izmir fen lisesi   

adana çık aradan

  1. birliktelik tdk tarafından birlikte olma durumu olarak tanımlanıyor. gâvurların solidarite dediği kavram anlamında kullanıyorum.

    birlikteliğin beni en çok etkileyen hâli geçici olanıdır. öncesinde ortak bir noktaya sahip olmayan insanların geçici bir tehdite karşı geçici olarak kurdukları dayanışmadır. tehdit ortadan kalktığı zaman ortadan kalkacak olan birlikteliktir bahsettiğimiz. çünkü böyle bir dayanışma hâlinde insanların kafasında dayanışmanın ne öncesine ne de sonrasına dair bir hesap yoktur. mevcut şartların dayatması ile oluşan, tercihe bağlı olmayan, son derece gerçek, son derece hayatî ve aynı derecede içten bir birlikteliktir böylesi. en güzeli de budur.

    bu tür birlikteliklerin en canlı örneklerini insanların kendi istekleri dışında bir araya geldikleri ve bir idarenin otoritesi altında yaşadıkları yerlerde bulabilirsiniz. mesela okullarda, özellikle de yatılı okullarda. okul idaresinin otorite kurma amacı ile uyguladığı baskı ve çarpık eğitim sisteminin getirdiği koşulsuz ders çalış mottosu karşısında (özellikle fen liseleri için konuşuyorum) öğrenciler farkında olmadan savunmalarını birliktelik üzerine kurarlar. aidiyet ve arkadaş çevresi tarafından olduğu gibi kabul edilme hissi özellikle bu tür okullarda daha da yoğunlaşır. kişisel deneyimlerimden bunun camus'nün uyumsuzluk (absürd) felsefesi ile erken bir tanışma olanağı sağladığını da söyleyebilirim. a. camus'nün veba romanında kendi şartlarını pazarlık yapmadan dayatan ölümcül bir hastalıkla savaşan insanlar gibi yatılı okullarda da kendi koşullarını dayatan hayata karşı mücadele eden bir grup öğrenci vardır. tehditin nereden ve nasıl geldiği konu dışıdır. önemli olan o an orada olması ve şartlarını dayatmasıdır.

    çoğu yatılı okul mezunu lise/ortaokul yıllarında yaşadığı arkadaşlıkları bir daha yaşayamadığınından yakınır. üniversiteye geldiği zaman uyum sağlayamama şikayetleri vardır. çünkü o mezunlar yukarıda bahsettiğim türden daha içten ve daha hesapsız birliktelikleri tanımışlardır bu o kadar tatlı bir zehirdir ki yol yakınken dönmek istemezsiniz. mezuniyetten sonra garip bir nostalji hissi yaşatır size; bir taraftan da içinizi kemirir. bir defa bu saf birlikteliği yaşadıktan sonra daha sarsak ilişkilerin kurulduğu dış dünyaya uyum sağlamakta zorlanırsınız. eğer yol yakınken dönmediyseniz, o tatlı zehiri içmeye devam ettiyseniz 4 yıllık üniversite hayatınızın sonunda hiç yeni arkadaşım diyebileceğiniz insanlarla tanışmadığınızı görürsünüz. bu üniversitedeki insanların suçu değildir elbette. ilişkilerin çok daha kolay ve kendiliğinden kurulduğu, sürmek için çok az çaba gerektirdiği bir yatılı okul hayatından sonra insanlarla arkadaşlık kurmak, bir defa tattığınız o saf birlikteliğin çok da seyreltilmiş hâlleri ile yetinmeyi bilmek insana çok zor gelir. dedik ya, zehirin baldan tatlı olduğu bir durumda onu içmek dışında ne yapılabilir ki?

    tanıma gelince, işte izmir fen lisesi yukarıda tarif ettiğim türden birliktelikleri yaşayabileceğiniz bir okuldur.
    (recai pengül, 18.02.2007 15:27 ~ 06.05.2007 01:04)
... toplu gösterim ...