allah vergisiyle alakalı bir durumdur.(şaka tabi)
halkımızın çoğu siyasetten anlamaz zaten. siyasetten anlayan adam ya bunun "bilimi" ile ilgilenir (adeta bir hobi gibidir zaten siyaset, çok fazla alaka ve zaman gerektirir) ya da siyaset "yapar". itü sözlük yazarlarının çoğu ne siyaset bilimiyle uğraşıyorlar ne de siyaset yapıyorlar. bu yüzden gençleri fazla hırpalamamak lazım. yani nasıl kalkıp küçük bir çocuğa "lan sen daha okumayı yazmayı bile bilmiyorsun" deyip onunla dalga geçmiyorsak üniversitedeki insanlara da bunu yapmamalıyız diye düşünüyorum.
ancak şu da bir gerçektir ki 20 yaşında bir insanın birazcık daha bilgili olması arzu edilen durumdur. bu günümüz gençliğinin hepsi için yapılan bir temennidir. bunu itüsüyle bilmemnesiyle sınırlamamak lazımdır. çünkü eski dönemlerdeki genç insanlar (bizim yaşlarımızda olanlar) bizden kat kat daha fazla eğitimli ve de kültürlü insanlardı (bunu görmek için fazla geriye gitmeye de gerek yok aslında). o büyükleri örnek alıp daha fazla çalışmak gerekiyor bence. gerisi gelir.
ülkede anlaşılabilecek bir siyaset mi yapılıyor ki? diyerek karşı çıkılabilecek genellemedir. rahat, huzurlu, korumacı bir aileden gelen kişilerin, hayattan ve hayata dair çoğu şeyden uzak olduğunu düşünen zihniyetin vardığı yargıdır. eşitlik, özgürlük vs. gibi kavramları sorgularken, sadece aileden gelen unvanlara takılarak kendileriyle ters düşen, aslında kafalarındaki asıl ezikliği ortaya koyan zihniyetin yansımadır.
şayet böyle bir genelleme geçerliyse, sonuç itibariyle müspet bir durumdur. zira, siyaset zemini dar alanda kısa paslaşmalar olarak özetlenebilecek bir ülkede, hiç olmazsa yaşasın veya kahrolsun güdümlü öfke ve nefret kokan giriler, gözümüze gözümüze girmemiş olur. maalesef, türkiye'deki politik kültür, bilimsel bir tarzın aksine biraz holiganizm teması işleyen, futbol takımı taraftarlığı şeklindedir. bu vesile ile sözlüğün iddia edildiği gibi apolitik olması, ruh ve sinir sağlımız açısından olumlu bir durumdur. keşke öyle olsa.
kanımca çok yanlış bir genellemedir..bu konu hakkındaki düşüncelerim şu yönde gelişmektedir:
"itü sözlük yazarları siyasetten anlamalıdır, anlamak zorundadır.." diye bir düşüncenin var olmasına kesinlikle karşıyım..bir yerde herkes kendi üzerine düşen görevi yaparsa o yerde düzen ve istikrar sağlanır..itü sözlük yazarının görevi de tanımlamaktır..siyaset başlığına siyasetin tanımını yazarsak görevimizi yerine getirmiş oluruz, böylece itü sözlük'te de gruplar türemez, hep birlikte yükselişe geçebiliriz..ama her siyasi olaya objektif olmayan yorumlar katmaya başlarsak teker teker batarız..
ilk paragrafı okuduktan sonra "ne duyarsız vatandaşsın sen bee.." diyeceksiniz biliyorum..ancak vatandaşın görevi her yapılana bağırıp çağırmak, isyan çıkarıp bu ülkenin düzenini bozmaya kalkışmak değildir, olmamalıdır..bu ülke cumhuriyetle yönetilmektedir, ve bu çerçevede bize verilmiş belli haklar vardır..sanmayın ki biz gelişmeleri takip etmiyoruz, başarısızlıkları bir yere yazmıyoruz, başarılara prim vermiyoruz..ama bizim yapmamız gereken aşağılayıcı, küçük düşürücü yazılar yazmak olmamalıdır, bizim görevimiz olanı vermek ve olan hakkında objektif yorumlar yapmak olmalıdır..siyasetçilerle olan sorunumuzu ise çözebileceğimiz tek yer ve en güçlü olduğumuz yer, seçim sandığıdır..
kıssadan hisse böyle başlıklarla birbirimizi yemeyelim, türkiyemizi bu kadar çok seviyorsak onun yükselişi için çaba sarfedelim, bunu da bağırıp çağırarak değil, çalışarak yapalım..
bu konu hakkında giriler incelendiği zaman, sözlüğün asıl işlevinin unutularak sadece bir eğlence aracı olarak kullanılmasının sonucunda, karşılaşıldığında şaşılmaması gereken durum.
en başta belirtmek isterim ki siyaset inanılmaz genişlikte bir konudur ve burada siyaset derken neyin kastedildiğini anlamak zerre kadar mümkün değildir.
sözlük yazarlarının büyük çoğunluğunu ya üniversite öğrencisi ya da meslek sahibi. yani belirli bir konuda diğer insanlardan farklı olarak daha derin bir bilgi birikimine sahipler. fakat benim gördüğüm odur ki çoğu yazar, sahip oldukları bilgi birikimini sözlüğe dökmek için istekli görünmüyor. en azından istekli olsa bile bir nedenden dolayı gerçekleştirmiyor. belki de böyle birşey aklına bile gelmiyor! aynı mantıkla "siyasetten anlayan*" yazarların da bu bilgilerini durup dururken ortaya dökmek için herhangi bir sebep göremediklerini söyleyebiliriz.
siyasetten anlayan bir yazar bile, bir konu gündeme geldiği zaman onun hakkında yorumu "varsa" yapar. zaten bilgi birikimini durup dururken insanların gözüne sokmaya çalışan biri olsa olsa "komik" olur. şimdi ittihat ve teraaki cemiyeti'nin musul politikasındaki yanlışlarından ya da turuncu devrimin götürdüklerinden bahsetmenin alemi yok.
bu bir tercih meselesidir. diğer yazarları aydınlatmak için bir şevk duyan bir yazar, dilediği konuda yazmakta serbesttir.
birkaç yazarın yazılarını okuyup da genellemeye çalışmayın artık, hakikaten komik oluyor. yok bütün erkekler abazan, bütün kızlar bıyıklı, herkes aptal, ben akıllıyım...
siyasetten soğutulan 80 sonrası gençlik siyasetle ne kadar ilgiliyse itüsözlük yazarları da siyasetle o kadar ilgidir diye açıklaması yapılabilecek önerme.
anladığını zannedipte ortaya bir şeyler atanlar vardır. bu gruptakiler hiç anlamayanlardan daha vahim bir durumdadır. sadece siyaset değil dışarıda bu tip kişilikte bir çok insan vardır. herhangi bir konu hakkında aslında anlamazlar. ancak anladığını ve bilgili olduğunu düşünürler, bu yüzden konuşurlar. işin acı kısmı bir boktan çaktıkları yoktur. bazıları konuyu gerçekten anladıklarını ve bilgili olduklarını düşünür. bir kısım ise anlamadığını bilir, fakat çevreye işkembeden sıkarak sanki bilgili gibi gözükür. bu durum genel bir olaydır. kısaca sadece siyaset değil; müzik, sinema, hava, su, civa vb... tüm genel konularda anladığını zanneden, ama bir boktan çakmayan insanlar vardır. bu yüzden hiç anlamayıp etrafa konuşmamak gerçek bir olgudur, kendini bilmektir.
siyaset anlık konum ve durum gözönüne alınarak icra edilmesi gereken bir olaydır.tarihi bilmeyi ve onun süzgecinden kalan deneyimleri irdeleyebilip doğru öngörülerde bulunmayı gerektirir.ancak bugünlerde üzülerek şahit olduğumuz ve can yücelin zamanında şahane üslubuyla anlattığı tipte insanlarda siyaset yapar:
-can bey nedir bu ülkemizdeki sağ sol olayları?
-bu ülkede bir takım insanlar vardır.sabah kalktığında malafat sola kaymışsa solcu,sağa kaymışsa sağcıdır.
-peki ya siz?
-ileride daima ileride..
insanın doğası gereği söylediği her sözün ve yaptığı her eylemin politik bir boyutu olduğunu düşünürsek "imkansız"dır.
çünkü siyaset; siyaset bilimcilerinin, siyaset tartışma alanları (meclisler/oturumlar) içine sıkıştırılacak, halktan soyutlanabilecek bir bilim değildir.
bir şeyin tarafı olmak.. ya da bertarafı olmak.. bilinçli veya bilinçsiz siyasetin içinde olmaktır.