iş arkadaşlarıma:
ben öldükten sonra helpdesk'teki çağrıların hepsini çözün. sonra küfür ediyorlar arkamdan. mezarımda rahat uyumak isterim ben. birinin arkamdan ana avrat sallaması huzurumu bozar. çağrıları çözün, kullanıcı adımı ve yetkilerimi sistemden kaldırmayın, kalsın öyle. rapor falan hazırlayacağınız zaman bu oturumdan yapın. ne çile çektiğimi sizlerde farkedeceksiniz. (ayrıca mustafa sözüm kişisel olarak sana. artık gamzeye aşık olduğunu falan söyle. hayır, bu gidişle budist rahip olacaksın.)
aileme söyleyecek birşeyim yok. çünkü ben zaten yaşarken söyleyeceklerimi söylemiştim ama onlar duyma ile ilgili organlarının tümünü devre dışı bırakmışlardı. ama, yakın beni. kitaplarım, gitarım, patenlerim ve sap
* danışmanlık kitabıyla birlikte küle çevirin. sonra bu külleri kusursuz japon çiçeklerinin olduğu bir bahçeye serpin. umuyorum, rüzgara karışınca daha da huzur bulacak ruhum.
böyle olurdu vasiyetim sanırım. hiçkimseye hiçbir şeyimi bırakmazdım..
bir tek kişi dışında.
platonik aşık olduğum kıza yazdıklarımı bırakırdım. hepsini.