belki ilginizi çeker
  1. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · tadı harika olan yiyecek kombinasyonları
  2. · soğuk havada kısa etekle dolaşan kızlar
  3. · disko kralı
  4. · annenin gençlik fotoğrafları
  5. · darwin i bitiren balık
  6. · tunceli alevileri dinsizdir
  7. · günün tek cümlelik özeti
  8. · ergenlik döneminde yapılan salaklıklar
  9. · ankara ya gelindiğinde yapılmaması gerekenler

itü sözlük yazarlarının kanatan vasiyetleri  

  1. son günlerde sık sık ölümü düşünüyorum. "ölüm geliyor aklıma ölüm... bi hatunun kasıklarına sarılıyorum..." yakın zamanda ölücekmişim gibi geliyor. buna çok inandım. hatta dün sabah öyle bi açıldı ki gözlerim sanki son uykummuş gibi. yataktan kalkarken "ulan bugün kesin ölücem. içime doğuyor. harbi yarraklara geldik" dedim. ölmedim gerçi. ama bu bugün ya da yarın ölmeyeceğim anlamına gelmez. evin her tarafı ölüm kokuyor. bişey değil üstüme de sinmiş. geçen gün arkadaşlarla buluştuğumuzda biri fark etti hatta bu kokuyu. "ne kokuyorsun sen" diye sormadı ama bakışlarından anladım. normal normal konuşurken, aragones filan, iki saniye kadar gözleri öylesine dramatik ve sinkaflı kitlendi ki bana, sümüğü ağzına giren bi çocuk gibi pişkin hissetim kendimi, bana sanki "ölüyorsun lan" diyordu.

    ben bu sözlükte doğdum. var oldum. dünyam burası benim. her sabah uyanır uyanmaz sizleri düşünüyorum. bu ibişlere nasıl faydalı olabilirim, beni nasıl severler, hayran olurlar, onları nasıl aydınlatabilirim diye kendimi paralıyorum. bu acımasız, kindar, duygusuz, sert görüntümün altında sevgiye aç masum bi ton balığı yatıyor aslında. bilmiyorum.... duygularım çok karışık... ama bildiğim ve istediğim tek şey, ben öldüğümde sözlükteki arkadaşlarımın benim için bişeyler yapması. benden bunu esirgemeyin lütfen.

    öldüğüm haftanın en beğenilen girilerinde birinci sırada kim varsa, naaşımın belden aşağısını o yıkasın. bu benim vasiyetim. belden üstümü ise haftanın en kötü girilerinde birinci sırayı alacak olan arkadaşa bırakıyorum. enteljinaslardan en çok ispiyon yapan ise benim yıkanışımı izleyerek sağa sola kaş göz yapsın. nolur bunu bana çok görmeyin. anlamı var benim için.

    ben ne iyi olabildim ne kötü.... ying-yang, tang-tong, iyi-kötü, sıcak-soğuk, v.s, arada kaldım işte. such a nice guy olayım dedim. beceremedim. sıradan, temiz, iyi yürekli bi insan gibi davranmaya çalıştım ama içimden hep kötü şeyler geçti. kötü, piç, fırlama olayım dedim. kızları sevgililerinden ayırıp onları kendimi aşık edip hoplatarak terk etmeye kalktım. o da işlemedi. aşık etmeyi çalıştıklarıma kendim aşık oldum. ortada, arada bi yerde kaldım ben. iyilik yaparken kötülük, kötülük yaparken iyilik düşledim. ben gitmeyi de kalmayı da beceremedim yaaa...cesedim de böyle uğurlanmalı... benim gibi...
    (kayser sozer, 20.09.2008 00:56 ~ 00:59)
  2. 'beni bırakmayın.. tek istediğim bu.. buradan gitsem bile hep içinizde bir yerde adım, resmim, gülüşüm dursun.. aklınıza geldiğimde yüzünüz buruşmasın, aksine.. aksine gülümseyerek anın adımı.. sağ gösterip sağ vuran şaşkın boksör iyi çocuktu.. severdik keratayı deyin.. gözlerinizden süzülen damlalar mutluluk gözyaşları olsun hüzün değil.. beni sizi sevdiğim kadar sevin hep..'
    (sağ gösterip sağ vuran şaşkın boksör, 20.09.2008 01:17)
  3. itü sözlüğe vasiyetimdir:
    - ben öldükten sonra ibnelik olsun diye girilerimi kötüleyenlerin isimleri ibne başlığının altına
    ve mezar taşıma da tek suçu yazmaktı yazılsın.
    (asad, 07.01.2009 17:29)
  4. ''kanasın, kanasın. bırakın yaram kanasın. kaderimse böyle sevmek bırakın anam ağlasın''

    sibel can, istanbul
    (adhamdeva, 07.01.2009 17:38)
  5. mezarımın ortasına bir kaktüs dikip sulaması için bekçiye para verin, on yaşındaki bir çocuğun hediyesi kaktüsü bir ay yaşatamadığım için.
    (abartı martı, 07.01.2009 17:56)
  6. sitede bana ayar olan bütün ateist arkadaşlar mezarıma gelip üç kulfü bir elham okusunlar.
    (cingoz1137, 08.01.2009 04:28)
  7. iş arkadaşlarıma:

    ben öldükten sonra helpdesk'teki çağrıların hepsini çözün. sonra küfür ediyorlar arkamdan. mezarımda rahat uyumak isterim ben. birinin arkamdan ana avrat sallaması huzurumu bozar. çağrıları çözün, kullanıcı adımı ve yetkilerimi sistemden kaldırmayın, kalsın öyle. rapor falan hazırlayacağınız zaman bu oturumdan yapın. ne çile çektiğimi sizlerde farkedeceksiniz. (ayrıca mustafa sözüm kişisel olarak sana. artık gamzeye aşık olduğunu falan söyle. hayır, bu gidişle budist rahip olacaksın.)

    aileme söyleyecek birşeyim yok. çünkü ben zaten yaşarken söyleyeceklerimi söylemiştim ama onlar duyma ile ilgili organlarının tümünü devre dışı bırakmışlardı. ama, yakın beni. kitaplarım, gitarım, patenlerim ve sap* danışmanlık kitabıyla birlikte küle çevirin. sonra bu külleri kusursuz japon çiçeklerinin olduğu bir bahçeye serpin. umuyorum, rüzgara karışınca daha da huzur bulacak ruhum.

    böyle olurdu vasiyetim sanırım. hiçkimseye hiçbir şeyimi bırakmazdım..
    bir tek kişi dışında.
    platonik aşık olduğum kıza yazdıklarımı bırakırdım. hepsini.
    (blackfield, 09.01.2009 09:30)
  8. arkamdan küfür etmeyin kafi
    (yayında ve yapımda emeği geçen adam, 09.01.2009 16:30)
  9. toprağım sevdiceğimin göz yaşlarıyla sulansın.
    (arcturus b, 09.01.2009 16:58)
  10. donarak ölmek, gece yatıp sabah uyanmamak ile ilgili çeşitli romantik fantezileri olan şahsımın, asla atlamayacağı ayrıntılı seremonidir.
    son yıllarda kader, yaptığımız hiçbir akide uymadığı için telaşlı bir hazırlık aşamasına girdim bile. beyaz büyük zarflar, kırmızı mühürler, el yazısı… kendini önemseyen her insanoğlu kadar, ben de aslında ölümsüzlüğün bu yoldan kıvrıla kıvrıla geçtiğini biliyorum.
    yok, sanıldığı kadar görkemli ve kanatan bir vasiyetim yok. şahsen görkemli hayallerim nikâhımla ilgili. bak yazarken ne çok bağlantı çıktı ister istemez arada. ölümler ve nikâhlar arasında at başı bir mücadele var. ikisi de kalabalık, iki fikre de insan zamanla alışıyor, ikisinin de hazırlık ve listeleme aşaması var falan filan.
    neyse konuya iyice uzaklaşmadan geri dönelim. ne diyordum?
    kadın kimyası işte, ilk aklıma gelen ayakkabı koleksiyonum oldu. onları her ne kadar ayakkabı numaramız uymasa da, hatırı sayılır sermayedir diye dostum gamze ye bırakıyorum. ekonomik kriz önlemi aldığını söyleyerek, son model arabasına tüp taktıran diğer canım arkadaşıma banka hesap cüzdanlarımı ve işyerimin anahtarlarını bırakıyorum. itü sözlük hesabımın şifresini fides e, incik boncuklarımı çarşamba pazarındaki kadınlara, depoda duran kitaplarımı kütüphaneye, çantalarımı evime girme cesaretini gösteren hırsıza, kıyafetlerimi mesleği palyaçoluk olanlara zevkle bırakıyorum. ipek fularlarım konusunda henüz karar vermedim. bu konuda bencil kararlar alacağım sanırım. dünya barışı falan dilemiyorum. çocuklara gereksiz nasihatlerim yok, yaşayarak öğrensinler. hem bana ne!
    (bru, 27.01.2009 16:42 ~ 29.01.2009 16:24)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil