ekşi sözlük'e bir entry girdiğinizde beş dakika içinde iyi kötü bir oy alırken counterpartitü sözlükte günlerce haftalarca belki namütenahi beklemenizle gerçekleşen hadise. madem seçimler öncesi yırtınıyoruz tam katılım olsun herkes iyi kötü ama mutlaka bir oy versin diye, sözlükte de yapalım bunu. herkes en az yazdığı giri kadar oy versin.
evet, böyle bir sorunsal dile gelmektedir zaman zaman..
kısmen de son günlerde..
sözü geçen diğer oluşumlarda gerçekten iyi ya da kötü olsun bir şekilde oylama ile görüşler belli edilmekte..en küçük bir gülümsemede dahi (bkz: tebessüm yaratan giri) artı oy ile ödüllendiriliyorsunuz ya da tam tersinde eksi oylar ile cezalandırılıyorsunuz..hatta bilgi içerikli giriler (belki tematikler) bile belirli bir bilgi birikimini (kopy-paste olmayanları) paylaşıma çıkardığı için artı oy almakta..
sonuçta artı veya eksi oy farketmez, sözlüğün kalitesine birebir etki edecek bir fırsat elimizde var iken bunu kullanmak gerekmektedir..her ne kadar artı oy alan yazar güzel girileri ile sözlüğü süslemeye devam etse de, arka planda asıl önemli olan; eksi oy alanın girileri ile oluşan memnuniyetsizliği ortadan kaldırmaya ve aklı başında doğru düzgün bir yazarsa girilerini düzeltip tekrar kaldığı yerden devam etmesi olacaktır..
iki küme dışında kalanlar ise zaten ayrı bir şekilde allahlarından bulmakta zaten..
itü yazarlarının oy verme konusundaki cimriliğinin göstergesi olabileceği gibi, yazarların iyi veya kötü olarak yorum yapılamayacak giriler döşediğinin de göstergesi olabilir. ya da en kötüsü, itü sözlük yazarlarının hayalgüçlerini kamçılayacak, beyin fırtınaları ile ortalığın tozunu attıracak başlıkların yaratılmadığı sonucu da çıkarılabilir. fakat kesin olarak söyleyebileceğimiz şey şudur; ekşi sözlükteki tepki zamanları ile buradakilerin arasında fark olması doğaldır; sonuçta yazar sayısı arasında dağlar kadar fark vardır. insanlar genellikle okumaktan ziyade , yazmak ile uğraşmaktadır. girileri okuyan yazarlarımız ise, meraklanmayın artılarını veya eksilerini çekinmeden vermektedir.
oy verme, girinin okunup okunmadığını gösteren tek hadise olduğu için, oy vermek veya almak önemli görünmektedir.
şimdi bu durumda yazarları yazmaya teşvik edecek olaylardan biri oylamadan ziyade okunma sayısıdır. en azından girilen girinin okunma sayısını görüp -evet birileri bunu okumuş diyebilirsiniz. sayfada görüntülenen her girinin okundu veya okunmadı diye işaretlenmesi mümkün olmayacağı için, ya okuyucuların oy vermesi veya sayfanın görüntülenme sayısının tutulup gösterilmesi gerekmektedir. önemli olan sözlük admini/moderatörlerinin bu konuya bakışıdır. şimdiye kadar ekşi sözlük te var olan yazarlar entry lerini girerler ve sayısı çok fazla olan okuyucu yapacak başka birşeyleri olmadığı için bunu oylamakla yetinirler. buradaki durum biraz daha farklı bir başlık altında çok hoşlandığımız giri olduğunda (genelleme olarak algılamayın), artı oyla ödüllendiririz, çok sinir eden durumda eksi veririz, ama hafif tebessüm ettiğimiz veya bize fazla zıt olmayan bir giriyse ya bizde birşeyler gireriz yada başka bir başlığa doğru meyil veririz. zıt fikirlerde eksi oy verdiğimiz yetmezmiş gibi forumsal faaliyetlerde bulunan cevap yazma ihtiyacı hissederiz. yanlış bir tutummuş gibi de görmüyorum aslında, konu hakkında birden fazla yorum her zaman iyidir, başka gözlerden bakmayı gösterir.
yani herşey bir kenara herkes yazdığının okunmasını ister, oylama sonucunu herkes ikinci planda düşünür. çözüm olarak görünmese de sayfa sayısının gösterilmesi bir alternatif olarak düşünülebilir. ama beğenilirlik istatistiği, girilerin kimlere hitap ettiğini belirleme veya ne kadar başarılı/başarısız yazar olduğunun bir göstergesi olarak vazgeçilmezdir.
çeşitli siyasilerimizden alınacak taktiklerle, oy propagandaları yaparaktan çözüm bulunabilecek hadise.
-herşey sözlük için! (bkz: recep tayyip erdoğan)
-en beğenilenler listesine girersem tüm arıların bir mercedes'i olacak! (bkz: süleyman demirel)
-imf defol! (bkz: cem uzan)
-...vb.
bu sorunsalın aşılmasının tek yolu, her bireyin beğenisini iyi, kötü, nötr, belirtmesinden geçer. kabul ediyorum ki, sözlüğe giriş yapar yapmaz şahsım butonuna tıklıyorum bir gelişme var mı diye. verdiğim oy sayısı aldığıma göre bil hayli az.
nasıl ki olumlu ya da olumsuz beğeni bekliyorsak, aynını bizde yapmalıyız.
memleketi kurtardım uleyn. e artık beğenimizi sunalım...
oylama sistemi çok yavaş. tıklayacaksın, pop-up çıkacak, ona da tıklayacaksın, sonra "uzaklaş yeter"e bir tık daha... bu şekilde hem motivasyon azalırken hem de seri oylamalar imkansız hale getiriliyor.
ha sorarsanız seri eksi oy veren ibne nasıl seri oyluyor? bilmiyorum valla, ibnenin hikmeti deyip geçelim.
eğer sözlüğe katkıda bulunurken yalnızca katkının oylanmasıyla ilgileniyorsanız, sözlüğü algılayış biçiminizde bir problem var demektir. sözlükte paylaşım forumu gibi rep toplamak için değil, okurlara faydalı olabilmek için varlığımızı göstermeliyiz.
girilerin oylanmasını, onların okunduklarının bir göstergesi olarak addediyorsanız yine yanılıyorsunuz. az önce yaptığım ufak bir hesaba göre sözlükte dün (10 nisan günü) 27923 ayrı başlık okunmuş. yine dün sözlüğe toplam 36289 ziyaretçinin gelmiş olduğunu, yalnızca 1406 yazarın sözlüğe login olduğunu ve yalnızca bu yazarların oylama yetkisi olduğunu göz önüne alırsak demek ki oylama yetkisine sahip olmayan 34883 kişinin sözlükte yaklaşık 20 bin ayrı başlığı okuduğunu görebiliriz. buradan çıkarabileceğimiz sonuç öyle ya da böyle burada yazılanların doğrudan şahsım penceresine bir yansıması olmasa da muhtemelen hedefine ulaştığıdır.
itü sözlük'ün yazarların kendi çalıp kendi oynadığı bir komünite olduğu görüşünde saplanıp kalan sol frame insanlarının dikkatini seri eksi oy veren ibneden alıp vaziyetin ciddiyetine çekebildiysem ne mutlu.
(bkz: iyi yazan oyunu alır)
ne demek oy verilmiyo.herkese oy verelim o zaman.iyi kötü herşeye.saçmlık.oy için burda değiliz biz.düşüncelerimizi yazmak için burdayız.
edit:kötü yazarlarımızın eksi oyları için teşekkür eder sygıları bir borç biliriz.
(bkz: anında görüntü)
kanımca oy verecek yazar olmamasından kaynaklanan sorundur. kimileri aşırı muhafazakar bir tutum sergilerken bazı yazarlarda da yer yer din sömürüsüyle oy toplama çabaları göze çarpmaktadır. diğer yandan bazı yazarlar ise oluşan laik havanın rüzgarını arkaya almaya çalışsa da vatandaş bu duruma tepkili.
yazarların karnı doymuyuyor ki hatalı özelleştirmeleri, tarumar edilen ekonomiyi, 4 katına çıkan dış borcu, onursuz dış politikayı hesaba katarak oy versin. bir çoğu 3-4 torba nohuta oyunu satarken büyük bir kesim ise kararsız çoğunluk tabir ettiğimiz bölümü oluşturuyorlar. bunlar da kötünün iyisini seçelim mantığıyla nihavenduyeke oy verecekler ancak nihavenduyek'in şizorfen ev kedisiyle koalisyon hazırlığında olduğu dedikoduları seçmeni olumsuz etkiliyor. öte yandan geçen seçim dönemi tek başına iktidar olan wondrous'un bu dönem sandalye sayısının azalacağı fısıltı gazetesinde dolaşmaya başladı bile. bir çok yazar oy verebilmek için tatile bile çıkmazken oy oranlarındaki bu kısırlık bize seçmenin 23 temmuz sabahını beklediğini gösteriyor.
sadece çok sevilen bir giri olduğunda artı oy verilmesi ve az sevilmeyen bir giri olduğunda direk eksi oy verilmesi durumunun da dahil olduğu sorunsaldır.
yazarlara okunmadıklarını hissiyatını veren sorun. oylanmayı bekleyen her yazarın da sırf oylanma amacıyla yazı yazdığını düşünmek yüzeyselliktir, o yazarın hakkını yemektir. en azından bilgi içerikli entryleri oylamak sünnettir. ama oylanmadığını defalarca görmüş ve yaşamışımdır.
oy vermemek her ne kadar herkesin hakkı olsa da sözlükte bir tepkisizlik ve durağanlık ortamı oluşmasına sebep olmaktadır.