1. 24 saat içinde dünyanın en iyi,en kusursuz insanından tiksinebilirim.birinden,sofrada yemeği ağır yediği için,öbüründen nezlesi var,durmadan burnunu temizliyor diye..insanlar bana yaklaşır yaklaşmaz onlara düşman kesiliyorum.ama kişilere olan tiksintim arttıkça genel olarak insanlığa sevgim o oranda artıyordu.
    (bkz: fyodor dostoyevski)

    yanımda her şeye rağmen bana yabancı,bütün yakınlığına rağmen benden ayrı,benden başka bir insan..adelelerimde yorgunluk ve başımda ağrı..demek ki insanlar birbirlerine ancak muayyen bir hadde kadar yaklaşabiliyorlar ve ondan sonra daha fazla sokulmak için atılan her adım daha çok uzaklaştırıyor.
    (bkz: sabahattin ali)
  2. "burada neyle yaşıyorum? acıya dönüşen bir boşlukla. yitirdiğim sevgilerle. görmediğim bildiklerimle. benim olmayan gündüz ve geceyle, hiçbir kent bilmiyorum ki, ne gecesi ne gündüzü bu denli benden ayrı olsun. bu denli beni bıraksın. bir tozdan öte. ne rüzgarı ne yağmuru ne dağlardan sabah yükseldiğini gördüğüm bulutlar hiçbir şey benim değil." tezer özlü (kalanlar)
  3. daha az seviyorum seni. giderek daha az.. unutur gibi seviyorum. azala azala, aramızdaki uzaklığın karanlığında. geceler kısalıp gündüzler uzuyor öyle olunca. daha az seviyorum seni. kendini iyileştiren bir yara gibi. daha az ve zamanla...... murathan mungan