ukrayna'nın en güneyinde bulunan romanya ile sınır olan köyümsü, şirinimsi bir kent. tuna nehrinin hemen yanında bulunur zaten tam karşısı romanyadır. odessa, kiev,harkov gibi ukraynanın daha kuzeyinde yer alan diğer şehirlerden gitmek isterseniz moldova sınırından geçmek zorunda kalıyorsunuz. ilk başta sınırdan geçtiğimizde "nereye gidiyoruz lan biz" diye hafif bi' tırsma olsa da sonradan yolculara sorarak mecbur bu yoldan gidildiğini ve sorun olmayacağını öğrendik, mutlu olduk. (mazallah sınır polisinin eline düşmek var).
kent ufacık tefecik içi dolu fıçıcık kıvamında uzunca bir yolu olup yerleşim yerleri bu yolun etrafında. apartman daireleri yok her ev müstakil ve oldukça şirin. yemyeşil bir yer olması da cabası.
osmanlı'dan kalma bir cami var. dışarıdan bütün ihtişamıyla duruyor ama içine girdiğinizde hayal kırıklığı. tüm her yeri kapatılmış sadece bir odası ziyarete açık o oda da duvara izmail'in nasıl osmanlı'dan alındığını resmeden koskocaman bi' resim var. resime bakarken de bir ses kaydı olayları falan anlatıyor.
halkı ise ukrayna'nın diğer kentlerindeki gibi mendebur değil. oldukça cana yakın. fazla yabancı bulunmadığından otobüse bindiğimizde yabancı olduğumuzu anladıkları anda (5-6 saniye sonra yani) oldukça ilgi gösteriyorlar. teyzenin tekiyle bayağı muhabbeti arttırdık hatta bize roksalane'dan* bahsetmeye başladı. ukrayna'lı kadınlarının gücünden bahsetti. ukraynalı bayanların çok güzel olduğunu ve türklerin hiç dayanamadığından falan bahsetti. lakin sonunda da gönlümüzü aldı dünyanın en yakışıklı erkeklerinin zirvesinde türk erkeklerinin olduğunu söyledi. bizi kırmamak için mi yoksa içinden mi geldi, bilmiyorum ama o anda götümüzün tavan yapmasını engellemedi bu.
kısacası ucuz, güzel ama yaşanılmayacak sadece tatil için gidilip, gezilecek bir yer.