belki ilginizi çeker
  1. · man on the moon
  2. · assassin i moderatör sanmak
  3. · cyberboy
  4. · azureel
  5. · aşkböceği
  6. · moderatör
  7. · vuku bulanlar
  8. · sözlük hakkında sık sorulan sorular
  9. · sözlük moderatörleri
gündem
  1. · sözlük yazarlarının hayalleri
  2. · behlül sözlük yazarı olsa kullanacağı nick
  3. · itü sözlük
  4. · darbeci baro taksim e hoş geldin
  5. · 18 kasım 2009 fransa irlanda cumhuriyeti maçı
  6. · itü sözlük e bir daha gelinse alınacak nickler
  7. · dersim katliamı
  8. · balance of power
  9. · eve kız atan erkeğin ölmesi

itü sözlük moderatörleri  

 sayfa  / 2
  1. itü sözlük sınırları içinde moderasyon göreviyle sorumlu insan topluluğuna verilen isim. (bkz: moderatör)

    sayıları an itibariyle 4 olmakla beraber gelin hemen yapabileceklerine değinelim bu insanların :

    - bir gerekçe belirtmek koşuluyla giri silebilirler. bu işlemi ister ispiyon değerlendirmesi sonucu isterlerse de manual olarak gerçekleştirmeleri mümkündür.
    - sözlüğe yeni katılmak üzere onay bekleyen çaylakların onay işlemlerini gerçekleştirirler.
    - çeşitli sebeplerden ötürü bir yazarı çaylak edebilir / uçurabilirler. fakat uçurma işlemini pek yapmazlar genelde çaylaklık metodunu severler.
    - çeşitli sebeplerden ötürü girileri bir başlıktan bir diğerine taşıyabilirler. bu konuda giri sahibine gerekli mesaj otomatik olarak gönderilir.
    - sözlükten silinen girileri görebilirler. normal başlık okuma süreçleri esnasında silinen giriler değişik bir formatta, silinme bilgisiyle beraber moderatörlere gözükür. böylece sözlükte moderatör yokken yapılan şebeklikleri farkedebilir, gerekeni yapabilirler.
    - moderasyon tarihçesine erişebilir, giriler veya yazarlar hakkında düşülmüş notları okuyabilir veya yeni bir not yazabilirler.
    - editlenen girilerin edit öncesi hallerini görebilirler.


    bugüne dek sözlükte 7 moderatör görev almıştır. bunların kronolojik sırayla göreve geliş ve görevden ayrılma gerekçelerine bakarsak :

    cyberboy : sözlüğün ilk moderatörüdür. ayrıca sözlüğün ilk sunucusunun da sahibi olup genelde teknik açıdan ağırlıklı görevini uzun süre yaptıktan sonra 29 kasım 2004 tarihinde kendi isteğiyle moderasyon görevini bırakmıştır.

    ephieste : yine sözlük moderasyonuna mart 2004'te katılmış yanılmıyorsam nisan 2004'te yetersiz çalışması sebebiyle görevinden alınmıştır.

    aşkböceği : nisan 2004'te sözlük moderasyonuna katılmış, uzun bir süre bu görevini yaptıktan sonra başarısız moderasyonu sebebiyle 29 haziran 2004 tarihinde moderasyondan çıkarılmıştır.

    man on the moon : nisan 2004'te moderasyona katılmış ve hala bu görevini sürdürmektedir.

    azureel : sözlüğün kendi çabalarıyla bu göreve layık olmuş ilk moderatörü olarak 3 haziran 2004 tarihinde moderasyona katılmış ve hala moderasyon çalışmalarına devam etmektedir.

    ascella, spyder : hayvan başarılı ispiyonları ve insan üstü sözlük çabaları sayesinde 22 temmuz 2004 tarihinde moderasyona katılmışlar ve hala oradaki yerlerinde hayvanlar gibi çalışmaktadırlar.
    (wondrous, 10.05.2005 13:42 ~ 13:44)
  2. wolfshade 18 mayıs 2005 tarihinde bu güruha eklendi.
    (wondrous, 03.06.2005 21:17)
  3. bir zamanlar bendeniz de; yeni yayın hayatına başlamış, kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan itü sözlük'ün moderator tayfasına katılmak ve yardımda bulunmak istemiştim..sonuçta istediğime haklı nedenlerden dolayı ulaşamadığım halde, elimden tutup da bana sonuna kadar yardımcı olan cyberboy'a burdan en içten teşekkürlerimi sunarım..itü sözlük moderatörlerine de başarılı çalışmalar dilerim..

    (bkz: yazar olarak mutlu olmak)
    (zeus, 03.06.2005 21:36)
  4. her birinin alnına vurup "üfle" diyesim geldi şimdi. çin seddi gibi insanlarmış meğer.
    (bkz: ben bugün bunu gördüm)
    (man on the moon, 01.08.2005 01:13)
  5. sonsuz küçük diferansiyel zaman aralıklarında ve büyük bir değişim hızında marksist, turancı, evangelist, ılımlı islamcı, liberal sol düşüncelerine sahip olabilen ve anti-güçler tarafından geliştirilen eleştiri ve atılan boktan ibaret hediyelerinin ellerine ulaşması uzun sürmeyen bir güruh.

    motto'ları şudur:

    "become formless and shapeless like water. when water is poured into a cup, it becomes the cup. when water is poured into a teapot, it becomes the teapot. be water, my friend." - bruce lee
    (wondrous, 29.10.2005 13:37)
  6. belirli bi düşünceyi savunmadığını öğrendiğimiz, duruma göre karakter değiştiren insanlar..
    (napoleon, 05.11.2005 08:59)
  7. gezdim gördüm, hepsi okumuş çocuklar.
    (bkz: ali desidero)
    (pastaci, 30.03.2006 11:21)
  8. 2 ocak 2007 itibariyle jugis nomen ve soulforged bu kadroya eklenmişlerdir.
    (wolfshade, 02.01.2007 15:47)
  9. (bkz: assassin i moderatör sanmak)
    (camel, 06.02.2007 12:39)
  10. (bkz: sözlük moderatörlerinin keyfilik faktörü/@1071243)
    (langstrand, 06.02.2007 12:43)
  11. korkmaları gerekir.

    yazarlar moderasyondan korkacaklarına, moderasyon yazarlardan korkmalıdır.*
    (kornish, 13.03.2007 12:15)
  12. hepsi ayrı ayrı birbirinden faşisttir..şahsen, şu kadarcık sevmiyorum kendilerini..insan değiller!
    *
    (zeus, 04.04.2007 12:27)
  13. "biz internet bağımlılarına yataklık eden narkotik tacirleriyiz" - man on the moon, 2006
    (wondrous, 16.04.2007 00:23)
  14. oysa ki "hey man i'm mod. what's up?" demeleri beklenen kişilerdir bunlar.
    (betty blue, 16.04.2007 00:29 ~ 00:37)
  15. yazar psikolojisinde iken çok pis kapışabileceğiniz, ancak, dost olduğunuzda "dadından yinmeyen" arılardır moderatör arılar.

    (bkz: ascella)
    (kitiara uth matar, 04.05.2007 18:37)
  16. itü sözlük içerisinde en fazla beddua alan(küfür yiyen) kişilerdir. yanlış...
    (özellikle nick konusunda çok hassas olan yazar, 03.12.2007 02:55 ~ 02:57)
  17. an itibariyla saklanmışlardır.

    an itibariyla gözükürlerse ben de kendilerine bir sır vereceğim. çok önemli aramızda kalacak ama baştan söyleyeyim.
    (sezerciğin eşeğini satın almaya çalışan çocuk, 12.12.2007 00:50)
  18. an itibariyle saklambaç oynayan kişiler.

    eğer gözükürlerse kendilerine vereceğimdir. aramazıda kalmadı 214 yazar ve 1762 okur duydu.
    (eazy, 12.12.2007 00:54)
  19. (bkz: 214 yazar, 1880 okurun bildiği sır değildir)
    (the artful dodger, 12.12.2007 00:58)
  20. yazarlığımın başlangıcından bu yana kendileriyle sadece 2 kez yollarımın kesiştiği insanlardır. bunca zamandır onlar benden habersiz ben onlardan habersiz yazarım. ama alengirli bir giride, her an birisi kapımı çalacak gibi bir his uyanır; o ayrı.
    (spaindustrial, 12.12.2007 01:06 ~ 01:08)
  21. an itibariyle bir türlü bulamadıklarımdır.
    kendilerini bulana veya getirene yüz bin lira veriyorum.
    (vicdan muhasebecisi, 12.12.2007 01:07)
  22. garip isteklerle başa çıkmaları gereken grup
    (horasco, 12.12.2007 01:42)
  23. salı akşam saat 10 civarı filan. kapı çaldı. ben gitmedim açmaya. eğlencemi bozmak istemediğimden dans eden kızlardan birini gönderdim.

    “canım bi saniye bakar mısın kapıcı geldi.”

    hay götüne koyduğum ibnesi diyip koltuktan doğruldum. müziğin sesi çok açık olduğundan yavrunun ne dediğini tam anlamasam da “kapıcı” kelimesi sinirimi bozmaya yetti.

    “ne var lan it”

    merdivenlere bakarak;

    “baba bu beyler sana geldiklerini söylüyorlar. 7 erkek olunca kıllandım. abi senin erkeklerle filan işin olmaz. karı kız gelir gider sana. tuhaf isimleri vardı hemi de. ayyy ben de oğlan gibi korktum kimdir necidiler diye. birinin isminde yabancı harf var hatta... abi kim var içeride… şey diycem sana…”

    kafam hafif dumanlı olduğundan ilkin seçemedim yüzleri. göt kapıcı konuşurken anlamaya çalışıyordum kim olduklarını. yakışıklı, temiz yüzlü birini görünce dank etti. itü sözlük moderasyonu… kim olduklarını anladığımdan ilgim artık kapıcıya kayınca bık bık etmesi delirtti beni. “ulan puşt siktirme belanı” diyerek çekçekle suratını vurup asansöre doğru tekmeledim. modlardan uzun olanı araya girdi. önledi.
    saygıyla karışık hafif tereddüt vardı hepsinde. “rahatsız etmiyoruz ya kral uygun değilse başka zaman geliriz” dedi mavi gömlekli olanı. haftanın bir günü evde alem yaptığımdan içeriden gelen müziği ve kadın kokusunu kast ediyordu. latin, 70-80-90’lı yılların pop şarkıları, klasikler, salsa, tango, v.s, haftanın bir gününü değişik müziklere ayırır, bunların eşliğinde kadınlarda dans edip sevişirim. 90’lı yılların pop şarkıları çalındığı zamana denk geldiler.

    “olur mu aslanım buyrun ne demek” diyip modları içeri alırken kızlara da “duydunuz işte bizi yalnız bırakın” dedim. yarı çıplak üç hatun önlerinden geçmesine rağmen dönüp bakmadılar. abazanlıkla suçlanan sözlük bi de… yuh ulan… pes… sadece “rahatsız etmiyoruz ya” diyen hafiften baktı kıza. ama öyle cinsel manada değil. farklı bir bakışla. belki de sona kaldığından ister istemez oldu bu. kapıda göz göze geldiler çünkü. o sırada “bırakıp da gittin gideli dudakların bomboş şimdi giderken hiç düşünmedin mi yalnızlık tak etti canıma ağlarken duyduklarıma özledim özledim seni ben” çalıyordu.

    “seni çok özledik be kral”.
    “kral değil artık lakabım” diyerek muktedir kişiye baktım. buz gibi bir hava esti..
    “hani şöyle bi şey var. itü sözlük benim için londra ise bilmem neresi şudur” öyle değil mi diye baktım suratlarına. kızgındım. onlar ise lafın devamını beklediğinden hemen tepki veremediler.
    “evet abi” dedi esprili yazılarıyla tanınanı benim ayağı kalkmaya yeltendiğimi görünce.
    muktedir kişiyi göstererek” o osman bey ise ben kanuniyim. bundan sonra adım muhteşem kayser ” deyince salonda neşeli bir hava esti. makara muhabbet gani gidiyordu. “genç osman olmayısın” dedi muktedir kişi. sinirlendim hafif. belli etmedim ama.

    “abi biz fazla kalamıycaz. aramıza tekrar dönmeni istiyoruz. o yüzden geldik. kendi kendini çaylak ettin. bizim haberimiz olmadan şifreyi girmişsin.”

    günlerdir dönmem için herkes baskı yapıyordu. arkadaşlarımdan tutun bindiğim taksinin şoförü reiki hocam genç kızlar herkes ama herkes.. starbucks’ta bile rahat kahve içemiyordum . hep aynı soru “ne zaman kayser ne zaman?”

    “bilemiyorum. düşünmem lazım. kabul edersem haber veririm size. kendi açtığınız bir başlığın altına her biriniz giri girersiniz 6 tane. diğerlerini de ben tamamlarım”.

    “ama abi…”

    “itiraz ediyosanız kapı açık”.

    “peki peki. ne zaman karar verirsin kont?”

    o an hallerine derinden üzüldüm. ellerinde bir sürü doküman tutarak bana yalvaran gözlerle bakıyorlardı. sözlüğün benle ve bensiz istatistiklerini getirmişler. ben varken uzun, yüksek, delişmen grafikler bensizken sönük, yapay, tatsız çizgilere dönüşüyor. onu anlattılar yarım saat. sayfalar dolusu dosya. sözlüğün şifresinden yazarların kendi aralarında attığı mesajlara kadar kaos, çaresizlik, imparatorun eksikliği, lidersizlikten kaynaklanan oratoryo ortamı her yana bulaşmış. kendini peşkeş çekmek isteyen gizli eşcinsel yazarların mesajlarından iğrendim. okuyucu sayısının hem nicelik hem de nitelik açısından yerlerde gezmesine üzüldüm. meydanı boş bulup dolanan çakalların kesilmiş başlarını yalarken görünce kendimi mutlu oldum nice sonra.

    “bilmiyorum. bakın açık konuşuyorum. yarın öbür gün kendimi direkt uçurtabilirim. lütfen kızmayın. öyle gerekiyordur şartlar. başka bir nickle tekrar gelerim. sonuçta bunların hepsi planlı.”

    “peki sen bilirsin” diyerek kapıya yönelmişlerdi ki muktedir olanı, baby face, ne zaman bana baksa titanik’in ucunda leonardo di caprio’nun ellerini gökyüzünü açışını hatırladığım, gülümseyince yalına benzeyen yakışıklı genç birdenbire dönüp gözlerimin içine bakarak şarkı söylemeye başladı:

    “ben taptıkça o hepten kaçar gider
    küçücük dertleri dev yapar küser

    işte böyle bir aşık canından bezer
    ve böyle bir kuş sürüden uçar gider
    niye canım yansın niye
    yarım mı kalsın birinde
    sarılırım bırakmam yuvaya dönse

    nakarat kısmını yedisi birden sarılarak söylerken, o “hukuken sakınca içerebilir. başlıkla uyum değil” v.s yazan soğuk, ruhsuz herifler gitmiş, yerlerine sıcak, sımsıcak, yumuşacık, sevgi dolu insanların içten dokunuşları gelmişti. beni havaya kaldırıp tutuyor, “seni buralarda bir özleyen var” kısmını sanki “hayır ben. hayır en çok ben” özledim der gibi birbirlerinin sesine baskın çıkmaya çalışarak avaz avaz bağırıyorlardı. ah deli şeyler, hangisinin sesi daha fazlasıyla onun beni daha çok sevdiğini düşüneceğimi sanıyorlardı.

    seni buralarda bir özleyen var
    kalp denilen yerinde yeller eser
    seni buralarda bir bekleyen var”

    inanılmaz bir sahneydi. çaktırmamaya çalıştım ama ömrümde hiç bu kadar duygulanmamıştım.

    hiç anlamaz üzülmez o taştan beter
    bugünü ılıksa yarını soğuk eser

    çiçek bile bazen toprağına küser
    unutma geri gelmez eskiyen saatler

    yüzümü arkaya çevirdim. gözlerimin dolduğunu belli etmek istemiyordum. “ah deli çocuklar gidin hadi gidin kerataler sizi” deyip kapadım kapıyı.

    bilgisayarı açtım. kararımı gene tam vermemiştim. ve o… işte o… itü sözlük facebook sayfasındaki nickler arasında bir olumlu pekiştirici bulmuştum. yazmamın anlamıydı o. evet o… geri dönmeliydim... ama beni asıl tahrik eden iki yazarın polemiğine şahit olmamdı. aman allahım orada değildim. üstelik bu yazarlardan biri buradan giden güzel, eski olumlu pekiştiricimin arkadaşımıymış, ne mutlu bana…. ayyyyyyy içim içime sığmıyor yaaaaa… tatlı afet...

    itü sözlük moderasyonunu daha fazla üzemezdim… bu kadarı yeterdi… yüce rabbim kimseyi bensizlikle imtihan etmesin... itü sözlük moderatörleri, en sevdiklerim….
    (kayser sozer, 27.12.2007 01:31 ~ 02:38)
  24. bu akşam fazla mesai yapacaklardır.
    (bulsaraa, 27.12.2007 23:03)
  25. assassin'in de artık üyesi olduğu sözlük yönetim ve denetim kurulu. [ yazılmamış, geç de olsa yazayım dedim ] alfabetik olarak şu anki kadroyu da vereyim, tam olsun.

    (bkz: assassin)
    (bkz: azureel)
    (bkz: jugis nomen)
    (bkz: man on the moon)
    (bkz: soulforged)
    (bkz: spyder)
    (bkz: wolfshade)
    (dünyayı kurtaran adam, 23.03.2008 09:16 ~ 24.03.2008 05:16)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil