görseller
iziz
iziz
belki ilginizi çeker
  1. · alaturka
  2. · eski sevgili eşyaları
  3. · hakim bey
  4. · kadri yurdatap
  5. · ara güler
  6. · aylak adam
  7. · iz
  8. · vecdi çıracıoğlu
  9. · evolet
  10. · no glove no love
gündem
  1. · the twilight saga new moon
  2. · 2012
  3. · 27 yaşında olduğu halde bir hayat kuramayan insan
  4. · annelerin yakışıklı anlayışı
  5. · annenin gençlik fotoğrafları
  6. · beşiktaş ile fenerbahçe taraftarı arasındaki fark
  7. · darwin i bitiren balık
  8. · kör yarış
  9. · 14 mayıs 2006 blind guardian istanbul konseri

iz  

  1. mastürbasyon sonrası spermin selpak üzerinde bıraktığı leke.

    (bkz: itüsözlük'te giri anlayışı)
    (bkz: abazan yuvası)
    (hansvoralberg, 27.11.2005 17:41)
  2. arkada kalan şey.

    (bkz: göt)
    (bkz: talaş muayenesi)
    (right lane must exist, 27.11.2005 18:00)
  3. ara güler'in yayın yönetmenliğini yaptığı, fotoğrafevi destekli, ünlü fotoğrafçıların portfolyolarını yayınlayacak dergidir. 2 ayda bir çıkacaktır, ocak sayısı bayilerde olduğu söylense de bulabilene rastlamadım.
    (comatose, 29.12.2005 11:35)
  4. digiturk bünyesinde yayın yapmaya başlayan yeni yerli belgesel kanalı. coşkun aral, savaş karakaş, nasuh mahruki gibi profesyonellerle çalışılması, vakit olsa da izlesek dedirtmiştir.
    (the nova, 11.03.2006 23:51)
  5. (bkz: iz tv)
    (milwaukee, 12.03.2006 00:04)
  6. (palantir, 12.03.2006 00:13)
  7. (bkz: birhan keskin) şiiridir.kim bağışlayacak beni adlı şiir kitabında mevcuttur.

    acıyla geçtigim yoldan geçiyorsun
    izlerime rastlıyorsun, bıraktıklarıma,
    orada o yolda çekmistim ruhumu patlatan fitili
    benden savrulan parçalar kurusa da,
    izleri var hala yolun kenarında.

    izini sür yolun, acının ormanı büyütür insanı
    vakit genistir, ufuk sandıgından daha yakın
    acıyla geçtigim yoldan geçiyorsun,
    ustası olacaksın içine gerdigin tellerin
    hangi sızıyla titrer içinde, hangi sesle
    büyük bir ask, hangi sesle ölür, bileceksin.

    ne zamandı bilmiyorum.
    yasadıklarından sana
    kalan tortu, seni oldugun yere çakan, oldugun
    yerde fırtına koparan korku. kendi sarmalında
    döndün, döndün, sanma ki daha dönmeyeceksin
    kalsan da bir yer için, aslinda hep gidiyorsun.

    simdi, acının ormanından geçiyorsun
    her sey bir daha kanasa da
    ne geçtigin yola ne sana dokunabilirim ben
    geç melegim, senin de sarkılarin olsun
    içindeki telleri titreten.
    (murasala, 11.01.2007 01:38)
  8. baskı kalitesi ve içeriği ile türkiye de şu an çıkan en iyi fotoğraf dergisidir. iki ayda bir fotoğrafevi tarafından çıkarılır. dokuz lira gibi kalitesine göre çok makul bir fiyata sahiptir. çoğunlukla magnum photos a yer verir. son sayısında genç iz başlığı altında iki genç fotoğraçının fotoğraflarına yer vermiş,ve devamı da gelecekmiş.
    (cgrcgds, 15.07.2007 16:51 ~ 16:52)
  9. güzel ve ilgi çekici belgesellerin verildiği kanal.
    (cyclops1988, 17.09.2007 00:30)
  10. nedjimanın şikayetleri üzerine ruhsat sebebiyle kapanan ama nizam abinin ruhsatı almasıyla tekrar selanik caddesinde eski körfezin yerine açılan mekan.fiyatların uygunluğu, ortamın güzelliği ve tuvaletlerin temizliği ile tercih edilesi bir yer olmakla birlikte müzikleri ayarlayan bir eleman bulurlarsa daha güzel olacak yer...yine de içerken konuştuğunuzu duyamadığınız barlardan iyidir...
    (blondie, 15.10.2007 20:10)
  11. tarkan, nilüfer, setab erener ve sezen aksu'nun bulunduğu fahir atakoğlu'nun yeni albümü.

    01. alaturka(tarkan)
    02. geze geze
    03. gözyaşı
    04. istanbul(sertab erener)
    05. ağır roman bale suiti 1
    06. med cezir
    07. nazım ile piraye
    08. lâ'l(sezen aksu)
    09. ilk aşk
    10. cumhuriyet
    11. sır(levent yüksel)
    12. ağır roman bale suiti 2
    13. oniki (3:32)
    14. uzağım olma(nilüfer)
    15. sarı zeybek
    (asymmetry, 26.07.2008 10:36)
  12. o malum dijital platformun(reklam olmasın diye dile getirmiyorum!) sanırım en güzel kanalı.
    yayına başladığından beri izlemekte ancak bazen tekrar yayınların b.kunu çıkarması dolayısıyla bayan ama hala o güzel ve dublajsız yerli malı yurdun malı belgeselleri izlemekten keyif aldığım kanaldır.
    belgellerde ki imzası sayesinde coşkun aral'a hayranlığımın katlanmasına sebep olmuştur.
    hele dünya güncesi programına hastayım, sonra wilco'da güzel, birde fransız bir amca gezip yemek yiyip duruyor o da güzel... kısacası hepsi çok güzel ya
    bir gün kapılarına dayanacağım "beni de işe alın, bende gezip tozucam" diye

    not: bu kadar reklamdan dolayı kuruş almamış bulunmaktayım...tüm kanal yöneticilerine duyrulur.
    (abidindino, 01.01.2009 14:00 ~ 10.01.2009 03:28)
  13. lemon tree şarkısının düzenlemesini dinlemekten keyif aldığım, beğenimi kazanmış ankaralı alternatif rock grubu.
    başkent üniversitesi adına yarıştıkları "kırmızı" adlı şarkılarıyla yarisfest 2009'da birinci oldular; müzikleri ve şarkılarını başarılı bulduğum, geleceğinin parlak olduğunu düşündüğüm grup.

    şarkılarını şuradan dinleyebilirsiniz: http://www.myspace.com/...
    ayrıca bkz: (görsel: iz/91736)
    (kelebeque, 24.07.2009 17:43 ~ 17:49)
  14. bir ferit edgü öyküsüdür. do sesi'nden;

    o günlerde sürekli izleniyordum.
    bıktım.
    ben de beni izleyenleri
    izlemeye başladım.
    böylece onlarla aramda bir eşitlik doğdu:
    onlar da, ben de
    hem izleyen hem izlenen olduk.
    (bellek hanım, 05.09.2009 03:22 ~ 03:23)
  15. kurtar beni.. daha fazla ölemem
    ah ingeborg, *
    neden mi?
    bilmiyorum.
    pek çok şeyi bilmediğim gibi
    sana daha önce yazdığım mektupları neden
    atmadığımı bilmediğim gibi
    sevgili ıngeborg,
    birkaç gece önce seni rüyamda gördüm.
    ben çok üzgündüm. bir yerden,
    bir şeyi kurtaramamış olarak dönüyordum
    mekânlar çok garip
    yerlerdi. tanımıyordum. seni çağırsaydım
    belki sen tanırdın. çok üzgündüm
    çok yorgundum
    çünkü kurtaramamıştım
    oysa ki, kurtarabilmek için o şeyi;
    kan ter içinde kalmıştım
    tanrıya çok yalvarmış, çok yakarmıştım
    sonra, garip şekilde bu rüyanın bitişinde
    sen vardın. yanağına dayanmış elin vardı.
    gözlerinde uykusuzluk, rutubet vardı.
    ama ne garip, bana çoook sıcaktın. ben de
    sanki senin sıcaklığını özlemiş gibiydim.
    seninle çok garip merdivenlerden inip,
    çok garip odalara girdik
    seni çoook özlemişmişimdi
    bu rüyanın gerisini sana anlatmayacağım.
    belki bir gün, buluştuğumuzda anlatırım. işte bu garip rüyadan sonra
    günlerce seni düşündüm. haklıydın.
    çok anlamlı olabilirdi: tükenmekteyiz,
    gitmek zorundayız, çağrılmadan geliriz
    ama konuşmak ve anlaşamamak
    ve bir an bile kavuşamayan ellerimiz
    yakmakta bunca şeyi: kalıcı değiliz

    ah ıngeborg,
    nasılsın?
    sen hep ölümü düşünmek gibisin
    sen günü bölen çan sesleri gibi
    barışın ve mutluluğun yakasına yapışan
    ve olgun tarladaki orakları andıran
    o büyük dünya korkusunun çocuğusun.

    ah ıngeborg
    ben kor yuttum
    içimdeki her şey yandı
    içimde yanacak bir şeyler daha
    var mıdır, ıngeborg?
    daha fazla acı çekemem
    acı verecek yerlerimi o kor yuttu
    sen nasılsın?
    sen şimdi duvarların arkasında; nasılsın?
    bense hala duymaktayım soluğunu
    bir de hançer gibi sapladığın o sözcüğü.

    hiçbir şey gelmeyecek bundan böyle
    gerçekten iyi misin ıngeborg?
    affedebildin mi?
    tekrar sevebiliyor musun?
    yaralanan bir şey tekrar iyileşebilir mi?
    iyileşen yerde iz kalınca
    tekrar eskisi (gibi) olunur mu?
    hayır ıngeborg
    iz bırakmaz insanı
    hiçbir iz beni bırakmadı
    hiçbir iz onu bırakmadı
    ve biz bu izlerle eskisi (gibi) olamıyoruz.
    eskisi gibi olunamayınca
    ne öncesi gibi, ne de sonrası gibi
    olunamıyor
    hiçbir zamanda olamamak
    bunu anlamak
    ah ıngeborg,
    martı çığlıklarıyla bile olsa yırtılan ipek
    bir kez daha dikilemeyecek
    sevgili ıngeborg
    sana burada olan biten hayatı, ve başka birçok şeyi
    anlatabilirdim
    ama ben içimdeki-çölü gördüm
    zindanı
    ve seninle sonlana o garip rüyayı
    belki sen-bu rüyadan habersiz olarak-benim tek taraflı
    yakınlığımı hissetmeyeceksin. olsun.
    ben bunu unutmak istemiyorum
    bana rüyamda o garip odaların birinde
    kulağıma bir şiir okumuştun. şöyleydi:

    hiçbir şey gelmeyecek bundan böyle
    bir daha ilkbahar olmayacak
    herkese kehanetidir bin yıllık takvimlerin

    ama yaz, ve hani derler ya,
    yazdan kalma diye, onlar da olmayacak
    artık hiçbir şey gelmeyecek

    asla ağlamamalısın
    der bir şarkı
    onun dışında
    bir şey
    diyen
    kimse yok.
    (ne fatih öldü mü olamaz olamaz kesinlikle olamaz, 21.10.2009 22:55 ~ 22:56)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil