerle doluydu ki ölümüne eğleniyordu kullanırken. mouse u gitar çalmaktan aşınmış parmaklarıyla
bas geri butonunun üzerine getirdi tarayıcısında, üşenmeden sağ ayağını mouse dayadı ve baş parmağıyla tıkladı. 2. sayfada en alttan 2. siteyi (
http://www.chip.com.tr/... )tıkladı aklına gelen süper fikirle sevişerek ; "yani meğersem öyle bişe yapsalar ki gugıl kırık linkleri falan-fişman göstertmese aramalarda mesela bence fikrimce" . fikrini "
hemen vücuda getirilmesi gereken süper fikirler" listesinde 3. sıraya yazarak okumaya başladı ki 1. sırada "random ayar verme programı" vardı.
yazıdan hemen sıkılarak shift+ctrl+ğ kısayoluyla tüm sekmeler kapan-itüsözlük açıl-winamp çalış-mor salkımlı sokak çal ve incelenebilecek duyurular açıl komutlarını uyguladı. tam yoğunlaşacakken sevdiceği
ben bağda gül sense bülbül iletili bağdagül oturum açtı. anlık bir hareketle ç.dışı göster i tıkladı, o derece sıkılmıştı.geri döndü. şarkı isteği, radyo çağrısı ve birkaç da film önerisi isteme duyurusu vardı fakat hiç de çekici değildi. siftah yapamamış esnaf burukluğuyla uyumaya gidecekti ancak -
solda- nicki belirdi. muhalif yapısı, ayarcı kişiliğiyle sözlükte büyük bi yer edindiğinden bu atraksiyona çoktan alışmıştı. zira rumuzu -
soldan- inmiyordu. herzamanki hislerle başlığı tıkladı ve giriyi okudu. kapıyı çalan talihsiz yazarın biriydi ki çok yanlış zamanda çok yanlış birine toslamıştı. q+w+e+r+t+a+s+d+f kısayoluyla winamp rock playlist açıl- ekran parlaklığı son seviye- bilgisayar masası koltuğu elektro masaja başla ve klavye t9 mode açıl komutlarını verdi ki bu kısayolu (qwertasdf) seçmesi el yapımı süpersonic bilgisayarının, sahibinin sinirlendiğini anlaması içindi. gözlüğünü taktı.
!!!! sağ el işaret parmağıyla gözlüğünü iyice yukarı kaldırıp monitöre yaklaştı.!!!!
@3900999 nolu giriyi kopyaladı ve ses çıkışı olan klavyesinin tuş sesini her karaktere basışta "tık tık tık" , her satır atladığında (hışıııııııııııııııııııııııırt) diye ses çıkaran "daktilo mode" a ayarladı. zira böyle deşarj oluyordu. yazmaya başladı... tık tık tık...
" başlık: sözlük yazarlarının aslında demek istedikleri" kopyaladığı giriyi yapıştırdı ve hemen altına herzamanki gibi "---" koydu ve devam etti.
---
yazar diyor ki ;" yazdığım hikaye moupassant tarzında ama çehov da okuyorum. onlarca kızı kuyruk sokumu kemiğimin ardında sürükleyecek kadar şekilli bir edebi bilgim var, yazayım buraya da belki bi iş çıkar kız falan düşer". sonra bunda öz türkçe kullanıyorum havaları da var ha
sol frame demiyo
solda diyo oysa bilmiyo frame falan ingilizce de yok bunda hani haa.
---
kafasını kaldırdı, yazdığı 3 satırı okudu ve klavyesinde "teksıpeys" olarak yer almış silme tuşuna yüklendi zira hunharca bir fikir gelmişti ve süper listeye yazacak vakti dahi yoktu. mevzu bahis girinin sahibiyle kanka olacak, süper kankası jungle_book_women(ya da bunun gibi bişe anımsayamadım) ile işbirliği içinde postane yazışmaları sağlayacak ve bunları "hahaha mala bak dedirten postane yazışmaları" isimli başlığa gönderecekti. teklif etti. "kabul etsene ;)" yaptı,ve yazardan "tamam ediyorum sonra birbirimizin girilerini artılayalım gülücük" mesajını aldı. derken evin kapısı açıldı, gelen sabah namazına camiye gitmiş babasıydı. el çabukluğuyla ctr+imam mode a bastı ve winamp pentagram-hepsi bir,hepsi hak'tan.mp3 'ü açtı zira hırçın mode-rock playlistinde mevcut en tasavvufi parça buydu. babası sert adımlarla odasına geldi ve "namazını kıl çabuk yat uyuz etme beni" dedi ve tuvalete gitti. ve hain planına geri döndü. "ben kızım gülücük" yazdı ve dakikalarca bekledi. cevap gelmedi. derken tuvaletin kapı sesi duyuldu. laptopunun monitorunu kapatıp koşar adım serili kırmızı kabe resimli seccadesine koşup oturur vaziyette babasının gelmesinin bekledi. babası odadan girince selam verip namazını bitirmiş edasıyla allah'ım kabul et anlamında ellerini yüzüne sürdü. babası "allah kabul etsin aferin oğlum" dedi. bundan hoşlanmıyordu. aslında hiçbirşeyden hoşlanmıyordu. öylesine yaşıyordu ya, öylesine yaşıyordu, plandan vazgeçti, densiz yazara haddini bildirmedi, onu bağışladı, yarın çok farklı olacakmış gibi uykuya daldı. ama tekrar aynı güne uyandı..."
-------------
içerikli hikayemi hediye etmek istiyorum.