|
|
- bir başucu eseri...
kitabın ilk bölümleri bilgilendirme bölümleri; kitabın yazarı nusret kaya'nın röportajları ile üst beyin ve alt beyin ile üst beyin ve alt beyin rüyaları tanıtılıyor, daha sonra bu bilgiler nusret kaya'nın okur çeşitliliğine göre senaryolaştırdığı terapi örnekleriyle destekleniyor...
sonraki bölümde ise nusret kaya'nın danışanlarından derlediği 260 tane rüya ve bu rüyaların analizleri yer alıyor...
üst beyin rüyalarında analiz değeri görmediği için bu tür rüyaların analizini yapmıyor...
çünkü; üst beyin rüyaları günlük hayatta yaşadıklarımızın rüyamıza yansımasıdır...
örnek:
- gündüz para kaybedersiniz, gece rüyanızda o parayı bulursunuz...
- gündüz birine çok sinirlenirsiniz, gece rüyanızda o kişiyi döversiniz...
alt beyin rüyaları ise: insanın takıntıları ve cinsel dürtüleriyle alakalıdır...
analizleri ile bu takıntıları ve dürtüleri ortaya çıkarıyor...
bu kadar üzerinde durma sebebi ise; görülen alt beyin rüyalarının sürrealist rüyalar olması nedeniyle genelde uykudan uyanıldığında üzerinde durulmayıp akıldan uçup gitmesidir... fakat, aslında kişiliğimizin bu rüyalarda saklı olmasıdır...
- (bkz: nusret kaya) iyileşme kitabı'nda "rüyalar takıntıların haykırmasıdır" der. rüyaları üst beyin (korteks), alt beyin ve şuuraltı rüyaları olmak üzere üçe ayıryor.
(Tohum, 04.03.2007 21:38)
- -alt beyin takıntılarımız nelerden kaynaklanıyor?
-bunun birçok nedeni var. bunlardan en önemlisi iki yaşından sonra çocukların yakınları ile birlikte uyumasıdır. insanda üst beyin iki yaşından sonra gelişmeye başlar. üst beyin gelişme göstermeye başladıktan sonra yakınlarla birlikte uyumada, uyku esnasında üst beyin devre dışı kaldığından alt beyin uyku esnasındaki bedensel temasları sex yapma olarak algılar. bu durum, üst beyinde ağır suçluluk duyguları ve kompleksler yaratır. bu nedenle iki yaşından sonra çocukların yakınları ile birlikte uyumaları kesin olarak yanlıştır.
diğer önemli bir alt beyin takıntısına sık yapılan doğumlar yol açmaktadır. her kadın ilk bebeğini içgüdüsel olarak ister. soyun devamı içgüdüsünü ona aktarır. ancak birinci bebek meme emme aşamasında iken; yaşanan ikinci gebelikte, anne alt beyni bu bebeği reddeder. bu reddediş, bebeğin alt beynine annenin alt beyni tarafından aktarılır. olumsuz kayıtlar aktarılan bu bebeğin, yetişkin olduğunda halen kurtulamadığı sert takıntıları alt beyinde yaşadığına tanık oluyoruz. 'sert takıntı' diye tabir ettiğim, 'istenmeyen canlı olma' takıntısıdır. üçüncü alt beyin takıntısı ise erkekte sünnet olayıdır. iki yaşından sonra uygulanan sünnette kastraksiyon korkusu (tümden yitirme) denilen özel bir takıntı, alt beyinde sertleşir. bu kompleks, erkeklerde yetersizliklere neden olduğundan; erkek, kadına sağlıklı ilişki yaşatamaz. sağlıklı ilişki geliştiremeyen kadın ise rahim gücüne sarılarak yaşar. yani analığı tek değer olarak var eder yaşamında.
doç. dr. nusret kaya'nın gazete kadıköy'deki söyleşisinden...(Tohum, 05.03.2007 00:24)
|