belki ilginizi çeker
  1. · yalnızca türklerin yapabilecekleri
gündem
  1. · mutsuzluk veren küçük şeyler
  2. · günün tek şarkılık özeti
  3. · uludağ sözlük
  4. · dtp genel başkanının izmirlileri tehdit etmesi
  5. · babaların garip huyları
  6. · darwin i bitiren balık
  7. · 22 kasım 2009 izmirlilerin pkk tepkisi
  8. · komple
  9. · bayramın son günü

itü sözlük te yazar olmak  

 sayfa  / 4
  1. (bkz: aynı mı düşünüyoruz)

    ''bir cümle okudum tüm hayatım değişti. ondan gelen ışık ile önümde duran masa, oturunca ayaklarımın yere değmediği sandelye, kalem traşım, yağlı boyalarım, ilerki yıllarda içine porno dergi istifleyip dolabın arkasına saklayacağımı o günlerde bilemediğim ninja kaplumbağalı çantam sanki bu ışık süzmesiyle aydınlanıyor, varlığımı oluşturan tüm parçalar boyut değiştiriyordu. içimde büyüyen mutluluk ve huzursuzluk arası bir hüzün beni, pencereden görünen dünyanın; tek katlı evlerin kasabalarına, otobüs şirketlerinin seyahatlerinde dağıttığı kekremsi keklerin tadına, filmlerin untulmaz yüzleri arasında olacağı sanılan ancak şimdi bir adana pavyonunda neon ışılarıyla yüzündeki hüzün renklenen akristin sırlarına çekiyordu. artık herşeyimle bir rüyadaydım. bir kumpasın rüyası..''

    (bkz: yeni sözlük) (bkz: örhen pemük)

    neymiş o ilk cümle; ali ata bak! tüm samimiyetimle söylüyorum, itü sözlükte yazar olmamın nedeni, çıkış noktası, rampası bu cümledir. elbette yazar olmak için okuma-yazma en alt kademe şartıdır. ancak benim kastetdiğim aili ata bak cümlesinin, içimdeki dinamitin fitilini yakan dolaylı kıvılcımı farklıdır. zira 7 yaşında herşey onunla başladı. ikra denildi ve ali'ye emir kipinde bir cümle teşkil ettik; ali baktı sandık ama sonra anladık ki; kastedilen ali, içimizdeki at gözlüğünün atılmasını istemeyen, daimi bir tren-öküz korelasyonunun castı olmamızı arzulayan mihtraklar tarafından yaratılmış hayali bir ibneydi. çocuk aklımız almamıştı işte. ali ata baktı; biz hep köylü kaldık, at sürdük, attan indik mersedese bindik, adam olduk sandık; ışık ılık süt içti; ancak biz okulda dağıtılan fındıklarla motoru bozduk, iyi beslenemedik, çinkomuz eksik çıkmış daha sonraki yıllarda, ve bir alman veledinin yanında komlekslere gark olduk. abimize gömlek aldı memur babamız, küçülünce sen de giyeceksin dedi ancak hiç küçülmedi, bizim birader büyümedi ki..

    sonraları kitap okdum, tiyatroya gittim; kimileri interneti, 7. sanatı entelleşme için daha etkin buldu ama ben birincisinin zahmetini, diğerinin yapaylığına tercih etmiştim. ve paylaşmak isteği doğdu daha sonraları, ne aldıysan, ne gördüysen, hangi farkı fark ettiysen bencil de değilsen paylaşmak istersin ya. internetin bu yönü mükemmeldi işte. ali ata bak kandırmacısını yutmayıp, sesini duyurmak, düşüncelerini aktarmak, kendi mizahlarıyla bir kaç saniyenin bile güzelleşmesini isteyenler bir çatı altında toplanmışlar. katıldım aralarına.

    sonra kendi arkadaşlarımı da çağırdım; ''gelin siz de yazın''. ama bir tanesi ''ali ata bak'' moduna öyle girmişti ki; atın tren, kendisinin de öküz olduğunu hayatı boyunca anlamayacak. çünkü yazmaya davet edilen birisinin red cevabı, 'benim kabiliyetim yok' olabilir ama 'bana ne yararı olacak ki?' olmamalıdır. pragmatistliğin bu denli esir aldığı makro düzeydeki kullanım alanı amerika'nın, dünya'nın başına açtılarını görüyorsunuz. mikrosunu da buradan baz alabilirsiniz..

    ama ben hayatımdan memnunum. her şey o cümleyele başladı ve içimdeki dinamitin fitilini yakmaya yarayan dolaylı kıvılcımı ışık saçtı. ikra da güzeldi ama yazmadan edemedim. ve belki de şairin dediği gibidir;

    ''ben artık şarkı dinlemek değil; şarkı söylemek istiyorum..''
    (jemand, 25.07.2006 16:23 ~ 16:31)
  2. aslında çok kolay gibi görünen fakat o kadar basit olmayan iş
    (dna, 25.07.2006 21:54)
  3. ''uçmak uçmak dediğin nedir ki gülüm; ben senin için formatı göze almışım..''

    itü sözlükte yazar olmanın bir başka anlam ifade eden ya da olduktan sonra yazarın tüm hayatını görünmez şekilde ve fakat derinden etkileyen bir örneğidir bu iddialı söz. her ne kadar giriler veya şu satırlar, internet aleminin içinde denizde kum tanesi hacminde bir yankı yapamayacak, yazılan siyasi giriler nedeniyle başbakan zapsu'yu görevden almayacak, fenerbahçe zicco'yu görevlendirmekle ne büyük hata yaptığını göremeyecek, uğruna gönül nuru, duygu dolu denemeler yazılan platonik sevgili, adına adanmış eseri denk gelip okumayacak hadi okuyacak olsa bile eros'un bu ''deneme'' oku işe yaramayacaksa da itü sözlükte yazar olmanın önemi tüm bu 'değiştirememe' durumuyla kaybolmuyor; zira çıkış noktası ne bir sanat seviciliği kayıtsızlığı ne de bir klavye başında ahkam kesme ukalalığıdır.
    tırnak arası cümle de iddialandığı gibi sözlüğün kendisi aslında başlı başına ironik bir hayattır. buradan başka bir abartı gibi görünen soruya da insanın aklı takılmakatadır işte. o da en basitinden ''giri giri için midir; toplum için midir?''.. biliyorum, şimdi bunu okuyunca ''daha neler artık'' tepkisiyle bu giriyi saçmalardan seçmeler arasına gönderecekler vardır. ama başbakan'ın zapsu'yu görevden almasını sağlayamayan, kendi sesini başbakana duyaramayacağını bildiği halde bu kanu hakkında yazan bir itü sözlük yazarı gölü göl yapacak damlardan birisidir.bunu bilir, ondan burada yazar, eleştirir, destek verir, paylaşır, denizdeki kum tanesine rastlayan gözde bir farkındalık oluşturur. zaten itü sözlük için ne dediler başlığında bir yazarın yazdığı gibi o kadar da kendi kendimize ''takılmıyoruz''dur.. birisi bizi izlemektedir. bunun ne önemi mi vardır? işte o sorunun cevabı da, 7 yaşında bir cümleyle başlayan eğitim sistemiyle, hayatı kafası karışmış bir şekilde izleyen ancak ''kendisinin'' farkına vardıkça sesini duyurmak isteyen kişilerin kendi kendine defterler tutmak yerine; sözlük sahnesinde takma isimlerle ''yazarlık'' yapmalarındadır.
    bu yazarlık belki korkudan belki ona buna çamur atma rahatlığından ama belki de - ki yüksek ihtimalle bu nedenle- varoluşçu bir felsefeyle kendisini, kendiyle baştan tanımlama arzusuyla ''takma'' isimlerle yapılmakta. herkesin vicdan katsayısı da zaten bu ''takma'' isimlerle hesaplanabileceğinden olumsuzluk olarak görmeye de gerek yok bunu.
    bu takma adlarla yapılan yazarlıkla da ilk cümledeki gibi sanal ve gerçek hayat dediklerimiz birbirine karışacak, ortaya çıkarttığı potansiyel gözlem gücüyle de manavda karpuz tokatlayan müşteri modelinden standart adam başyapıtına kadar hiç bir şey gözden kaçmayacaktır.
    hala hedonistlik yaptığını zanneden has hödükler ''peki faydası'' diye soruyorlarsa şayet cevabı '' sizin ve bizim çocuklarımızda göreceğiz''dir..
    (jemand, 26.07.2006 17:38 ~ 17:56)
  4. kısa bir süre önce içinde bulunduğum ayrıcalık durumu. önce arı sıçtı, sonra ben, çaylak oldum, mutsuzum.
    (ben cocugum deyip camdan atlayan pokemon, 01.02.2007 23:01)
  5. etraftaki arkadaşları girilerini okuyarak daha iyi tanıma fırsatını yakalamaktır. arkadaşlara daha iyi tanınmaktır, bağları kuvvetlendirmektir. yazma yeteneğini geliştirmektir.

    (bkz: öyledir böyledir)
    (nox, 13.05.2007 03:18)
  6. ---meslek nedir abi?
    --+yazarım ben.
    ---ne yazarsın?
    --+tanım.
    ---ne tanımı?
    --+artık ne başlık açıldıysa... bazen de ben açarım.
    ---neyi nereye açıyosunuz kardeşim? nasıl bi yazarlık bu?
    --+itü sözlük yazarlığı.hiç duymadın mı abi ya?
    ---ben de bişi sandım lan.
    --+ne diyon lan sen!! ben gecemi gündüzümü bu işle geçiriyorum.
    ---ee nasıl geçiniyosun peki? iyi maaş veriyolar mı bari?
    --+zınk?!??!! bak ben bunu hiç düşünmemiştim lean.
    (badangel, 13.05.2007 18:28)
  7. sürekli sözlükte takılmış olmanın verdiği aşikarlık ile hayatta en boktan bir durumda bile gülecek bir şey bulabilmektir.

    gözyaşlarının sel olabileceği durumda bile "ulan bu konu sözlüğün eline düşseydi ne gülerdik lan" demektir.

    belkide yıllar sonra farkına varacağımız şeylerin bugün farkına varmaktır.

    kendini yanlız hissettiğin durumda, "ulan insanlık tarihinde bir benmi böyle yap(ş)ıyorum" dediğin anda dönüpte arkana baktığında sana eşlik eden binlerce hatta yüzbinlerce insanın olduğunu görmektir.

    yeri geldiğinde karşındakine tokat gibi cevapları indirebilme yeteneğine sahip olmaktır.

    yorgun argın eve geldiğinde gece 4'e kadar uyumamaktır.

    eğer itü'den değilseniz ve sözlükte tek başınıza iseniz zirvetördeki muhabbetlere bön bön bakmaktır.

    kah hatun tavlamak, kah ortamlara akmak, kah envai çeşit durumlara bahane uydurmak gerektiğinde elinde işleyeceğin veyahut işlenmiş binlerce malzemenin olmasıdır.

    yeri geldiğinde kahkahalarla gülmek yeri geldiğinde hıçkıra hıçkıra ağlamaktır, bir damla gözyaşı yanaklarından süzülürken vücutta bir titreme hissetmektir.
    (pasteteux, 30.05.2007 22:26)
  8. tam anlatamayacağım hadise.
    zira saat 04:00 gözlerim acıyor, kafam da pek iyi çalışmıyor sigarayı bıraktım, birazdan ezan okunacak tedirginim, çişim var rahatsızım. bütün bu mızırdanma gerekçeleri olmasaydı da yine de hislerimi tam olarak anlatamazdım sanırım. pek hislendiğim de söylenemez gerçi.
    ben aşık olduğum zaman acayip oluyorum, gözüm hiçbirşeyi görmüyor böyle telli duvaklı hayaller, karnım burnumda replikler dökülür ağzımdan, ölürüm sana arabeskliğine bürünür saraylı, modern bünyem. şimdi ben de bundan korkuyorum. çünkü içimdeki his, yeni aldığım ayakkabıları yastığın altına koymadan önceki his. durum böyle olunca az biraz andırdı aşık olma hallerini. yani korktum böyle yeni alınan oyuncağı haşat edip atana kadar oynardım ben küçükken, ya da alındığının ikinci günü kırıp yenisini isterdim bizimkilerden. işte ben de diyorum acaba aklıma gelen girileri yavaş yavaş mı girsem?hepsini girersem büyü bozulur mu? ya da dur ya ben ne oldum ki şimdi, bu onay alma sürecinin gerçek hayatımda bana ne gibi bir faydası olacak da ben böyle kasıyorum gecenin dörtü, beşi.
    (bkz: gecenin dörtü)
    (trişka, 04.06.2007 04:07 ~ 18.06.2007 01:04)
  9. ortam sizin: (güzel yazın) ayrıcalığını kazanmış olmaktır.
    (seçtiğiniz nick fantastik karakterler içeriyor, 24.10.2007 18:33)
  10. şahane bir şey.
    (tuzu uzatır mısın, 24.10.2007 18:49)
  11. an itibariyle yaklaşık 6300 küsür kişinin taşıdığı özelliktir.
    (iago, 24.10.2007 18:50)
  12. günlük yazmak gibidir ama isteyerek günlüğünüzü açık unutursunuz, sizi siz olmakla suçlayacak kimse yoktur çünkü.
    (defneağacındakimaya, 24.10.2007 19:12)
  13. itü sözlük; sanal komunitelerde ortam yapamayacak veya halihazırda var olan ortamlara giremeyecek kadar asosyal dahi olsan, (bkz: dunya zikime eyfel dotume) yüzünü bile göremediğin insanların yazdıklarını okuyup, onların duymayacağını bildiğin halde "vay arkadaş, adam yazmış be!" veya "helal olsun ya, kimse bunu akıl edemez!" cümlelerini istem dışı havaya savurtur, sana kendince teşekkürünü ettiğini düşündürür ve karşılığında birşeyler daha öğrenmenin verdiği hazzı yaşatır.
    (dunya zikime eyfel dotume, 24.10.2007 19:29 ~ 19:30)
  14. yolda yürüyen insan olmaktan pekte farkı olmayan hadise.
    (madhate, 24.10.2007 21:20)
  15. itü sözlük yazar alımlarını kapatsa, daha bir ayrıcalıklı hissi yaşamamıza neden olucak durum.
    (küçük çocukların balonlarını patlatan cani herif, 24.10.2007 21:24)
  16. itü sözlük,

    yaklaşık-“yaklaşık filan artistlik hep, bildiğin altı ay işte”-altı aydır kenarından köşesinden bir şekilde sürekli olarak içinde bulunduğum, zaman zaman vakit-ilgi kotamı tek başına dolduran, pek çok gün, o gün için önem verdiğim tek şey olan, eli kalem tutan biri için sunduğu müstesna ortam ile bulunmaz bir fırsat yaratan şahane yer.
    üstelik, biri epeyce süren üç çaylaklık dönemi geçirdim. “wondrous bana taktı yeaa” da dedim çoğu çaylak gibi, “bir daha girmem” de dedim.
    sonra sonra bir şeylerin farkına vardım,
    geçirdiğim tüm bu zaman içinde itü sözlük bana hiç gül bahçesi vaad etmese de her zaman gölgesinde soluklanacağım ağaçlarını sunmuş.
    bilgi tohumu ekebilmişsem bir ağaç da ben büyütebilmişim işte.
    neden mi?

    “sormayın sormayın, allah aşkına sormayın kalsın ibne göt gibi”

    -biri neden dedi arkalardan duydum!

    şöyle ki;
    itü sözlük şu çok meşhur abisinin aksine hala elinizde atan sıcak bir yüreğe sahip. kabuğu soğumamış işte. hala bir başlığın altında sizin bilgilerinize ihtiyacı var. hem de ıstisnasız hepinizin. hala ona verebilecek çok şeyiniz var.
    istisnası..
    “benim de miiiii?”
    -hayır! sen git.
    öhöömm. neyse.
    pek değerli arı kardeşlerim, sen olmasan da ben olmasam da kurucusu, moderatörü olmasa da mutlaka birileri sahip çıkar buraya. çoğu yazar gerçekten seviyor burayı üstelik. hem de kovulsa da geri gelecek kadar...
    ve o yazarlardan biri olarak yeni arkadaşlara söylemek istediklerim var
    (bu sırada eskiler ve ben ne dinliycem yeeaa ayağındakiler alttan fm filan oynasın)
    yeni yazarlar bilmeli ki, şu an en kaliteli yazılara imza atanlar dahi aynı yoldan geçerek geldi oralara.
    (mesela: pinkegoboxx geliyor hemen benim aklıma bu noktada. adam idolüm benim, ama üç kez çaylak olmuş daha önce)
    “aslında wondrous herkese taktı bir dönem*
    şu sıralar yazar arkadaşlarımın bir ksımının, daha önceleri de çeşitli başka platformlarda o platformların yazarlarının sıkça dudaklarında gördüğüm bir cümleye değinmek isterim.
    “sözlük yönetimi faşist.”
    “yönetim kendi kararlarını hiç de demokratik olmayan biçimlerde uyguluyor.”
    evet. çok doğru, sözlükte demokrasi yoktur, dahası buna gerek de yoktur. şahsi kanaatim demokrasiyi bulan zeki adamın bilmediği şey, çoğunluğun hüküm verdiği demokrasinin azınlıkta olan zeki insanların başına dünyanın en büyük belasını açacağıydı” inanmazsanız (bkz: 22 temmuz 2007 seçimleri) vb vb.
    itü sözlük zaten politik ve kültürel farkındalığın oldukça yüksek olduğu(ki inanın bana bu kesinlikle en sevdiğim özelliği) bir yer. yazarlarının gerektiğinde güncel bir olaya verdiği hızlı yerinde ve tadında tepkileri okumak bana acayip mutluluk veriyor.
    dağılmayalım.
    demokrasi, suistimal edilmeye bu kadar açıkken ve bizim toplumumuzda da her fırsatta ediliyorken en doğru karar alma biçimi olamaz, üzgünüm.
    aksini savunanlara cevabı çok sevdiğim bir alıntı laf ile vermek isterim “demokrasini sikerim”

    şimdi denebilirki, “asıl sözlük demokratik bir platform olmalıdır çünkü senin de dediğin üzre yazarlarımız zaten belli bir farkındalık içinde, yani aptal adam yok.”

    hah! nah yok. aptal adam olmasa da; format yoksunu, türkçe fakiri, anlama eksiklisi, ironi habersizi, mizah düşmanı, duygu istismarcısı, ego pompacısı, polemik katalizörleyicisi, cinsellik düşkünü, parti sempatizanı ve futbol holiganı var. ve hepsi de maşşalllah, “benim hakkım yeniyor da bik bik faşist yönetim” demeyi motto edinmiş.
    (bkz: ayar amaçlı nick altı giri çılgınlığı)

    (bkz: dedirten başlık)

    (bkz: futbol temalı girilerde holigana dönüşn yazar)
    daha gider bu biliyorsunuz...
    “e nesi güzel o zaman bu sözlüğün? niye seviyorsun bu kadar”

    -dikkat ediyorum hep aynı kişiler bu soruları soranlar.

    “laf karıştırma cevap ver”

    dedim ya, çünkü sözlük canlı, büyük ve yekpare bir yapı. aslında tek başına hiç bir yazar yukarıda kıçımdan yaptığım çıkarımdaki kadar yanlış, kötü, hatalı, kaka ööğğh filan değil. bunlar hepimizin hataları. ancak üst üste çoğu kişi tararfından tekrar edilince tablo vahimleşiyor. bir hata başka bir tanesiyle karşılık bulduğunda kötü olan şeyler logaritmik artış fazına geçiyor.
    türkçeyi yalnış kullanan herkes, bir anlık küfürler savuran o tek yazar, kendini tutamayıp ayar uğruna kabalaşan, takımına laf atılınca bir kerelik deliren, nick altına verip veriştiren o yazar ve seri eksi oy vermiş tüm ibneler*
    her neyse, her neyse, biliyorum kafa siktim. ama duyun istedim işte.
    (fm açmışlar dönebilir, bu noktada maval okumam bitti gibi. hemen dönerseniz sudan ucuza wonderkid isimleri vericem)
    pekala.
    sözlükte gördüğünüzde rahatsız olduğunuz her şey için, kirlettiğiniz tüm o topraklar için(bahsettim ya hani yukarda, tohum-bilgi filan artis artis edebiyat yaptım)çöpleri toplama vakti gelsin. daha çok ağaçlandırma(yine o yukardaki muhabbetlere gönderme seziyorum) yapalım, tarlalarımızı dikine sürelim(burdan bi sik çıkmaz),

    "sana ne yarrağım"
    -eee yettin ama sen, gel bakiyim şöyle

    hepiniz sağlıcakla kalın.

    edit lan: üşenmektir aynı zamanda yazar olmak. işallah bir moderatör filan okumuştur en azından. hay yarabbim ya. ülen allah davul etsin sizi emi. saf temiz dugularımı körelttiniz.
    (bkz: şu an bunları yazıyorum ve ağlıyorum biliyor musun)
    (pinkegoboxx, 22.12.2007 21:48 ~ 22:07)
  17. wondrous'u sevmek demektir..hani gitmesek de görmesek de bir köy vardır ya onun gibi işte.
    (vincent vega, 22.12.2007 21:54)
  18. işyerinde iki dakikalık boşlukta ne var ne yok diye bakmaktır. kayser okumaktır.bilmeyenlere yada daha önce duymamış olanlara keyifli keyifli anlatmaktır. mesaj almaktır- mesaj yollamaktır.eksilenmektir, ibneye takılmaktır.müzeye uğramaktır.chatte geyik yapmaktır.duyurulara göz atmaktır.içindekileri kusmaktır. yazdıkça rahatlamaktır. artılandığını görünce sevinmektir.
    (by eldat, 25.12.2007 14:23 ~ 23.01.2008 03:41)
  19. bal yapmak, bal yemektir.
    (frayedendsofsanity, 25.12.2007 14:44)
  20. itü sözlükte yazar olmak anlatılmaz yazılır.
    (sodyum, 25.12.2007 14:50)
  21. güzel oyuncak sahibi olmaktır.bütün gün oynar durursunuz,yapılacak işleriniz hep yarına kalır
    (nyksss, 25.12.2007 15:48)
  22. olay yazar olmak değildir ne yazdığının farkında olmaktır.öte yandan ne yazdığının farkında olupta yazar olunamıyorsa bu şanssız bedeviliğin bir üst levelidir.
    (travis acherontia styx, 21.03.2008 00:27)
  23. çaylakken övülesi, yazarken yerilesi bir hadisedir.
    (köprüyü geçene kadar ayıya dayı deme meselesi)
    (4815162342, 15.04.2008 08:18)
  24. (haut parleur, 16.12.2008 23:22)
  25. içini dökmek, dertleşmek, tecrübelerini paylaşmak, hayıflanmak, coşmak, hayal kırıklığına uğramak, sevinmek, hüzünlenmek, öğrenmek, öğretmek, seri eksi oy vermek, almak, paylaşmak, uzlaşmak, anlaşmak, övmek, övülmek, yerilmek, eleştirilmek, tahrik olmak, hayal kurmak, pc başında uyumak, uyanmak, başka bir evreye geçmek, seçmek, seçilmektir.

    bunların hepsini bir yana koyarak; "insanlar acaba bir nebze de olsa beni anlıyorlar mı?" diye kendini sorgulamaktır.
    kusuru önce kendinde aramaktır.
    mutlu olmaktır.
    umuttur.
    (tutkulu düş, 16.12.2008 23:29 ~ 17.12.2008 22:07)
 sayfa  / 4

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil