iyi ingilizce bilmeyen yazarlar sözlükten atılmalı 

 sayfa  / 3
adana çık aradan

  1. gün geçtikçe daha da varoş yuvası haline gelen itü sözlüğün verimli bir hale getirilmesi için öncelikle yapılması gereken uygulama. yakın zamanda açıklayacağım bir dizi reformun en önemli ayaklarından biri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. çok kelle gitmeli çok…

    seviyeyi yükseltme adına devrim niteliğinde bazı kararlar almak şart. sonuna amına koyiyim yazılacak diziler gibi abuk subuk başlıklara dadanıp malak malak eğlenen yazarlara artık yol vermek gerek. kaliteden anlamadıkları gibi ortalamayı düşürüyorlar. bayağılar. karı kız seks futbol muhabbetinden başka edebildikleri iki kelam yok. yetersizler. çirkinler. gözümüzü ruhumuzu ufkumuzu açamıyorlar. acizlikleri yüzünden başarılı, elit, bilgili yazarlar da kendilerini geliştirme fırsatı bulamıyorlar. çünkü onları itebilecek bir güç yok. rakipsizler. çıta çok aşağılarda. ve haliyle bu karizmatik yazarlar rehavete kapılıyor.

    yeterli derecede ingilizcesi olmayan sözlükten lütfen defolup gider mi? elbette toefl boyundaki yeterlilikten söz etmiyorum. derdini anlatabildiği gibi insanların derdini de anlayabileceği, makul bir seviye burada mevzu bahis olan. amelerle apaçilerle aynı yerde yazmak istemiyorum. lütfen anlayın. günümüz şartlarında ortaokul çocuğu bile artık ingilizce biliyor. bu kadarcık şeyi bile beceremiyorsanız ne işiniz var lan aramızda?

    yazarın görevi insanları aydınlatmak, yol göstermek, onların bilmediği, görmediği, tanımadığı kapıları açmaktır. sözlüğü takip eden binlerce okura karşı yazarların sorumluluğu var. neden onlar okur da siz yazarsanız peki? farklı, üstün özellikleriniz, bilgi birikiminiz, duruşunuz, görmüş geçirmişliğiniz, gündemi takip edip yorumlama gücünüz, analitik zekanız, onlar da olmayan ya da olup da kullanmadığı nitelikleri başarıyla yerine getirmeniz gerektiği için yazarsanız. en azında öyle olmalı.

    ingilizceyle başlayıp düzgün fajita sarmasını öğrenmeye kadar gidecek bu. hangi şarabın nerede ve neyle tüketilmesinden tutun da grotesk sanata kadar her şeye az çok hakim olacaksınız. yoksa siktir edilirsiniz.
    (kayser sozer, 24.11.2007 15:00 ~ 15:15)
  2. (bkz: hell yeah)
    (i see mal people, 24.11.2007 15:02)
  3. (bkz: kayser sozer bize ingilizce öğret)

    (bkz: what the hell u r talkin' about)
    (diabetik nöropati, 24.11.2007 15:05)
  4. itü sözlük bir türkçe sözlük değil, ingilizce sözlük de bizim mi haberimiz yok dedirten gereksiz istek.
    (dörtyapraklıyoncanındördüncüyaprağı, 24.11.2007 15:07)
  5. (bkz: kayser misin sabaha mı bırakırsın)
    (mademli bagnum, 24.11.2007 15:08)
  6. bundan sonra yazarlara "sizce neden sizi sözlüğe almalıyız?" gibi sorular da sorulmasını beraberinde getirecek uygulama önerisi.

    - sizce sizi neden sözlüğe almalıyız?
    - çünkü bende gizli eşcinsellik yok...
    (şiirbaz, 24.11.2007 15:10)
  7. yanında toefl yazmasını bilmeyen yazarların da atılması gerektiği kampanya.

    (bkz: tofel)
    (bkz: toefl)


    not: ayar vermeye kalktığı giriden ayar alıp, üzerine editle işin içinden sıyrılmaya çalışanlar ömür boyu internetten men edilmeli hatta.
    (kornish, 24.11.2007 15:14 ~ 15:27)
  8. fransızca bilmeyenler ise siktirip gitsin şeklinde devam edebilecek önerme.
    (tercih ettiğim nick budur, 24.11.2007 15:18 ~ 18:28)
  9. (bkz: abdül fight)
    (seth mescaline, 24.11.2007 15:18)
  10. (bkz: so, fuck off)
    (stay away, 24.11.2007 15:22)
  11. +do you speak english?
    - speak english, i live in english.
    (özellikle nick konusunda çok hassas olan yazar, 24.11.2007 15:23 ~ 13.03.2008 11:30)
  12. ilk şaşkınlığı atlattıktan sonra, düşünürsek, etrafımızda sürekli dolanan bir cümle olduğunu anlayacağız bu cümlenin.

    nitekim bir iş görüşmesine gidildiğinde, iş ne olursa olsun ilk sordukları şey "hangi yabancı dilleri biliyorsunuz?" olmuyor mu?

    kapitalizm insanları sınıflara ayırmaya bayılır. sen biliyorsun, sen yapabiliyorsun diye. oysa her insanın iyi yapabildiği bir iş vardır. işte o insanı, iyi yaptığı işte kullanmak yerine, sistem, kendi istediği özellikleri iyi yapmamızı bekliyor.

    kayser sozer sözlüğü karıştırmayı iyi biliyor mesela. buna devam etsin.

    kayser sozer'den pkk sorununa çare beklemeyin.

    ama sistem bunu bekliyor bizden. başarılı sayılmamız için belirli bir seviyenin üzerinde olmamız bekleniyor bizden. bunun ölçütü ingilizce bilmek midir? belki de odur. bilmiyorum.

    son söz: kayser karanlıktan şikayet edeceğine bir mum da sen yak. bilmeyenlere ingilizce öğret.
    (bkz: kendisiyle çelişen yazar)
    (diabetik nöropati, 24.11.2007 15:23 ~ 15:30)
  13. almanca olsa olmaz mı diye ikilemde kaldım şimdi. beğendikçe alkışlayan havastan alkışladıkça beğenen avama açılan yelpazenin yağsız kalmış gıcırtılı menteşesinden huylana durayım türkçe'yi iyi bilen yazarlar atılmasın diyebiliyorum, lütfen atılmasın please, bitte.
    (jemand, 24.11.2007 15:28 ~ 15:28)
  14. aslında kayser sozer'in iyiliğimizi düşündüğünü hissettiren önerme.

    az buz ingilizce bilmeyenlerin bu türkiye şartlarında hali vahim bildiğiniz üzere. kayser sozer de bu şekilde bizi teşvik ediyor, "belediyelerden, ismekten ücretsiz kurslar veriyorlar kardeşim, git oralardan nerede "yes" denilir nerede "no" denilir öğren, inan bana hayatın daha da kolaylaşacak, facebooktur, porno siteleridir, aradaşlık siteleridir, sözlükteki anana sövüp sövmediğini anlayamadığın ingilizce girilerdir, ucundan kaptın mı ingilizceyi, nasıl rahat edeceksin bir bilsen" demek istiyor fakat, sevgisini bu şekilde ifade edebiliyor ne yapsın, hassas adam.
    (tatalu, 24.11.2007 15:30 ~ 15:34)
  15. zannımca başlığa takılıp ilke entryde denen diğer şeylerin es geçilmemesi gerekir. gerçekten sözlükten bir şeyler de öğrenebilmeli artık yazar ve okurlar. sevgili-kız-erkek-küfür-futbol meselelerinin dışına da çıkılabilmeli. kayser ağabeyimi en azından bunları dile getirdiği için kutluyorum. "god save kayser"
    (eflatunsina, 24.11.2007 15:31)
  16. (bkz: sözlükte ingilizce kurs verilsin kampanyası)
    (dörtyapraklıyoncanındördüncüyaprağı, 24.11.2007 15:32)
  17. saçma ifade edilmiş, gereklilik kipiyle oluşturulmuş istek. sözlük yazarlarından istenebilecek en önemli özellik genel kültür sahibi olmak ve iki cümleyi biraraya getirebilmektir. bu iki cümle özel durumlar haricinde, sözlükte yazım şartlarında belirtildiği üzere türkçe'dir. hiçbirimiz altına yazdığımız başlık konusu ingilizce yazım gerektirmiyorsa veya çok iyi espriler falan çıkmıyosa ingilizce yazmıyoruz. ayrıca ingilizce bilmek hiç kimseye sözlük üzerinde yapamayacağı bi şeyi yaptırmıyor. bu durumda ingilizce bilmek kişiyi kendi hayatında alakadar eden bi durum haline geliyor ki bunun öğrenilmesini istemek abesle iştigal etmek oluyor. bu arada sözlükte ingilizce bilmeyenler diye bir bölüm, sözlüğe üyelikte bununla alakalı bir madde mi var ki yazarların ingilizce bilmediği fikrini ediniyoruz? yazarların çoğunun bu fermanı yazandan daha iyi ingilizce bilmediğini kim biliyor? ya sen gitmeliysen?
    (billie jean, 24.11.2007 15:35 ~ 15:38)
  18. akabinde başlıkları okumak için 3 dil bilme zorunluluğu getirecek olan öneri
    peki çince, arapça, yunanca, italyanca vs. bilmeyen yazarların ayrıcalığı ne?

    (bkz: sözlük nüfusunun sıfırlanması)
    (snowfall, 24.11.2007 15:40)
  19. niye böyle gudik bir çıkış yapma gereği hissettim bilmiyorum fakat kimsenin avukatlığını yapma amacı gütmediğimi ilk olarak belirtmek istedim.

    söz konusu girinin başlığı her ne kadar tek bir konuya vurgu yapmış gibi gözükse de aslında çoğu zaman bir çok yazarın dile getirdiği şikayetlerin değişik bir açıdan meydana çıkması olarak bakılmalı diye düşünüyorum. sözlüğün daha iyiye gitmesi için atılmış bir adım olarak da algılanabilir. konunun yabancı dil bilip bilmemeye indirgenmesi tabiki açılışın enteresanlığından kaynaklanıyor. ama sanıyorum ki esas anlatılmak istenen sözlükte içi boş fikirlerin dolaşmasındansa belirli bir ağırlığı olan konuların ön plana çıkması. ilk girinin sonuç bölümünde de biraz abartılı bir şekilde ifade edildiği gibi ingilizce aslında burada amaç değil araç. ulaşılmak istenen hedef ise çetin altan'ın da ifade ettiği gibi aynı evde 150 yıl yaşayabilmek.

    ya da ben yanlış anlıyorum.
    (i see mal people, 24.11.2007 15:42 ~ 15:45)
  20. (bkz: hoplatmasını bilmeyen sözlükten atılsın)
    (nothing, 24.11.2007 15:48)
  21. ''it is the prior responsibility to make itu sozluk - which becoming a presentation of suburbian culture - more effective. i can easily say that, it is one of the most important stage of some revolutions that i'll declare in a short time. çok kelle gitmeli çok(*)!

    making some revolutionary decisions in order to advance standarts is essential. we must kick out the authors who enjoy stupidly like, by writing something in topics like ''sonuna amına koyiyim yazılacak diziler''. they are not only the ones who don't know anything about qualitiy, but they also decrease the medium quality. they are banal. they can not talk about anything except women, sex and football. they are disqualified. they are ugly. they can not make us inspired. because of their helplesness, succesful, elite, wise authors can not have a chance to get better. because there are not such a power that encourages them, they are peerless. consequently those charismatic authors feel lethargic.

    the ones whose english is not good enough! fuck off! please... of course i am not mentioning about level of toefl. the language level that is mentioned hear is that, people should at least express themselves and understand the expressions of other people. i dont want to write with some hobos and apachies in the same place. please undestand me!

    the mission of authors is to show people the right way, to illuminate them, to make them familiar with the unknown. the authors are responsible to the readers of the dictionary. why are you an author whereas they are readers? you are an author because of having some skills like wisdom, experience, the skill of making comment on daily events, analytic intelligence... shortly, having some capabilities which they don't have or which they have, but they can not use is essential.

    it will comprise everything from english to ''fajita sarması''(**). you will be experienced on everything like which wine fits which meal or grotesk art. otherwise, you will be kicked your asses.''

    (*) it is an old speech that means ''lots of people must be suffered'' or something like that.
    (**) it is a mexican food.

    not: umarım uçurulmam. tanrım çok heyecanlıyım!

    edit: writer değil authormuş. düzelttim.

    edit: dil bilgisi*
    (nokia şarzı, 24.11.2007 15:51 ~ 23.03.2008 21:18)
  22. (bkz: undercover homosexuality)
    (bkz: oldu mu abi)
    (strutter, 24.11.2007 16:08)
  23. (bkz: sözlüğün siyaset meydanına dönüşmesi)
    (gebesh, 24.11.2007 16:29)
  24. (bkz: siz kovmuyorsunuz ben istifa ediyorum)
    (luto, 24.11.2007 16:51 ~ 22:24)
  25. (bkz: this is a bank)
    (buyukdusunuryinebuyukdusundu, 24.11.2007 17:00)
 sayfa  / 3