spoiler içerir.
ilk sezonda gayet insanların sinirini bozan ve bunu bile bile yapan bi karakter olarak tanıdık. akıllıca davrandı, baya kapsamlı bi zula yaptı. böylece diğerlerinin kendisine ihtiyacı olmasını sağladı, kendi de sıkılmadı, zorluk çekmedi. inatçı bi yapısı olduğu kaçınılmaz bi gerçek. sırf kendisinden nefret edilmesini istedi, sağladı. karmaşık bi karakter sawyer.
flashbackleri gösterildikçe şaşırdık, acıdık, bağrımıza bastık. hayatının bi ironiye dönüşmesine kızdı, sinirlendi. ama başka bi aileyi yıkımdan döndürdü kendi ailesi geldikçe aklına. öldürmek istediği adam olmuştu. neden duygusallaştım bilmiyorum ama konu sawyer olduğundandır.
herkese laf sokmasıyla, lakap takmasıyla güldürüyo olması en güzel yönlerinden. uyduruk bi suçtan sınırdışı edildiği için 815 numaralı uçuşa bindirildi tıpkı kate gibi zorunluluk yüzünden. geçmişinde hapishanede kaldığını, sevdiğini, bebeği olduğunu gördük.
hayatını intikamını almak istediği adamı öldürmek üzerine kurdu. bu büyük hesaplaşması da s3e19 brig ile bizlere yansıyacak gibi.
kate'e olan ilgisi gözlerden kaçmadı, elde etti de. ama kate'in onu sevdiğinden çok kate'i sevmesi, hatta düşünüp düşünüp üzülmesi, ona bakışları, kate'e aşık olduğunu gösterdi bize. kate'in ona artık james demesi belki de james olmasını istemesi, özündeki iyi insanı sevmek isteme çabasındandır. küçük bi süre adada lider durumunda kaldı, jack'in geri dönmesiyle bu da bitti.
oldukça zeki olduğu da gözlerden kaçmadı. kültürel birikimi sayesinde baya güldürmekte. yeri geldi ben'e kafa tuttu.
sürekli geçmiş zaman kullandım ama sakın öyle bişey olmasın, seviyorum sawyer seni.