jön türkler ihtilali   

adana çık aradan

  1. çoğu yazar ve tarihçi tarafından 1908 devrimi olarak adlandırılan süreçtir. kuşkusuz burjuva ihtilallerinin beşiği avrupa'da yuvalanmaya başlayan jön-türkler, biçim açısından "yeni" fakat sınıf mücadeleleri bakımından alışılagelmiş bir devrimin mimarları olmuşlardır. sanıldığının aksine 1908 devrimi sadece türkler tarafından bina edilmemiş, ermeni örgütlenmeleri ve balkanlardaki etnik azınlıklar aktif bir rol üstlenmişlerdir. 1907 yılında pariste yapılan, prens sabahattin'in düşüncesinin temsil edildiği adem-i merkeziyet ve teşebbüs-ü şahsi cemiyeti ve ahmed rıza'nın düşüncelerinin temsil edildiği ittihat ve terakki ve sosyalist bir ermeni partisi olan taşnakların katıldığı kongre ile, yapılması düşünülen "devrim"in nasıl biçimleneceği sorusu tartışılmış, 1908 devrimine giden yolda en büyük adım bu kongrede atılmıştır. fakat makedon vmro ve ermeni hınçak partisinin bu kongreye katılmaması dikkat çekici olmuştur.

    devrimin fiili olarak başlangıçı resneli niyazi bey'in dağa çıkmasıdır. fakat ilginçtir ki, dağa çıkan resneli niyazi'nin yanında 100 asker bulunurken, 900 sivil bulunmaktaydı. yani askeri ve toplumsal bir taban devrim konusunda uzlaşma eğilimi göstermiştir. bu isyanın getirdiği çerçevede rumla ve makedonlar isyana destek verdiler ve isyanı destekleyen gösteriler yaptılar.
    daha sonra manastır'ı ele geçiren jön türkler, binlerce müslüman ve hristiyanla birlikte meydanda toplanarak rum ortodoks psikoposu ve imamların konuşmalarını dinlediler. göstericiler şöyle bağırıyordu. "türkler ve hrsitiyanlar; herkes için özgürlük. şimdi hepimiz kardeşiz. müslümanlar, hrsitiyanlar, museviler, türkler, arnavutlar, araplar, rumlar ve bulgarlar anavatan osmnalı'nın özgür vatandaşlarıyız."

    padişahın, bütün balkanları etkisi altına alan isyandan sonra, jön türklerin isteklerini kabul ettiğini açıklaması, makedon milliyetçisi vmro teşkilatını da etkileyecek, onlar da anayasal girişime dstek verdiklerini bildiren bir beyanname yayınlayacaklardı. sonra da silahlarını jön türklere teslim edeceklerdi.
    25 temmuz'da meşrutiyet ilan edilir edilmez 50 bin türk, rum, ermeni, musevi ve bulgar beyazıt meydanı'ndan yıldız sarayına yürüdü.

    elbetteki 1908 devrimi her şeyden önce burjuva devrimi niteliğini taşıyan pek çok özelliğe sahipti. oy verme hakkı 25 yaşından küçüklere ve vergi vermeyenlere kapalıydı. dolayısı ile halkın büyük bir bölümünün oy verme hakkı yoktu. devrimi önceleyen en önemli faktörler, kentli orta sınıf, yani esnaf ve sanatkarların ve yetişmiş askeri ve sivil bürokrasinin kararlılığı olmuştur. nitekim 1908 yılında yapılan seçimlerde tüm bu özelliklere rağmen özgür bir seçim yapılmış, türkiye tarihinde ilk defa 6 sosyalist milletvekili meclise girebilmiştir. bu rakam ancak bir daha 1965 yılındaki 15 tip'linin meclise girebilmesi ile aşılabilmiştir.
    sanıldığının aksine bu devrimi destekleyen kitle ne milliyetçilik ne de din temelinde hareket etmiş değildir. mutlak monarşiyi savunan ermeni elitleri olduğu gibi, tam karşısında yeralan ermeni ve rum aydınları da bulunmaktaydı. türkler ve diğer etnik unsurlar arasında, monarşinin nimetlerini yiyenler ve istibdat rejimi altında keyif çatanlar bu devrimin karşısında olmuştur.
    işin ironik tarafı ise, devrim'i destekleyen kitleler içerisinde o vakitler küçük bir zümreyi teşkil eden, müslüman, rum ve ermeni işçileri de vardır. 1908 devrimi sonrası pek çok demiryolu işçisi, elektirik ve telgraf işletmeleri işçileri grev yapmış, bu grevler ile devrimi desteklediklerini açıklamışlardır.

    1908 devrimi şüphesiz geniş bir toplumsal kesimin desteğini bulmuş bir devrimdir. bunu o zamanlar varolan ermeni-türk dayanışmasında da görebiliyoruz.
    (madbrother, 01.06.2007 18:20 ~ 18:40)