|
|
- izmir gibi bir yerde bile bok suratlıların dizgini ellerine aldığını gösteren, insanin içini kaldıran, yaşadığı yerden soğutan haber. tesettüre göz yuman sözde enteller ile şeriatçı demagoji profesörleri bunu da savunurlar artık.(ya da seri eksi oy verirler sadece) nasıl olsa onlar mazlum, onlar ezilen...
buradan okunabilir, seri küfür fasilitesi kullanılabilir. http://www.hurriyet.com.tr/...
- "burası türkiye cumhuriyeti. tabii bikini giyeceğim. beğenmiyorsanız iran'a gidin" gibi akıllara zarar ve komik bir cümle içeren haber.
güzel kurgulamış canlar.
- tertemiz bir şehir olduğuna her zaman inandığım izmir'de bir karşıyaka sabahı saat 5'te gasp girişimine uğradıktan sonra pek de şaşırmadığım haber. o güzel şehir de kayboluyor..
- ilk gördüklerinde içlerinden "yetiş ya muhammed" dediklerini düşündürürler bana hep. tesettürlü ya da haşemalı şahsiyetlerin böyle birşey yapmasını herhangi bir nedene bağlamak imkansızdır * böyle bir devrim yapma niyetine girilmesi de aptallıktan başka birşey değildir. söz gelimi, "herkesin yaşamına,hayatına,din,dil seçimine saygı duyuyoruz" diyen bir toplumdan, bir bikini giyip sokağa çıktı diye, bir insana saldırganlığını görmek çok şaşırtıcıdır. bu tarz insanlar,bu tarz şeylere o kadar da önem vermemelidirler,bilirler ki bir deyim vardır, "her koyun kendi bacağından asılır" bir gün olsun, tesettürlü bir kadının önüne geçipte, "çıkar o tesettürleri" diyene (kendileri) rast gelmişler midir acaba? ayrıca böyle birşey söylemeye kimin hakkı vardır?
- kanımca provokasyon kokan bir haberdir. klişe cümlelerle iran vs. ile ortalığı karıştırmaya çalışmaktan başka bişey değildir.
(bkz: benzin vardı da biz mi içtik)
(bkz: dün dündür bugün bugündür)
not:yazalı 30 saniye olmadan eksi oy yemiş bir giridir. eksi oy verme hakkım olsa size bırakmıycam, kendim vericem.
- hırslandıran ve gün olur devran döner dedirten haber. imanın da paranın da kimde olduğunun belli olmadığı bu çağda, allah'ın yarattığına saygı göstermeyenlerin allah'ın adını anarak yaptıkları nice kötülükten biridir.
anadolu'nun okumasa da vicdanlı, yardımsever insanının yanında bunun cehaletle bağlantısı olmadığı apaçıktır. nitekim insan olmanın veya şerefli olmanın ve hatta edilebilecek nice küfürü haketmemenin kalp - akıl - aile * üçgeniyle daha çok alakası vardır.
ananemin dediği gibi: kökü kuruyasıcalar
- haberde eleştirilen olayı savunuyor değilim ancak belli ki yalçın bayer ağabey bir yerlerden militarizm kokulu demokrasi aşkını dağa taşa anons etmek için bu kez başka bir meslektaşının ve kızının "alice harikalar plajında" anılarını kullanmış.
üşenmedim yazıyı seçme cümlelerle analiz ettim:
başlık: 'vurun kahpeye'
laik, hatta gerçek laikleri itham etmeyelim diye laikçi nitelendirebileceğim insanların hassas olduğu, seri flashback'ler yapabileceği bir başlık seçilerek giriş yapılmış.
"hürriyet'ten meslektaşımız gülden aydın'la karşılaştığımızda tepkiliydi; 'kızının, izmir karaburun'da, bikini giydiği için 4 haşemalı erkek, 10 tesettürlü mayolu kadının saldırısına uğradığını' söyledi.
anlattıkları dehşet vericiydi ve türkiye'nin nereye gittiğinin açık bir göstergesiydi."
giriş paragrafında "bakınız size inanılmaz bir olay anlatacağım ki türkiye nereye gidiyor" şeklinde bir aksaray paşaoğlu tadı almadığımı söylesem yalan olur.
"onların ruhlarında demokrasi yoktu, vicdan ve mertlik de..."
türkiye nereye gidiyor?
"adamın biri kızımın göğsünü avuçlayıp bağırmaya başladı. 'bikini giyen pislikleri istemiyoruz. gideceksiniz buralardan!'"
hem dini bütün, karısını bacısını tesettürsüz denize sokmayan bir nefer, aynı zamanda namahremin göğsünü tutmaktan çekinmeyen iflah olmaz bir ırz düşmanı. ancak filmlerde olabilecek bir olay. türkiye nereye gidiyor?
"kızım göğsünden tutan eli itip 'burası türkiye cumhuriyeti. tabii bikini giyeceğim. beğenmiyorsanız iran'a gidin' dedi."
yazı boyunca en manidar cümle kesinlikle budur. türkiye cumhuriyeti'nin ülküsü, amacı, hedefleri bikinidir. bikiniyi reddedenler iran'a gitmek durumundadır. iran'a moskova'ya göndere göndere dört bir yana yayılmadık mı millet olarak zaten?
hatta buraya diyalog da buldum:
- türkiye nereye gidiyor?
+ iran'a
"ben fırladım. kızımı ellerinden almaya çalıştım. şiddeti öyle doğal, öyle sıradan bir maharetle arz ediyorlardı ki... oysa benim yerden bir taş alıp atmak aklıma bile gelmedi. uçar gibi gittim, durun, dedim."
'oysa benim yerden bir taş alıp atmak aklıma bile gelmedi.' işte iran'a gönderilmesi gerekenler ve laik, aydınlık türk kadını arasındaki fark. hümanizm, erasmus, felsefe, işte hepsini özetleyen cümle bu.
'uçar gibi gittim, durun, dedim.' burdaysa bir cüneyt arkın tadı aldık.
"tam bu sırada kızımı taciz eden adamla iki kadın 34 hrc 66 plakalı otomobile binip kaçtı."
işte bu nokta, yalçın ağabeye adliye yollarının gözüktüğü nokta oluyor. yalçın ağabeyin gazeteci bir arkadaşı sizin arabanızın plakasını da burada yazabilir, sizi haşemalı tacizci konumuna çok rahatça düşürebilir.
yazdığın yer ulusal gazete değil, onbeş delikanlıyla ülke kurtardığın devrimci forumu değil mi yalçın ağabey?
"itü'lü doçent saldırganı korudu"
" kızımla birlikte haşemalı tacizci saldırganın eşkalini verdik. 40 yaşlarında, kısa boylu, göğüs kafesi geniş, ince kollu, beyaz saçlı... 36 saat sonra otomobil bulundu."
"savcılık kayıtlarından bu şahsın itü'de doçent ama tse yönetim kurulu'nda profesör unvanlı i.h.b. olduğunu öğrendim. diğer saldırganlar rize-ikizdere ve samsun-bafralı'ydı. hepsi de istanbul fatih'te ikamet ediyorlardı. üç yıldır, karaburun'da emekli bir başkomisere ait kaçak olduğu iddia edilen bir pansiyonda kalıyorlardı."
itü'de doçent olup tse'de profesör ünvanlı olabilen, akademik mevzuatı ortasından yarıp geçmiş bu kurgu mamulü insan acaba gerçek midir? gerçekse bile bir ulusal gazete yalçın bayer gibi ne yazdığının şuurunda olmayan bir kimsenin bunca deşifresi hangi basının hangi ahlakına sığar acaba?
haşemayı bilmemneyi geçtim, yalçın bayer gibi insanlarla bu türkiye nereye gidiyor?
bence sırf yalçın bayer bizim de sevmediğimiz şeylere -şekilde görüldüğü gibi oldukça başarısız şekilde de olsa- çomak sokmaya çalışıyor diye tribüncülük yapıp üçlü çekmeden önce biraz bunu da soralım.
- memleketine sahip çıkmazsan,
kimin sorun olduğunu dile getiremeyecek kadar korkaksan,
canını sıkana kollektif tepki koymaktansa şakşakçılarının masallarına uyuyorsan,
birini gasp eden orospu çocuğuna hakkını vermeye yardıma gitmezsen,
karı kıza sarkan pezevengin haddini iki kişi bir araya gelip bildirmezsen,
anlamayanların anladıkları dilen konuşamıyorsan, acizsen,
haktır. otur ağla, kayıyor gidiyor diye. al halklar kardeşliğini, sar gözünü kapadığın bürgüye.
- alternatif görüşe göre hiç gerçekleşmemiş olan vukuat. evet bütün bunlar komplo. bu ülkede insanlar otellerde yakılmıyor, oruç tutmadığı için dayak yemiyor, yargı üyeleri kurşunlanmıyor. yok, bunlar hep oldu, oluyor diyenler yalan söylüyor, provokasyon yapiyor. bi siktirin...
- http://www.tumgazeteler.com/...
http://www.vatanim.com.tr/...
http://www.milliyet.com.tr/...
http://www.habervitrini.com/...
bu linklerden bazıları, güvenilir kaynaklar olmayabilir. fakat yazılanları televizyon izleyenler, gazete okuyanlar hatırlar. daha güvenilir kaynaklar arayıp bulamadım, uğraşamadım. hatta bazıları sözlükte de tartışılmış konular olabilir, yani gerçektir.
tabi bu dört haber, bu kadar "atmayın lan olur mu öyle şey" tarzı giriden sonra aklıma gelen olayları google'da aratıp bulduğum linkler. bunlar gibi daha onlarca örnek bu ülkede yaşandı. sivas katliamında polislerin kalabalık "allahu ekber" dediği için günaha girme korkusuyla müdahale etmemesi de bunun örneklerindendir.
ayrıca, üniversitelerde sürekli yaşanan benzer olaylar basına yansımaz. örneğin marmara üniversitesi'nde nü heykelin gericiler tarafından parçalandığını, bir öğrencinin nü resminin okulda sergilenmesinin "güvenlik gerekçesiyle" reddedildiğini sadece o fakültenin öğrencileri bilir.
belki bahsi geçen haberde kullanılan cümleler abartılı olabilir. fakat türkiye'de bunun nesnel zemini vardır. her an herkesin başına gelebilecek bir olaydır.
- bu olay olmuştur,ya da olmamıştır.bunun hiçbir önemi yoktur zira olmamış ise sanki "aa,tabi ya,zaten hiç olmuyor böyle şeyler,olmaz da,ben inanmamıştım zaten" mi diyecektik?tartışmak için iyi bir fırsattır bu.
bu tip insan!? 'lar ne yazık ki manyak olmanın yanında aslında çok cahildirler,acınacak derecede cahil. istanbul'da, konya'da çok rastlanır bunlara.bu insanlara değil dindar,"dinci" bile denemez;bunlar sadece ve gerçekten literatürde "outcast" olarak geçen toplumdan itilmiş,aşırı dışlanmış gruplardır.aşırı kapalı olmaktan manyamışlardır ve çok cahildirler.aslında acınacak durumdadırlar.
travesti grupları,"itilmiş","öteki" olduklarından nasıl garip davranıyor,tuhaf olaylar çıkarıyorlarsa bunlar da aynı durumun versiyonu gruplar olduklarından böyle davranıyorlar.mesela haberde geçen "kaka yaptırma" olayına hiç şaşırmadım,çünkü bunlar o kadar gelişmemiş tipler oluyorlar ki tepkilerini bu denli garip şekillerde dile getiriyorlar. ve şu ülkede marslı gibiler.şu an sorun bunların çocuk doğurup çoğalması.bu da engellenemez ne yazık.(tebetha, 18.08.2006 11:22 ~ 11:22)
- her ne kadar yalan olmasını umsam da, olabilirliğini oldukça yüksek gördüğüm vukuat.
türkiye cumhuriyeti içerisinde, kendisine müslüman deyip, başkalarının inançlarını, imanlarını ölçenlere ben, zındık diyorum. peygamber efendimiz, birçok kez, başka müslümanların namazına laf atan ümmetinden insanları uyarmıştır.
açık giyiniyorsa biri, kimseyi alakadar etmez. common sense sınırları içinde, etrafta anadan üryan gezmiyorsa, hiç bir sorun, problem veya suç yoktur.
hele ki, bu zındıklardan biri, kızın göğsünü avuçlamış, kişisel alanını ihlal ve taciz etmiş, hırpalamıştır; bu nasıl çelişkidir ki, bu zındıklar, allah korkusu olmadan hala o2nu tesbih etmekte, cehennemlik olmalarına rağmen, kevserin tadına bakmış gibi böbürlenerek, sakallarına, belki de hacı sıfatlarına leke sürmekte, ümmet-i muhammed'i utandırmaktadır.
islam hoşgörü dinidir, ve biri islam'a uymuyorsa o, onun kendi derdidir.
kimsenin, kimse üzerine ahlak polisliği hakkı yoktur. gitsin, müslüman geçinen münafıklar yeyip yuttukları haramlar için birbirlerini düdüklesinler.
(bkz: herkesin tuttuğu kendine)
- bu mayolu kızın ilk icraatı değil. suçu biraz da şehir şehir gezerek türlü oyunlarla saldırıya davetiye çıkaran mayolu kızda aramalıyız bence. o mayonun suyu nereden geliyor mesela? bunu soran yok. millet olarak çark olmuşuz. sistemi unutmamalı.
- türkiyenin iran gibi olmasını isteyen beyinler aramızda yaşadıkça tekrarlanması muhtemel durum.
ayrıca (bkz: @917702)(ashra, 18.08.2006 16:40)
- (bkz: 4 haşemalı erkek 10 tesettürlü mayolu kadın)
- anlamadığım şey bu olayın neden bu kadar haber olduğudur. sanki izmir'den başka hiçbir yerde türkiye cumhuriyeti tarihinde görülmemiş bir saldırı bu. planlı falan bir saldırı olmamasına rağmen bugün bütün gazetelerin ilk sayfasında bulunmakta bu haber.
kendini fransa'da falan yaşıyor sanan bu gazetecilerimizi yanlarına mini etek giydirdikleri 20'li yaşlarında bir narin bayanla deneysel amaçlı olarak fatih semalarına davet ediyoruz. şöyle bir yürüsünler sokaklarda.
(bkz: olağan şeyler bunlar)
- bide böyle bişey var. isteyenler burdan da yakabilir.
hürriyet gazetesi muhabiri gülden aydın'ın kızı ceren'in izmir karaburun'daki çakmakcık koyu’nda, haşemalı 3 erkek ve tesettürlü kadınların sözlü ve fiili saldırıya uğrağı iddialarının gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı.
mahkemeye taşınan olayda savcıya tanık olarak ifade veren istanbul teknik üniversitesi işletme fakültesi öğretim üyesi doç. dr. ismail hakkı biçer, kavganın kadınlar arasında yaşandığını ve dinle alakasının bulunmadığını söyledi. ayırdığı bir kavgada suçlu gibi gösterilmesine bir anlam veremediğini dile getiren doçent, hakkında haber yapanların kendisini aramadıklarını belirterek, “gazetecilik böyle mi yapılır?” diye sordu. kızı ve kendisinin saldırıya uğradığı iddiasında bulunan gazeteci gülden aydın ise olayın kendi çalıştığı gazetede yazıldığı gibi yaşandığını savundu. olayın adliyeye intikal ettiğini ve bu konuda daha fazla konuşmak istemediğini söyleyen aydın, “hakkında haber yaptığınız prof.dr. ismail hakkı biçer'i hiç aradınız mı?” sorusuna şu cevabı verdi: “hayır aramadık. onunla savcılıkta karşılaştık. ama arabaya binip kaçan o değildi. bundan eminiz. ismail beyin arabasına binip kaçan 40'lı yaşlardaydı. biçer'e hiç benzemiyordu. ismail bey öncelikle bunun cevabını vermeli.”
önceki gün gazetelere yansıyan habere göre, gazeteci gülden aydın ile kızı ceren tatillerini geçirdikleri karaburun’da denize bikini ile girdikleri gerekçesiyle tesettürlü kadınların saldırısına uğramışlardı. savcılığa intikal eden resmi bilgilere göre ise olay çocuğuna tuvalet yaptıran anneye laf atılması üzerine patlak vermiş. erkekler ise 4 kadın arasındaki kavgayı ayırmakla yetinmiş. olay şöyle gelişmiş: samsun’dan gelerek karaburun’da tatillerini geçiren 5 kişilik genç ailesi, tenha olduğu için ilçe merkezine 9 kilometre uzaklıktaki çakmacık koyu’nda denize giriyormuş. rejim sorununa yol açan olay işte bu koyda gerçekleşiyor. t.g., tuvalet olmadığı için 3-4 yaşındaki çocuğuna burada tuvaletini yaptırmak istemiş. bikinisi yüzünden dövüldüğü söylenen gazeteci gülden aydın'ın kızı ceren, “buraya kaka yaptıramazsınız. sizin pisliğinizi ben mi temizlemek zorundayım?” deyince; t.g. de “sen çevre müdürü müsün?” cevabını verimiş. bunun üzerine ceren aydın, “sizin gibi pis kafalılar yüzünden buralar pisleniyor. o.. lar defolun iran'a gidin.” deyince iki kadın arasındaki tartışma kavgaya dönüşmüş. annelerinin de araya girmesiyle kavga eden kadın sayısı 4'e çıkmış. ikisi genç ailesinden biri de istanbul teknik üniversitesi'nden doç. dr. ismail hakkı biçer olmak üzere toplam 3 erkek kavga edenleri ayırmaya çalmış.
gazeteci gülden ve kızına saldırdıkları iddia edilen kişilerden muammer genç, olayın önceden planlanan bir tertip olduğunu iddia etti. genç, “ gülden hanım oraya denize girmekten çok böyle bir haber yapmak için gelmiş gibiydi” dedi. gülden aydın’ın kızı ceren’in eşine ağır küfürler söylediğini anlatan muammer genç, olaya müdehalesi olmadığını, prof. dr. biçer’in yardımıyla provokasyonu önlediklerini dile getirdi.
‘böyle gazetecilik olmaz!’
olayda adı geçenlerden doç. dr. biçer, gülden aydın ve kızı ceren’in plajda kendisine teşekkür etmesine rağmen savcılığa adını verdiğini söyledi. “bir din tartışması ekseninde gündeme getirilen hadise kişisel sürtüşmeden ibaret”diyen biçer, “bu kavga iddia edildiği gibi dinle ilgili bir durum değildi. ayrıca, en ağır hakaretlerde bulunan ağza alınmayacak küfürler savuran kişi de muhabir hanımın kızıydı. plajı sahiplenip iran'a gidin diye bağıran oydu.” açıklamasını yaptı. öte yandan chp izmir milletvekili ahmet ersin ‘in meclise taşıdığı olayla ilgili izmir barosu başkanı nevzat erdemir, olayına karışan kişilerin, en kısa sürede yargı önünde hesap vermelerini istedi.
istek üzerine edit: haberi burada bulabilirsiniz http://www.zaman.com.tr/...
|