jaco pastorius   

adana çık aradan

  1. genç yaşta new york da ölmüş olan jaco pastorius kanımca harika bir elektronik basçıdır.
    weather report; zawinful, corea ve shorter gibi isimlerle çalışmıştır
    kendine has hareketli tarzıyla efsane olmuştur
    (shadowbannett, 06.04.2004 20:57)
  2. elektrik basta devrim yaratmış,perdesiz basın mucidi erken kaybedilmiş bir değerdir jaco pastorius.davulcu bir babanın oğludur.davul çalarak müzik hayatına başlamıştır.fakat bas gitara geçme kararı alarak bas gitarın çehresini değiştirmenin ilk adımını atmıştır.elektrik basın tamamlanmamış olan evriminin tamamlandığı kadarı bu adama dayanır.trajedik bir şekilde genç yaşta hayata veda etmiştir.fender jaco pastorius signature adı altında jaco modeli bir bas sürmüştür piyasaya.

    (bkz: fender jazz bass)
    (bkz: fender jaco pastorius tribute jazz bass)

    bas partilerinin üzerine diğer partilerin yazılıp beste yapılmasını sağlayarak dünyada bir ilke de imza atmıştır. jaco pastorius bir basçı değil bir devrimdir.
    jaconun basından çıkan sesler bastan değil parmaklarından çıkar.
    jaconun partilerini aynı tartımla aynı hızda çalabilirsiniz ama o sesi çıkaramazsınız..
    ayrıca bas gitarının perdelerini söküp perdesiz bası da o icat etmiştir.

    yer aldığı projeler
    woodchuck : yerel ve amatör sayılabilecek bir gruptu. ensemble konusunda fikirler edinmesine ve lokal olarak ismini yavaş yavaş duyurmasına yol açan bir ekipti.

    wayne cochran and the chitlin circuit riders * : jaconun lokal gündemi meşgul ettikten sonra iş teklifi aldığı ve şehir dışlarında konserlere turnelere katıldığı amerikada gayet tanınan bir brass band idi. sadece canlıda değil kayıtlarda da harikalar yaratabileceğini bu grupta gösterdi.
    charlie brent: jaconun sadece bas gitar çalmada değil prodüksiyon konusunda da ne kadar başarılı bir müzisyen olduğunu ortaya çıkardı. bu grupta ritmle alakalı düzenlemelerle de tamamen jaco ilgileniyordu, davul ve bas partisyonlarını yazıyordu.

    kendini epey duyuran ve adından bahsettiren jacoya epic record destek oldu ve bas gitar tarihini değiştiren o albüm * çıktı. tracklist söyleydi :
    donna lee
    come on come over
    continuum
    kuru/speak like a child
    portrait of tracy
    ocus pocus
    okonkole y trompa
    cha-cha *
    forgotten love

    bonus track

    6/4 jam

    bu albümden sonra jaco için de bas gitar tarihi için de birçok şey değişti. bütün dünyanın tanıdığı ve saydığı önemli bir kişi olmuştu. ve bu işin en iyisi şeklinde telafuz ediliyordu.

    weather report : jaconun tavan yaptığı projedir. dünyanın en büyük jazz grupladından biri olan weather reportta kısa sürede lider oldu ve partisyonlar bas gitara göre yazılmaya başladı. belli bir süre sonra kendi grubunu kurmak istedi ve ayrıldı. ki weather report da grubun jaconun grubu gibi bir hal almasından pek memnun değillerdi.

    bunun yanında bir albüm ismi olan word of mouth u kendi kurduğu bir ekibe de vermiştir. ve inanılmaz konserler ve albümler gerçekleştirdiği jaco pastorius big band yabana atılamaz.

    bunun yanında joni mitchell , pat metheny , brian melvin gibi önemli sanatçılara gerek sahnede gerekse albümlerinde de eşlik etmiştir.
    tam diskografisi için :
    (bkz: http://www.jacopastorius.com/...)

    oğlu felix pastorius da şu an basçılık yapmaktadır ama o babadan bu oğul mu çıkmış peh dedirtmektedir.
    (jellyjam, 29.03.2006 23:09 ~ 13.10.2007 19:34)
  3. dünyanın ennn ünlü
    bas davulcusu

    jacopastorius'un

    florida'da
    güpe gündüz

    canı içki istedi

    florida'da
    güpe gündüz

    kapalı bir bar'a
    -açın lan bar'ı dedi

    florida'da
    güpe gündüz

    fena halde

    dayak yedi

    ve öldü

    dünyanın ennn ünlü
    bas davulcusu

    jacopastorius
    otuz beş yaşındaydı

    ve zati çokkaç yıldır
    parklarda, bahçelerde
    sokaklarda yatıyordu

    met-üst
    (van den budenmayer, 25.09.2006 18:45)
  4. weather report'a girerken kurduğu "i am the best electric bass player in the world" cümlesinin ardından grup elemanlarından "hsssktr lan orda ehehe" tarzı bi tepki alsa da (e çok doğal kim vermez o tepkiyi o cümleye) anında kanıtlamıştır cümlenin doğruluğunu.
    (tenement funster, 24.10.2006 02:11)
  5. adına bas şarkıları yazılan ve tarzında bir müzikal devrimci olan müzisyen.o da öldü; ''bize ise herife bak jaco gibi çalıyor'' demek düştü.
    (manha de carnival, 25.11.2006 19:58)
  6. bas gitarın ruhu..şuanki çoğu virtüözlerin esin kaynağı..17 yaşında kendini yaşadığı bölgenin 20 yaşında ise dünyanın en iyi basçısı ilan etmiştir iyide etmiştir..fingerstyle funk tekniğini pek bi sever 16lık death note ları tadından yinmez.perdesiz bası bulmuştur bu adam yahu ne iyi etmiştir ne güzel etmiştir kimlerin hayır duasını almıştır.kendine özel bir fender kullanır(dı)..weather report gibi jazz fusion tarzı gruplarda harikalar yaratmıştır.pat metheny ile biçok çalışması vardır.bir bas solosunu dinlerken çok rahatlıkla tanınır kendine has tarzıyla.ayrıca sabaha kadar parkta bas çalıp ve aleti edevatı orda bırakıp gidermiş bu..daha sonralar kendini alkole ve binimum uyuşturucu maddelerine verince inceden kayışı koparmış ve bir türk arkadaşının barının önünde dövülerek öldürülmüştür.
    (akabinde ve detayinda, 01.01.2007 20:46)
  7. gerçek ton enstrumanda değil parmaklardadır sözünü ortaya atan bas ilahı.
    (akabinde ve detayinda, 10.01.2007 23:11 ~ 23:11)
  8. kendisini ilk defa dinleyip, beklediği tabiri caizse yardırmaları falan göremeyen ve bu mu lan jaco diye çemkiren arkadaşlara bir açıklama yapma gereği duydum.

    jaco için gelmiş geçmiş en teknik basçı demiyor hiçkimse. keza günümüzde sound olarak, teknik olarak jacodan katbekat ilerde olan basçılar mevcut bu bir gerçek. şimdi düşününce 1969 model bir dodge chargerın camları otomatik değil. peki 1996 model bir opel corsayı bu arabadan daha iyi yapar mı bu şey? başka bir açıdan bakarsak ford mustanglerin, chargerların dizaynı, tasarımı yarattıkları devrimler olmasaydı bugün bir bmw bu denli kaliteli olabilir miydi?
    konuyu en yakın örnek verebileceğimi bas gitarlara getirirsek. fender jazz bass denilen devrim çıkana kadar bas böyle değildi. hatta bas gitar tarihi fenderin precisionu ve jazz bass çıkana kadar çıkmış bir kaç bastan ibaretti. lakin öyle bir haldeydiler ki buna precision da dahildir kasanın alt tarafında bulunan gitarı dize oturtmaya yarayan çukurluk ağırlık merkezine sahip değildi. gitar kucakta bile duramıyordu o derece ilkel bir aletti yani. ve basçılar ister istemez koca kontrbasları taşıyıp çalıyorlardı lakin bas gitarın kontrbastan daha parlak tınısını elde edemiyorlardı. şimdi piyasada ken smith, fodera, modulus, laurus, hatta bazı modellerini dahil edersek yamaha trb gibi birçok bas gitar fender jazz basstan daha iyi denilebilir. neden daha iyi dersek gelişen teknolojiler müzisyene kolaylıklar sunan yenilikler getirdi, artık daha güçlü bir sounda olan gitar ve klavyelerin altında ezilmeyen bir bas gitar soundu oluşturdu. ama bunların temeli ve dayandıkları yer fender jazz basstır.
    konuyu tekrar jacoya bağlarsak, jaco pastorius bas gitarın orkestradaki vazifesini olması gereken yere taşıyan yegane insandır. düşündükleri, uyguladıkları, denedikleri ve öncülük ettikleri bas gitarı bu güne getirdi. notasını veya tabını okuyup çalınabilecek bir eseri bile sadece çalınmak için değil içerik olarak incelendiğinde nasıl bir armoniye sahip apaçık ortadadır. eşliğin yanında bas gitara solistlik görevi de yükleyip kişilik kazandırdı, eserlerinin her partisyonunda ayrı bir eser sundu. bas gitar kişiliğinin yanısıra müzik adamıydı. profesyonel seviyede piyano ve davul da çalmaktaydı ama bas gitarda peygamber olması diğer enstrümanist kişiliklerini saklamıştı.
    şimdi kötü yanlarını da görmezden gelemeyiz. bir müzisyen müziğe bir müzik adamı olduğu için kendisine saygı duymalıdır. belli bir dinginlikte devam etmeli kendini frenlemeyi bilmelidir. çünkü hiçbir müzisyenin dinleyicisini müziğe kattıklarından mahrum edemez. jaconun keyifle başlayan uyuşturucu serüveni sonunda ölüp bizleri bırakması gibi. ve kafası yerinde olmayan jaco bir çok sahnede saçmalamıştır bunları üzülerek izlemiş birisiyim. bu gerçekler de mevcut fakat jaco pastorius gerçeğini mahvedemez.


    jaco pastoriusun elinde fender jazz bassı ile çalması, bir sahil yolunda gün batarken üstü açık bir ford mustang ile özgürlüğü yaşamak iken virtüöziteye ulaşmış bir basçının elinde yüzellibeş telli 15 bant ekolayzırlı 18 volt pille beslenen canavar bir bas gitarla sadece show yapması otobanda son gaz giderken kilometre ibresine hapsolmaktır.

    hangisinin daha teknik olduğu ortada tabii ki ikincisi lakin hangisi saygıyı daha çok hakediyor yorum sizlerin olsun.
    (jellyjam, 11.12.2007 16:44)
  9. döneminin müzisyenleri tarafından pek sevilmeyen bir kişiymiş. o caz klubü senin bu caz klubü benim dolaşır; ''şunu şöyle çalın, bunu böyle çalın'' diye laf atarmış müzisyenlere, ayık gezmediğinden dolayı zamanla insanlar ciddiye almamaya başlamışlar rahmetliyi.

    müzisyenliği konusunda söylenecek pek fazla bir şey yok; bir virtüöz.

    kişiliğine gelince;

    ayyaş, çekilmez ve yalnız adamın teki. içerken de teknik içmiyormuş ama bir tarzı varmış; içip içip batırıyormuş ortalığı. kokain çekerken kredi kartı ile otoban yapmıyormuş da göz kararıyla çekiyormuş burun hizasını. yazık etmiş kendine; ama tarzı varmış. bu yönüyle de saygıyı hak ediyor diyorlar, yorum sizin.

    not: ayrıca sözlük yazarlarından biri ile dost hayatı yaşadığına dair kanıtlar fazlasıyla mevcut; yakında...
    (manha de carnival, 12.12.2007 18:33)
  10. pastorize bas gitarın mucidi

    ne üzerine olduğu malum olan edit: ulan bi laf esprisi yaptırmadınız. biz de biliyoruz jaco nun ilah olduğunu. bu adam sadeliğiyle derinliğiyle, yeri geldiğinde 3 saniye içinde basılabilecek 653 notanın yerini tutamayacak tek bi notayı tınlatmasıyla gönüllerde taht kurmadı mı. bundan dem vurayım dedim vurdurtmadınız. hayata küstürdünüz lan.
    (pinkegoboxx, 22.01.2008 19:57 ~ 23.01.2008 09:15)
  11. bas gitarın ilahı..
    (zardanadam, 22.01.2008 19:59)
  12. birght size life albümü ile ne olduğu gayet rahat anlaşılan müzisyen.
    (henriçayniski, 28.09.2008 09:47)