ukteci notu: "dolduramayacak kadar tiksindiğim için ancak uktesini veriorum"
ilk bakışta sulu göz bi' erkek gibi durmaktadır, bu da toplumda yadsınan bi'şeydir; fakat aslında bu anlık hatırat taramasında ya da durum analizinde ortaya çıkan gözyaşlarıdır.
mesela filmin adı: "
er ryan'ı kurtarmak"
ağlayan herif: dağıtım iznine gelmiş, acemiliği bitmiş asker...
filmin adı: "
closer"
ağlayan herif: bildiğin boynuzlu bi' abi...
filmin adı: "
titanic"
ağlayan herif: gemi inşaatı ve gemi makinaları mühendisliği bölümü öğrencisi...
kadınlara nazaran empati olgusu daha az görüldüğü üzere. daha bencil kaygılar, boşluklar... şimdi bunları neden örneklendirdim? ağlama olgusu eğer hüngür hüngür bi' boşalımı kastetmiyorsa, tiksinilecek bi' adam değilim, örnektekiler de değildir. en azından bu tür adamların kompleksiz olduklarını söyleyebilirim.
ayrıca sinema tüm algılara hitap eden, istediği duyguyu empoze edebilen bi' sanat. bu adamları doğal karşılamak, sevmek, gözyaşlarını silmek, sarılmak ve gıdısından öpmek gerekir. ne öyle tiksinmek miksinmek...
(bkz:
yapma canım yapma arkadaşım)