şehrin insanları olarak düşünülürse, sonuna kadar katıldığım düşünce. rahatlığıyla, medeniyetiyle, temizliğiyle, güleryüzüyle, söylenenin aksine güvenilirliğiyle; izmir insanı her zaman istanbul camiasından daha iyi gelir.
"izmir güzel istanbul b.ktan, yıkar seni hiç yoktan..."
şehir olarak karşılaştırmak çok saçma olur biri metropol diğeri büyük bir şehirdir ikisinin de güzellikleri kendine özgüdür. insanlarının karşılaştırılamaz olduğu ise türkiyenin gerçeğidir izmirliler avrupa insanı olmasına karşın istanbullular sadece istanbul insanıdır...
sıradan güzellikteki izmir şehrini, dünya başkenti, medeniyetler beşiği bir şehir olan istanbul ile karşılaştırma gibi bir gaflete düşen insansının hissettikleri.
izmirin kızlarından sakının denir, insanları cana yakındır, hayvan gibi büyük olmasada genede büyüktür.
istanbulda ise her cins insan vardır, arayan istediğini bulur, havyan gibi büyüktür, ve izmire her yönden takar bence.
(bkz. boğaz)
(bkz. sultanahmet)
(bkz. kızkulesi)
ve daha niceleri
izmir'in ve istanbul'un birbirine takıp takmayacağını tartışmak saçmalıktan başka birşey değildir. bu tartışmaya dahil olanlar bu iki güzel şehri de sığ tanımlara sokulup karşılaştırılabilecek sıradan insan yerleşimleri olarak gösterir. birşeyleri karşılaştırmak için o şeyleri özümsemiş bütünüyle görebilmiş, anlayabilmiş olmak gerekir. oysa bu iki şehir için de bunlar mümkün değildir. sıradışı olgular karşılaştırılamadıkları için sıradışıdırlar.
izmir, üzeri karla kaplı palmiyelerden ibaret midir?
ibb*'nin amblemi niçin karlı palmiye değildir?
karlı bir palmiye normal bir insanı 5 saniyeden fazla etkileyebilir mi?
izmir güzel bir şehirdir. anlatmasını ve anlamasını bilene.
istanbul ise bir başkadır.
bir düşünce akışı denemesi yapılacak olursa... bir izmirli neden izmir'i savunmaya gerek duysun ki? izmir'in farkını şimdiye kadar anlamamış olana yapılan anlatma çabası niye ki? bunlarla uğraşacağınıza daha ulvi işlerle uğraşsanıza ey izmir gençliği! he diyip geçmek, sen ne olursan ol karşındakinin anlayabildiği kadarsın...
herkes tutturmuş bu konunun nesini tartışıyonuz. ortada tartışılacak birşey yok diyenler kusura bakmasınlar ama çok bilmiş.
biri hasbel kader bi boğazı var diye alemin kralı zannedilen bir şehir, diğeri onun iki - üç katı yaşındaki cennet
tutturmuşlar her hükümdar istanbulu almak ister diye. bi yer stratejikse elbette talibi çok olur.
mesela allahın çölünü kim ister, ama kutsal şehir diye vaktiyle herkes tutturmuş mekke diye, aynı hesap.
bizimse kutsal şehrimiz burasıdır, izmirdir, kalbimizin attğı yerdir. ve kalbimizin attığı yeryüzü cenneti izmir günümüzde birçok haksızlığa kurban gitmektedir.
işte bu haksızlıkları izmirliden başka kimse anlamaz. bu yüzden bu tartışma hiçbir şekilde manasız değildir. aksine ülke çapında tartışılmalıdır.
inciyle değersiz bir deniz kabuğu arasındaki fark anlaşılmalıdır
şehir vardır sevilir, şehir vardır aşık olunur.
şehir vardır kapkaçın kralı yapılır, şehir vardır birbirlerini tanımayan hemşehriler birbirlerinin hıdrallezlerini kutlarlar
şehir vardır her türlü yerden insanı sadece barındırır, şehir vardır bu her türlü yerden insanları kaynaştırır
şehir vardır iki tane kulesiyle bir şey zannedilir, şehir vardır küreği sallasan tarih çıkar
izmir de istanbulda mekan açısından süperdir. istanbulda geceleri boğaza bakmak insanın içini açar, izmirde kordondan günbatımını seyretmenin de keyfi hiçbirşeye değişilmez. istanbul tabiki kozmopolit bir şehir, tarihi güzellikleri var, izmirden daha yeşil, nüfusu izmiri 5 e katlar vs. ancak sürekli aldığı göçlerle ve gelen insan kalitesinin düşüklüğüyle ne yazıkki güzelliğini yitiriyor. bugün memur atamalarında neden istanbul 2. bölge olarak yer alırken, izmir 1.bölgede bulunuyor. uzun süre hem izmirde hem istanbulda kalan bir kişi, medeni kuralların izmirde çok daha fazla göz önüne alındığını farkedebilir. tabiki bunu medeniyet sadece izmirde var diye sınırlandırmak çok yanlış.
ancak izmirde neden yolda yürürken bir tükürük bile görmediğim halde, istanbulda sabahın 8 inde kalkar kalkmaz yola çıktığımda yerdeki balgamlara(!) basmamak için ciddi bir çaba sarfetmek zorunda kalıyorum?
neden yolda bana öküz gibi çarpan bir insandan ben özür dilediğim halde bu kişi bana ters ters bakıyor?
neden insanlar birisinin yüzüne gülüp oynarken, gider gitmez arkasından konuşuyor, insanların iyi niyeti salaklık olarak algılanıyor?
bu tip durumlar, belki öğrencilik yıllarında insanı çok fazla rahatsız etmez, ama ömür boyu gürültülü, güvensiz, herkesin kendi işine baktığı, birbirinin üzerine basarak yükseldiği bir şehirde yaşamak gerçekten zor olsa gerek.
üniversite konusunda ise, istanbulun izmirden gelişmiş olduğu apaçık ortada.itü, boğaziçi, sabancı vs.tonla üniversite var doğru, bu nedenle izmirden birçok insanın istanbula gitmesi de gayet olağan birşey. üstelik konum bakımından da istanbul daha önemli bir noktada bunu kimse inkar edemez.
ancak izmirde doğan, büyüyen bir insan, 15 sene de istanbulda kalsa, bu sadece eğitim veya kariyer uğrunadır. hepsi olmasa bile, izmirli insanların çoğu, istanbula ait hissetmez kendini , istanbulda yaşasa bile bu orayı sevdiği için değil, orada bir takım nedenler yüzünden yaşamak durumunda olduğu içindir.
(bkz. istisnalar kaideyi bozmaz)
izmir de çok güzel, medeni bir şehrimizdir, fakat istanbul izmir ile kıyas kabul etmez. ne kadar trafiğinden, gürültüsünden, keşmekeşinden dert yansak da uzak kalınca istanbul'a olan özlem artar, bağlılık fark edilir. istanbul herşeyi içinde barındıran dünyadaki iki şehirden birisidir.** nedimin de dediği gibi:
bu şehr-i stambul ki bi misl ü behadır
bir sengine yekpare acem mülkü fedadır
ayrıca:
(bkz. istanbul not constantinople)
(bkz. telephone call from istanbul)