belki ilginizi çeker
  1. · ikiye bölünen vikont
  2. · kozmokomik öyküler
  3. · harfler ve notalar
  4. · qfwfq
  5. · sıfır zaman
  6. · ikiye bölünen vikont
  7. · italo svevo
  8. · ağaca tüneyen baron
  9. · can yayınları
  10. · aşk belirtileri
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · günün tek şarkılık özeti
  2. · yaran diyaloglar
  3. · ugg
  4. · gece yarısını geçtiği halde sözlükte dolaşan kız
  5. · sözlük yazarlarının hayalleri
  6. · 27 yaşında olduğu halde bir hayat kuramayan insan
  7. · author gibi erkekler
  8. · a perfect circle
  9. · erkeklerin regl olması

italo calvino  

  1. 1923'te kübada doğar.san remo' da büyür. kendisi ikinci dünya savaşına katılmış hatta savaştan çok etkilenmiş olsa gerek komunist olmuştur.antifaşist devrimci entellektüel, cesare pavese ile tanışarak 1945 yılından sonra ilk öykülerini yayımlamaya başlamıştır.görünmez kentler şeklindeki ütopik kitabıyla bütün dünya tarafından da tanınmış olacağını düşündüğüm ütopik yazar.
    (jineps, 14.03.2006 00:33)
  2. (bkz: kozmokomik öyküler)
    (iki blok otede, 14.03.2006 00:35 ~ 00:38)
  3. “calvino bu, bitmez ki”, eser demirkan, radikal kitap, 4 ocak 2008 sayı: 335, s. 7

    «calvino’yu, ağaca tüneyen baron’la, varolmayan şövalye’yle ve görünmez kentler gibi masalsı şiirleriyle, şiirsel masallarıyla –hiçbirine düzyazı demeye dilim varmıyor- bilirdik.

    calvino, hiç şiir kitabım olmadı diyor bir söyleşisinde, ya görünmez kentler onlar birer imge değil miydi sahi? görünmez kentler uzun bir düzyazı–şiir değil miydi? her okuyanın yüreğine saplanan bu sözlere ne demeli: “biz canlıların cehennemi gelecekte varolacak bir şey değil, eğer bir cehennem varsa, burada, çoktan aramızda; her gün içinde yaşadığımız, birlikte, yan yana durarak yarattığımız cehennem. iki yolu var acı çekmemenin: birincisi pekçok kişiyre kolay gelir: cehennemi kabullenmek ve onu görmeyecek kadar onunla bütünleşmek. ikinci yol riskli: sürekli bir dikkat ve eğitim istiyor, cehennemin ortasında cehennem olmayan ne var kim var, onu aramak ve bulduğunda tanımayı bilmek, onu yaşatmak, ona fırsat vermek.”

    yakın dostu cesare pavese de calvino’ya yalnızca yazar diyememiş olmalı ki “kalem sincabı” nitelemesine sığınmış.

    calvino masallarla gerçek arasında beslenen bir yazar ve kararı belli: “ artık kuşkum yok, masallar gerçektir.” edebiyatta yeni bir biçim ve dil anlayışının öncüsü, sözcüklerle, metinlerle bir yapboz oyunu oynuyor. “hiçbir dil yoktur ki aldatmasın.” onunla edebiyat, yeni bir yazar, yeni bir okur anlayışı kazanır. calvino okurları labirentlerde dolaşmaya alışkındır, her metin yeni baştan kurulan bir labirenttir, okurlar da bu labirentin gönüllü yolcusu.

    calvino’nun kitaplarındaki biyografilerden, savaş sırasında direniş hareketine katıldığını, komünist partiye girdiğini kim bilir kaç kez okuduk ama kendi adıma ben bunu yalnızca entelektüel bir politik duruş olarak gördüm hep. calvino’yu bırakın dağlarda bir direnişçi olarak, silahlı bir direniş öyküsnün anlatıcısı olarak bile düşünemezdim.

    girişi geçip bu yazının asıl konusuna gelelim artık: calvino’nun ilk kitabı türkçe’de yayımlandı. ya da şöyle: calvino’nun türkçeye çevrilen son romanı, aslında calvino’nun ilk kitabı: örümceklerin yuvalandığı patika. faşizmin içinde var olmaya çalışan insanların, direnişlerinin öyküsü. devrimci, sosyalist kahramanların kitabı, ama hiçbiri aslında kahraman değil, sosyalist değil, ama öte yandan hepsi birer calvino “kahramanı”. kitap, calvino’nun ilk kitabı, onun masalcılığının ilk adımları. böylesine sert gerçekleri bile masal tonunda anlatmayı başarmış ve gerçekler daha da gerçek olmuş bu tonla. bu masalsılık direnişin çocuk pin’in gözünden anlatılmasından kaynaklanmıyor yalnızca. romanın diğer kahramanları da çocuksu, saf. mekan şiirsel bir fon oluşturmuş, sanki patika, dağlar, kent birer roman kişisi.

    kitabın sunuşu –ikinci basımında, on yedi yıl sonra yazılmış- tam bir calvino klasiği. sunuşları romandan sonra okumayı severim, metinle okurun arasına yazar bile girmemeli diye düşünürüm ama bu sunuş bence iki kez okunmalı, başta ve kitap bittiğinde. (gerçi ben calvino kitaplarının hiç bittiğini görmedim, dönüp dönüp okunan, bitirilemeyen şiirler gibi.) evet, sunuş kitaptan önce de okunmalı çünkü calvino sanki okurlarını uyarıyor, ilk romanına hazırlıyor: “bu yazdığım ilk roman; birkaç öyküm bir yana bırakılırsa, yazdığım ilk şey olduğunu bile söyleyebilirim. şimdi elime aldığımda nasıl bir etki yaratıyor üzerimde? onu kendi yapıtlarımdan biri gibi değil de daha çok ikinci dünya savaşı sona erdiğinde bir çağın genel ikliminden, ahlaki bir gerilimden, bizim kuşağımızın benimsediği bir edebiyat beğenisinden anonim olarak doğmuş bir kitap gibi okuyorum.”

    önsöz böyle başlıyor ama calvino durur mu? “buradan başlamalıyım önsöze”, “bir kez daha önsöze baştan başlamalıyım”, “işte önsözü nasıl kurmam gerektiğini buldum” gibi bir sürü yeni başlangıç noktaları da var elbette.

    calvino’dan esinle bir soru: bu yazıyı nasıl bitirmeli? şöyle bitirebilirim: calvino okuruna yapbozun yeni bir parçası olan örümceklerin yuvalandığı patika’yı okumalarını öneririrm, roman pal sokağı çocukları tadında ama silahlar, savaş daha gerçek, kahramanlarsa daha masal, sunuş bir calvino klasiği.

    şöyle de bitebilir: “calvino’yu nasıl bilirdiniz?” de ne demek? calvino bitmez ki, geçmiş zaman kipi kullanmak yanlış. bugünlerde yeniden, görünmez kentler’i okumalı.

    çevirmenin hakkını teslim etmeden yazıyı bitirmek de olmaz, ışıl saatçıoğlu’ndan sonra kemal atakay da, bende, “calvino türkçe mi yazmıştı?” duygusu uyandırdı.

    şöyle de bitirebilirim: bu yazı calvino’nun örümceklerin yuvalandığı patika adlı kitabını tanıtmak niyetiyle yazılmaya başlanmıştı. ama şunu söylemeden de bitiremem ki: evet, “cehennemin ortasında cehennem olmayanlar” var, evet göstergeler de dil de aldatıcı, masallar gerçekten daha gerçek ve evet şövalyeler hâlâ var. ve bu yazı, bu kitap onlar için, bütün bunlar için.»
    (three hours, 17.01.2008 13:36)
  4. klasikler niçin okunmalı kitabında, hiç kimse klasikleri ilk kez okumaz, herkes yeniden hatırlamak için okur ve bu kocaman bir yalandır tespitine hak vermemenin imkansız olduğu yazar.
    (pembe bir mısradır aşk, 19.08.2008 02:12)
  5. kozmokomik öyküleriyle kendine bir kez daha hayran bırakan yazar. dahiyane fikirleriyle müthiş mizah anlayışının ürünü kitap, evrenin kuruluşunu qfwfq isimli karakterin ağzından anlatır. hem şaşırtır hem kahkahalara boğar. tam bir antidepresan kitap, alınıp kütüphaneye konmalık, sonra hüzünlü anlarda bir öykü okuyup neşelenmelik.
    (antik, 28.06.2009 19:22)
  6. "...bu yüzden avuçlarında hüznün bilgisini içinde taşıyan sırça tohumlar tutan kadınlar başka hiç bir şehri düşlemezler. tek istedikleri yabani kiraz ağacını uzaktan erguvan sanıp baharın ilk erguvanını gördüm zannederek sevinçle ağaca doğru hızlanmak, binlerce yıldır üstüste yığılan, açılan, yine yığılan kalın tekne halatlarından, paslanmış demir zincirlerinden yayılan deniz kokusunu solumak ve karşı taraftan batan güneşin haliç üstüne düşen ışığında sevgili birinin elinin serin dokunuşunu duymaktır. o kadar kaybolurlar ki sevgilinin üşüdüğünü bile farketmezler..."

    görünmez kentler
    (edmond dantes, 23.07.2009 22:59)
  7. kozmokomik öyküler başyapıtı olmakla birlikte il visconte dimezzato - ikiye bölünen vikont kitabı da edebiyat dünyasına en büyük katkılarındandır. sonunu okuyunca bi ufak gülümseme olur insanın yüzünde. vikont savaşta ikiye bölünür ve sol tarafı sürekli iyilik yaparken sağ tarafı kötülükler yapar. sol tarafına yüklediği anlamlar siyasi duruşununda işaretçisidir.
    (omorfia, 23.07.2009 23:18)
  8. (bkz: palomar)
    (morcivert, 15.08.2009 19:10)
  9. "keşke her şey ikiye bölünebilse,

    böylece herkes bön ve cahil bütünlüğünden kurtulabilse.

    bir bütündüm ben ve her şey doğal,karmaşık ve anlamsızdı gözümde

    her şeyi gördüğümü sanıyordum,

    oysa gördüğüm bir kabuktu yalnızca.

    eğer bir gün kendinin yarısı olabilirsen,

    ki bunu bütün gönlümle dilerim,

    bütünlüğü olan beyinlerin sıradan zekasını aşan şeyleri anlayacaksın.

    kendi yarını ve dünyanın yarısını yitirmiş olacaksın,

    ama geride kalan o yarı bin kez daha derin,daha değerli olacak."


    (bkz: ikiye bölünen vikont)
    (mabel, 23.08.2009 21:59)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil