belki ilginizi çeker
  1. · necip fazıl kısakürek
  2. · devrimciysen en büyük devrimciyi örnek almalısın
  3. · maximilien robespierre
  4. · tepeden inme
  5. · türkiye deki devlet yapısı
  6. · terkip
  7. · halka rağmen halk için
  8. · bazarov
  9. · demokrasi
  10. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · uludağ sözlük
  2. · kemal kılıçdaroğlu
  3. · kurban bayramı vahşeti
  4. · dünyanın en güçlü 500 müslümanı
  5. · ezel
  6. · hayatın iyi bilinmesi gereken kanunları
  7. · itü sözlük e bir daha gelinse alınacak nickler
  8. · saçma sapan rüyalar
  9. · orhan gencebay dinleyene ıyy diyen ruhsuz kız

jakobenizm  

  1. fransızca jacobenisme (cumhuriyetçilik, devrimci demokratlık). "toplumdaki değişikliklerin yöneticilerce tepeden inme buyruk ve yöntemlerle yapılmasını uygun bulan görüş." anlamında basında kullanılan bu terim için tepeden inmecilik terimi kullanılabilir
    (bilge tonyukuk, 15.03.2005 15:43 ~ 15:45)
  2. halk için halka rağmen ilkesini benimseyen yönetim. toplumsaki değişikliklerin, yöneticilerden halka inmesi şeklinde olur, nitekim kimi zaman gereklidir.

    şimdi "ayy faşistt" diyenler olacaktır elbet,adam olun derim ben. bir ümmet yerine ulus olmamız ,cumhuriyet'i kazanmamız bu sayede olmuştur.
    (cyd, 27.11.2005 00:56)
  3. kansız, savaşsız gerçekleşen bir devrime bile sonradan kan banyosu yaptırmak gerektiğine inanma şeklinde özetlenebilecek görüş.
    (aytok, 31.03.2007 22:01)
  4. halk kendi kaderini olumlu yönde belirleme kudreti gösteremediği durumlarda gerekli bir yönetim tarzıdır.diyelimki bir eşya alacaksınız ve bir sürü çeşit var.siz hangisinin kaliteli olduğunu bilmiyorsunuz.bu durumda satıcının size kaliteli olanı mı göstermesini istersiniz? yoksa tercihi size bırakmasını mı?kaliteli olanı size göstermesi tabiki ideal olanıdır.
    (utnapistim, 26.07.2007 22:35)
  5. genel siyasi literatür içinde; bir toplumun tarihsel yazgısının, önder-lider-yönetici vs. kadrolar, yani belirli bir azınlık-zümre tarafından dayatılarak belirlenmesi jakobenizm olarak okunur. o halde jakobenizm, bir diğer genel tanımlamayla; toplumun tarihsel yazgısını, özgür seçim yoluyla çoğunluğun belirlemesi olarak betimleyebileceğimiz demokrasinin tam tersine konumlanacaktır. bu durumda da, demokrasi ve tüm kurumlarına bağlı olma sıfatıyla liberal siyasal akım için, "tepeden inmeci tiranlık" koşullar ne olursa olsun, kategorik olarak son derece mide bulandırıcı bir karakter taşımaktadır ve ilkesel olarak reddedilmelidir. ancak bu genel-kategorik-kavramsal tanımlamalar belirli siyasal tartışmalara zemin kazandırmak şöyle dursun, tartışmayı çoğunlukla vasat liberal-ideolojik tezlere ve bunlara karşı geliştirilen (aynı derecede ideolojik) “halkın” seçim yetkinliğinin totaliter sorgusuna hapseder.

    çünkü kategorik-kavramsal tanımlamalar, marksist dille söylersek, tarihsel/verili bir toplumsal yapılanmanın, maddi koşullarca şekillendirilmiş üst-yapısal kavramlarını, tarihselliğinden kopararak genel-evrensellikler olarak ele almak durumundadır. yani liberal siyasal öznenin mantığına göre;

    adalet, eşitlik, özgürlük kavramları, üretim araçlarını elinde bulundurma suretiyle toplumsal yapının dümenini çoktan eline geçirmiş olan burjuvazinin, bu araçları tam verimle kullanabilmesine engel teşkil eden feodal toplumsal ilişkileri parçalayarak, feodal ilişkilerin yerine koyduğu ve fransız burjuva devrimiyle onaylanan toplumsal ilişkilere bağımlı değil, genel-geçer evrensel ilkelerdir. örneğin özgürlük ilkesinin hilafına, toplumsal yapıda baş gösteren bozulmalar, demokrasinin eksik tatbik edilmesinden kaynaklanan basit uygulama hatalarıdır. oysa klasik marksist demokrasi eleştirisi, soyut insanlık çıkarları şeklinde ele alınan ilkelerin altında yatan somut sınıf çıkarlarını deşifre ederek, burjuva demokrasisi kavramını çoktan siyasi literatüre kazımıştır. (bu noktada post marksist çıkış için bkz. radikal demokrasi) eğer jakobenizm belirli zümrenin çıkarları üzerinde yapılanan açık tiranlık biçimi ve bunun savunusuysa, burjuva-demokrasisi de belirli bir zümrenin, burjuva sınıfının somut çıkarlarını evrensel değerler altında gizleyen benzeri ancak kapalı bir totaliter yapılanmadır. aradaki, biçim farkından fazlası değildir.

    özetlersek, bu güne kadar gelişen toplumsal yapılar; halk kitlelerinin kendi sınıf çıkarlarının farkına vararak kaderlerini eline alabilecek bilinç düzeyinin üzerine kurulmamış ve dahası, üretim koşullarının belirleyiciliğinde belirlenen toplumun belirli bir sınıfının diğerlerine dayattığı egemenlik rejimleridir. toplum içinde sınıflar varolduğu, sınıf hegemonyası altında belirlenen üst-yapısal değerler kendilerini sınıf çıkarlarından bağımsız olarak sunduğu ve “seçim” bu değerlerin üzerine kurulduğu sürece, mesele sadece halkın özgür seçimi meselesi değildir. toplumsal gemiyi “hedefe” ulaştırma gayesiyle yola çıkan iktidar talipleri, bizzat bu gemi ve hedefin yanılsamalı-bütünlüklü yapısı nedeniyle otomatik olarak jakobendir.

    kitlesel hareketin tarihsel koşulları ve sınıf bilinci için ısrarla bkz: proletarya, sosyalizm
    (düzgün kayar, 12.06.2008 19:28 ~ 23:11)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil