her yerde "bilmemkaç kıza şu kadar erkek düşüyor" oranlamaları yapılırken bunlara "bizim orada altı erkeğe bir erkek düşüyo" şeklinde cevap verebilen fakülte
ayrıca (bkz: başlığın yazarın üstüne kalması)
kantinini ilk gördüğümde kahvehaneye benzettiğim,langırt oynayanları gördüğümde ağzımı kapatmakta zorlanmama sebep olan,hiç sevemediğim ve ordan ders aldığıma pişman ettiren fakülte.
kuzenimi getirip kantine girerken bizim fakültede kız yok dediimde bi mucizenin yaşanıp kantinde erkeklerin kızlardan az sayıda olduğunu görüp göt olduğum yer.
mühendislik okullarının yeri açısından değerlendirildiğinde taksime olan yakınlığıyla en iyi yer sıralamasında birinci olabilecek, bu avantajı dolayısıyla da 'yok bilmem kaç erkeğe bilmem kaç erkek düşermiş' laflarının pek iplenmediği, dersten çıktıktan-kaçtıktan sonra birkaç bira içip arkdaş sohbeti yapmak için taksime veya beşiktaşa gitmenin 5 dakika aldığı, içeriğinde abaza insanlar grubu olduğunun sanıldığı( ki bu da mensuplarınca iplenmiyor) aslında tanışılası insanların varlığının çok olduğu fakat bilinmmediği kendi içerisinde mutlu mesut eğlenceli, dışarıdab-n bakanların düşüncelerinin önemsenmediği istanbul teknik üniversitesi fakültesi..
nerdeyse mensubu olan tüm erkeklerinin kız arkadaşı olmasına rağmen hala "kişi başı kiloyla kız düşüyor.." geyiklerine maruz kalan okulun okuması belki de en zevkli bölümü.
(bkz. tüm genellemeler yanlıştır)
(bkz. biliyoruz da konuşuyoruz)
itü'nün dışarıda tanınmasını sağlayan, en fazla değer verilen, bu nedenle diğer fakültelerdeki öğrencilerin (çekememezliğin oluşturduğu) önyargılarıyla boğuşmak zorunda kalan öğrencilerle dolu olan fakülte.
yazılan yorumları okuduktan sonra itü de ilk defa birşeylere sahip çıkan birkaç kişi olduğunun görüldüğü, arkadaşlığın en üst seviyede olduğu, ve nedense hala hakkında gereksi yere yorum yapılan, ve aslında dışarıdan gelenlerin götünü düşürecek kadar kıza ve üniversitedeki belki en iyi kantin ortamına sahip olan (kantin değil belki ama ortamı) itünün en prestijli fakültesi
birinci sınıfta iki ders almak zorunda kaldığım, karanlık havası fenalık geçirmeme sebep olan, asık suratlı, katı hocalarıyla hatırlayacağım iç karatıcı fakülte
kareli gömlek* giyenlerin oluşturduğu bir tarikatı barındırdığından şüphelendiğim okulum.bu gençlerin diğer ortak yönleride ellerinde bond tipi veya benzeri çantalarla dolaşmaları,keten pantalon ve türevleri giymeleri, simitçi bıyığı sahibi olmalarıdır.