izmir urlada bulunan, %100 ingilizce eğitim veren, eğitimdeki zorluğuyla öğrencilerini inim inim inleten, hazırlığı alsancakta kurarak öğrencilerine ilk sene izmir merkezde bol bol gezme imkanı sağlayan, özünde işi yüksek lisans olan enstitü.
kısaca iyte olarak geçen ve dünyanın en büyük düzenli 5 yerleşkesinden birine sahip olan, lakin bina kıtlığından bu büyüklüğün sorun yarattığı okuldur. eğitiminin kalitesiyle gelecek yıllarda odtünün yerini alacağı iddia edilmektedir, şu an için inandırıcı değildir.
en son izmir depremlerinde mühendislik binaları ortadan çatlayan, bu nedenle eğitime bir süre ara vermek zorunda kalan okuldur!
piyasada adı pek bilinmese de, akademik çevrede namı duyulan, pek bilgili ögrenciler yetiştiren, bilginin yanında tecrübe de kazandıran pek muhteşem okul.
-bütün hocaları yurt dışında eğitim görmüştür
-öğrenciye bütün imkanlar verilir
-öğrenci istediği zaman istediği lab da çalışabilir
-kampüsünde pek çok habitat barındırır
-çok fazla rüzgar alır
-gülbahçe köyündedir
-içinde doğal bir şelalesi vardır
-özünde yüksek lisans için kurulmuştur
-devlet universitesidir
-çok fazla araştırma ödevi verilir
-raporlar insanın anasını ağlatır
vs vs vs
işin özü güzel bir üniversitedir,
her universite adayına tavsiye edilir,
sadece sayısal bölümler vardır,
kampüs hayatı bayağı eğlencelidir
bu sene 2. dönem hazırlık binası kampüse taşınan alsancak sefası öğrencilerinin kursağında kalan enstitü... türkiye çapında en iyi devlet yurduna sahip ancak hafta sonu in cin top atar yurtta
iyte de öğrenciysen kampüs dışında bolca cebelleşeceğin sorular & diyaloglar:
*burslu mu okuyosun?
**- hangi üniversitede okuyosun?
- izmir yüksek teknoloji enstitüsü
- haaa biliyom orayı 9 eylül'e bağlıydı ...
- yok değil a.. (burda laf ağzına tıkanır)
- haa egeydi ya ooo
- yok hayır (yine susturulursun karşındaki ii biliyo ya sanki)
- özelmiydi? iki yıllık mısın yoksa sen? (ne alakaysa çözemedim ben)
- .............
tanıdığım öğrencileri gerçekten kaliteli olan, eğitiminin de kaliteli olduğunu duyduğum, öss'de puanım haydi haydi tuttuğu halde güvenemediğimden yazmadığım için kafamı şu anda duvarlara vurduğum okuldur.
öğrenci sayısının azlığı önemli bir avantajdır. makina mühendisliği 1.ci sınıf mevcudu an itibariyle 33 kişidir ve bu gerek hocaların gerek asistanların sizi daha iyi tanımasına, sizle daha fazla ilgilenmesine, sizin de onlarla yakınlaşmanıza yol açar. dediğim şeyin önemini makina mühendisliğini 100 küsür kişi okuyanlar daha iyi anlıyacaktır.
-güzel kızlarının mimarlık ve kimya mühendisliğinde olduğu söylenir. bu kızlar arasındada müthiş kıskançlık krizleri yaşanır.
-öğrencilerin coğu bu okulu sevmez, biran once kurtulmak istenir. özellikle tikileri okuldan ve okuldakilerden nefet eder.
-sosyal yaşam yoktur, okuldan yurda yurttan okula.
-her öğrenci 2 kişilik internetsiz yurtlarında kalamaz, o yüzden en yakın urla veya izmirde ikamet ederler.
-hocaları öğle arlarında rakı balık yaparlar
-kütüphanesi okulun en ciks ve kaliteli mekanıdır, bliss (bilkent library ınformation services system ) yazılımını kullanır, onunda tek eksiği kitap ödünç verme birimmdeki memurlardır.
-bir mezunlar ofisi vardır ama aslında yoktur. hic bir halt yapmaz, sadece başkanı olan kompleks sahibi kişinin cvsinde işe yarar o kadar.
izmir'de oluşu ve adının massachusetts institute of technology'yi andırmasıyla sebepsiz ilgimi çekiyordu bu kurum. duyduğum ilginin karşılığı olarak web sitesine baktım az önce; fakat karşılaştığım üçüncü sınıf inşaat firmasına yakışır bir web sitesi oldu. bilgisayar mühendisliği sayfalarına verilen bağlantının kırık olması da iyice yıktı hayallerimi. bir mit tadı alamadım senden iyte! alacağın olsun.
güzel bi arkadaş ortamınız varsa çok eğlenceli olan(ama hakkaten diğer okullardan daha çok eğlenirsiniz), yalnızsan insanı bunalıma sokan, çekilmez ötesi olan bi okul. eğlencesi sosyal hayatı kendiniz oluşturursanız başlar, bu okuldan bi şey beklemeyin bu anlamda. ben kendim şahsen bizzat fizik bölümü mezunu olup derimki kendisi zor bi okuldur.
öss sonrası hazırlık muafiyet sınavını da atlamakla beraber kendimi kampüsün en tepesindeki binalardan oluşan mimarlık fakültesinde bulduğum,
muafiyet ve hazırlık seviye belirleme sınavlarını tek sınavda aradan çıkarmak gibi sinir bozucu bir politika izlemiş olan,
kampüsü uçsuz bucaksız (içindeki öğrenci sayısıyla ters orantılı genişlikte bir arazi üzerine kurulmuş),
yurtları cillobik,
kütüphanesi cillobik,
kütüphane-spor salonu-sks binası yolu boyunca esen rüzgarı çok fena olan, aslında genel anlamda deniz seviyesinden yukarılara çıkıldıkça rüzgarı daha da fenalaşan, en son mimarlıkta ödev proje vs. için alınan malzemenin (mukavva, strafor vs.) kırılıp bükülmesine kısaca bok olmasına yol açan bir fenalıkta bir rüzgara sahip olan,
akademik kadrosunun mimarlıktan sorumlu üyelerinden şimdilik oldukça memnun olduğum,
hakkında sorulan saçma sapan sorulara çok sinirlendiğim ("9 eylül mü ege mi?", "2 yıllık mı?", "burslu mu okuyosun?", "oranın yurdu da mı var?" vs. vs.) (ebene saygılar),
bu yıl cillobik makine mühendisliği binası inşa edilmiş olan,
fen fakültesi kantini kıraathane havasında olan,
neresinden bakarsanız bakın muhteşem bir deniz manzarasına sahip (önemli bir şey),
kampüsündeki çayır çimende otlayan ineklerin, atların, yavru köpeklerin ve hatta köpek familyalarının görülebildiği,
merkezi kafeterya ve mimarlık binaları arasındaki uzaklığın daha az olmasını can-ı gönülden dilediğim,
şimdiden ısındığım ve yurtta kalmadığım için urla'daymış gülbahçe'deymiş köydeymiş ıssız yerdeymiş gibi mevzular hakkında yorum yapmak istemediğim üniversite. izmir'de mimarlık eğitimi alınacaksa kesinlikle tercih edilmeli.
orada okuyan bir arkadaşımın yaşayıp anlattıklarıyla kafamda çok garip görüntülerin oluşmasına sebebiyet veren enstitü. öyle ki kafamda oluşan iyte de o redkit te sürekli kasabanın ortasından geçen yuvarlak toz bulutu* bile var. bir çölü andıran fiziksel şartları ve büyük bir orta okul mevcuduna sahip olması da ilginç bir yer olduğunu anlamamıza yetiyor. eğitimi konusunda ise son derece tatmin edici şeyler duyuyorum fakat okulun yeri ve imkanları göz önünde bulundurulduğunda çok fazla önemi kalmıyor. öyle ki kadim dostumu ' abi öğretimi tamam şahane ama s*kerim böyle ortamda eğitimi, öğretimi' diyecek noktaya getirmiştir. gidip mutlaka görmem gereken yerlerden olduğunu düşünüyorum.*
ayrıca okula geçen sene girenlerin ve bundan sonra gireceklerin büyük şansızlığı hazırlık sınıfının da artık urla da olması, alsancaktan koparılmasıdır.
son açıklanan kontenjanlarla öğrenci sayısının azlığı diye bir şeyin bazı bölümler için (bilgisayar müh. için 70e ) geçerli olmadığı durumdur. bu konuda bir de güzel düşüncem var içimden geçen, o da iş dünyasının çok iyi tanıdığı bir eğitim kurumu olan iytenin boşta gezen öğrenciler mezun etmemiş olan bu bölümüne yine bu çevrelerce bir talep gelmiş olabileceği. dur buna biraz daha yorayım loblarımı.
adında "teknoloji", "enstitü", "yüksek" türü sözcükler olsun, ama öyle bir tasarlayın ki, tek tek bölümlerin meslek liselerinden hiçbir farkı kalmasın, türü bir talimat doğrultusunda hayata geçirilmiş olan "proje"... her bölüm için ayrı bina, aralarda mümkün olduğunca uzun mesafeler... hani, bütün bölümleri tek bir büyük "akıllı bina"da toplasalar, o binanın çevresini ağaçlandırsalar, park yapsalar, şunu yapsalar, bunu yapsalar, hem çok daha ucuza gelirdi, hem de "üniversiter" bir ortam yaratılmış olurdu... ama maksat bu değil işte... netice... iyte...